Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.여기 나와 함께 TPB에서 온 사람들이야.
Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.TPB の人と一緒にいるの
Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.Είμαι εδώ και μαζί μου έχω κάποια από τα παιδιά από το TPB.
Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.- Здрасти на всички! С мен са хората от "Пиратският Залив".
Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.Я здесь, и вместе со мной У меня есть несколько ребят из TPB.
Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.אני כאן ויחד איתי .TPB כמה מהחבר'ה של [אנה, בלוגרית וידאו]
Burada, yanımda, TPB'den bazı arkadaşlarla beraberim.أنا هنا مع بعض الأشخاص "من موقع "قراصنة الخليج
Bu son sözü, konuşmasının nedenini açıklıyor. Yanımda kal lütfen....העובדה שמישהו כזה יכול לפנות אליך .תישאר כאן, בבקשה -
Bu son sözü, konuşmasının nedenini açıklıyor. Yanımda kal lütfen.الآن عرفت عما يتحدث أبقى معي، رجاء
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Cand ma voi trezi, Seung Jo si eu vom fi in acelasi pat.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Chodzi mi o to, że Seung Jo powinien być przy mnie, kiedy się obudzę.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Das heißt, Seung Jo wird im selben Bett wie ich sein, wenn ich aufwache.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Du menar att när jag vaknar, så kommer Seung Jo vara i samma säng.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Maksudmu saat aku bangun, Seung Jo akan ada di tempat tidur yang sama denganku.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Significa che quando mi sveglio, Seung Jo sarà nel mio stesso letto.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Tarkoitatko, että kun herään, Seung Jo on samassa sängyssä kuin minä.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.Αυτό σημαίνει πως αν ξυπνήσω, ο Σουνγκ Τζο θα είναι στο ίδιο κρεβάτι με μένα.
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek..וכאשר אתעורר, סונג ג'ו יהיה באותה מיטה איתי
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.اعني انني عندما اصحى , سونغ جو سوف يكون بنفس السرير معي
Bu uyandığımda Seung Jo yanımda olacak demek.スンジョ
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Alors même si tu trembles, supporte-le.
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Así que incluso si estás temblando de muerte, aguántalo.
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Deci, chiar daca tremuri de moarte, suporta.
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Nên dù cô có căng thẳng quá mức cũng phải chịu đựng.
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Perciō, anche se tremi da morire stando con me, sopportalo.
Bu yüzden yanımdayken ne kadar sinirli olursan ol, katlan.Така че дори да не ти е комфортно, приеми го.
"Çenemi tekrar yaratmak ve konuşma yetimi geri kazanmam için yapılan üç denemede yanımda olan kişi Chaz'di."Byla to Chaz, která při mě stála během tří pokusů o rekonstrukci mé čelisti a navrácení schopnosti mluvit.
"Çenemi tekrar yaratmak ve konuşma yetimi geri kazanmam için yapılan üç denemede yanımda olan kişi Chaz'di."Chaz là người đã đứng bên tôi trong suốt 3 lần phẫu thuật làm lại hàm cho tôi và khôi phục khả năng nói.
"Çenemi tekrar yaratmak ve konuşma yetimi geri kazanmam için yapılan üç denemede yanımda olan kişi Chaz'di.체즈 에버트 : 말하는 기능을 회복하기 위해 세번의 턱뼈 재건 수술을 받는 동안 제 아내 체즈는 제 곁을 늘 지켜주었습니다.
"Çenemi tekrar yaratmak ve konuşma yetimi geri kazanmam için yapılan üç denemede yanımda olan kişi Chaz'di.צ'אז אברט: "זו הייתה צ'אז שעמדה לצידי במהלך שלושת הנסיונות לשחזור הלסת שלי והחזרת היכולת שלי לדבר.
