Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Et voici, l`ange qui parlait avec moi s`avança, et un autre ange vint à sa rencontre.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.ímé, az angyal, a ki beszél vala velem, kijöve, és más angyal [is] kijöve eléje.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.In glej, angel, ki je govoril z menoj, stopi ven, in drugi angel pride njemu naproti.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Ja katso, enkeli, joka puhutteli minua, lähti liikkeelle, ja toinen enkeli lähti häntä vastaan.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.내게 말하는 천사가 나가매 다른 천사가 나와서 그를 맞으며
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Nầy , thiên_sứ đương nói cùng ta bèn đi ra , và một thiên_sứ khác đi ra đón người ,
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Nầy, thiên sứ đương nói cùng ta bèn đi ra, và một thiên sứ khác đi ra đón người,
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Poi il Signore mi fece vedere quattro operai
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Så lod HERREN mig se fire Smede.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Så lot Herren mig se fire smeder.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Şi îngerul, care vorbea cu mine, a înaintat, şi un alt înger i -a ieşit înainte.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Ukazał mi też Pan czterech kowali.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Und siehe, der Engel, der mit mir redete, ging heraus; und ein anderer Engel ging heraus ihm entgegen
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Y he aquí, cuando salía el ángel que hablaba conmigo, otro ángel le salió al encuentr
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.Και ιδου, ο αγγελος ο λαλων μετ' εμου εξηλθε, και ετερος αγγελος εξηλθεν εις συναντησιν αυτου
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.ето, ангелът, който говореше с мене, излезе; и друг ангел излезе да го посрещне, и му рече:
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.И вот Ангел, говоривший со мною, выходит, а другой Ангел идет навстречу ему,
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.והנה המלאך הדבר בי יצא ומלאך אחר יצא לקראתו׃
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.واذا بالملاك الذي كلمني قد خرج وخرج ملاك آخر للقائه.
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.與 我 說 話 的 天 使 去 的 時 候 、 又 有 一 位 天 使 迎 著 他 來
Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.與我說話 的 天使 去 的 時候 、 又 有 一 位 天使 迎著 他 來
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Du musst nicht so tun als ob du stark wärst vor mir.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Előttem nem kell erősnek tettetned magad.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Kau tak usah berlagak kuat di depanku
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Không cần thiết ra vẻ mạnh mẽ trước mặt anh đâu.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..내 앞에선 그렇게 씩씩한 척 안해도 돼.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Nie musisz udawać silnej przede mną.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Non devi pretendere di essere forte davanti a me.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Nu trebuie să te prefaci puternică în faţa mea.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Sinun ei tarvitse teeskennellä vahvaa minun edessäni.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Tu n'as pas à prétendre être forte devant moi.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Δεν χρειάζεται να παριστάνεις <br />την δυνατή μπροστά μου.
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..Тебе не нужно притворятся сильной передо мной
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..ليس عليك التظاهر بالقوّة أمامي
Benim yanimda güclü oldugunu göstermek zorunda degilsin..強がってなんかいません
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Mình còn có ông già bên cạnh, nhưng Gil Dong chỉ có một mình.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Moi j'avais le vieux avec moi, mais Gil Dong lui est tout seul.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Yo tenía al viejo conmigo. Gil Dong está solo.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Имах стареца с мен, но Гил Донг е сам.
Benim yanımda babalık vardı, Ama Gil Dong yalnız.Со мной был мой старик, а Гиль Дон один.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Ich war auf Krücken, meine Frau war neben mir, meine Mädchen posierten wie ein Rockstar weiter vorne.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Io ero con le stampelle, mia moglie accanto a me, le bambine erano avanti che facevano le pose da rockstar.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Ja byłem o kulach, obok mnie żona, moje córki z przodu robiły pozy gwiazd rocka.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.저는 목발을 짚고 나섰고, 집사람이 옆에 있었고, 우리 딸들은 앞에서 무슨 요란한 포즈를 짓고 있었죠.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Saya memakai kruk, dan istri saya ada di samping saya, putri saya meniru penyanyi rock di depan.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Yo andaba en muletas, mi mujer iba junto a mí, mis hijas iban haciendo poses de artistas de rock
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Ήμουν με τις πατερίτσες, με τη γυναίκα μου δίπλα, τα κορίτσια παίρνανε πόζες ροκ σταρ μπροστά μας.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Аз бях с патерици, жена ми бе до мен, моите момичета правиха тези рокаджийски пози отпред.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.Я на костылях, жена рядом, девчонки впереди принимали позы рок-звёзд, забегая вперед.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.אני נתמכתי על-ידי הקביים, אשתי הייתה לצידי, הבנות שלי עשו פוזות של כוכבות רוק לפנינו.
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.كانت زوجتي بقربي .. كانت بناتي يقفن مثل ابطال السينما على طول الجسر
Ben koltuk değnekleriyleydim, karım yanımdaydı, kızlarımsa ilerde pop yıldızı pozları veriyorlardı.妻が横にいて 娘たちは前の方でロックスターのようなポーズ ぼくが最初に失ったのは歩く能力だったので
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu그때는 알지 못했지만, 여기에 저와 함께 서 있는 사람들은 대부분
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Ceea ce nu stiam eu însă, era că majoritatea celor care stăteau acolo alături de mine, erau munisti.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Co jsem nevěděla, že většina těchto lidí, kteří tady stojí se mnou, jsou Náměsíčníci.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Jednak nie wiedziałam, że większość ze stojących tam wraz ze mną ludzi było wyznawcami Moona.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi. (Kahkaha)(Egyesítő Egyház) (Nevetés)
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Lo que no sabía entonces era que la mayoría de los que estaban allí conmigo, eran moonistas.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Quello che non sapevo, era che la maggior parte delle altre persone con me erano seguaci del Reverendo Moon.
Bilmediğim şey, orada yanımda duran insanların çoğu "Moonie" tarikatı üyesiydi.Wat ik evenwel niet wist, was dat de meeste mensen die hier bij me staan, Moonies waren.