"Çenemi tekrar yaratmak ve konuşma yetimi geri kazanmam için yapılan üç denemede yanımda olan kişi Chaz'di.تشاز إلبرت : " لقد كانت جاز من وقفت بجانبي .. في محاولاتي الثلاث لاعادة تقويم فكي لإستعادة قدرتي على التحدث
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.그래서 답은, 바라건대 --- 계산기를 가지고 있지 않습니다 --- 85,554 이고,
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.85,554 です. ケアレスミスをしていないと仮定してのことです.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Donc la réponse, à priori -- je n'ai pas de calculette avec moi -- est 85 554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.Resultatet på det regnestykke er 85554.
Cevabımız-- umarım doğrudur çünkü yanımda hesap makinesi yok-- seksen beş bin beş yüz elli dört.اذاً الناتج يكون 85554
Coğrafi Güney Kutbunda. Yanımda iki çok iyi arkadaşım daha vardı.Estava ali com dois muito bons amigos a meu lado,
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.C'est bizarre, mais quand tu es là je te déteste, mais tu me manques quand tu n'es pas là.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Det är konstigt, men när du var runt, hatade jag dina tarmar, men din frånvaro har jag saknar dig.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Es extraño pero cuando estás cerca, detesto tus agallas, pero tu ausencia me hace extrañarte.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Es extraño, pero cuando tenía alrededor, odiaba las tripas, pero tu ausencia me tiene usted que falta.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Het is vreemd, maar als je rond was, haatte ik je darmen, maar uw afwezigheid heeft mij mis je.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Ini aneh tapi ketika kau di sekitar, aku benci nyali kamu, tetapi tidak kamu telah aku hilang kamu.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Ini aneh tapi ketika kau di sekitar, aku benci nyali kamu, tetapi tidak kamu telah aku hilang kamu.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.Странно, но когда ты был рядом, я ненавидела твой характер, а когда ты уехал, я скучала по тебе.
Çok garip ama, sen yanımdayken hareketlerinden nefret ederdim... ...ama yokluğunda seni özlüyorum.إنه غريب لكن متى كنت حوله أنا أمقتّك لكن غيابك يجعلني أفتقدك
Çünkü yanımda güvenilir biri var.C'est parce qu'il y a quelqu'un en qui je peux avoir confiance.
Çünkü yanımda güvenilir biri var.Csak azért, mert itt van valaki, akiben bízok.
Çünkü yanımda güvenilir biri var.لان هناك شخص اثق به معي
Demek istediğim... ...sabaha kadar yanımda kalırsan... ...odanın soğuk olup olmamasını takmam.Nos... Ha velem akarsz maradni egész éjszaka, akkor nem érdekel, ha fagyos a szoba.
Demek istediğim... ...sabaha kadar yanımda kalırsan... ...odanın soğuk olup olmamasını takmam.Λοιπόν... Αλλά αν μείνεις μαζί μου όλη νύχτα, και κρύο το δωμάτιο είναι εντάξει.
Demek istediğim... ...sabaha kadar yanımda kalırsan... ...odanın soğuk olup olmamasını takmam.او... اذا قررت البقاء معي هنا الى الصباح فليس هناك داعي للسخان
Devrimi yatakta mı yapıyorsun? Yanımda kim olduğuna bağlı.Odvisno od družbe.
Devrimi yatakta mı yapıyorsun? Yanımda kim olduğuna bağlı.To zależy od towarzystwa.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm. Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Pensei em falar-vos um pouco de como a Natureza cria os materiais.
Doğanın nasıl materyal yarattığı hakkında konuşabileceğimi düşündüm. Yanımda bir deniz kulağı kabuğu getirdim.Vă voi vorbi despre modul în care natura confecţionează materiale.
Doğru, yanımda çalışanlardan öğrenmem gereken şeyler vardı.Corect. Am avut nevoie de informaţii de la echipa mea.
Doğru, yanımda çalışanlardan öğrenmem gereken şeyler vardı.Es correcto, necesitaba cierta información de mi personal.
Doğru, yanımda çalışanlardan öğrenmem gereken şeyler vardı.Jistě, potřeboval jsem od kolegů pár informací.
Doğru, yanımda çalışanlardan öğrenmem gereken şeyler vardı.Vero, mi servivano delle informazioni dal mio staff.