Bu biraz yanıltıcı ve düşündürücü bir sorudur약간 트릭이 있는 질문인데요
Bu biraz yanıltıcı ve düşündürücü bir sorudurוהנה שאלה קצת מתוחכמת,
Bu biraz yanıltıcı ve düşündürücü bir sorudurو (..)هذا السؤال يعتبر صعب قليلا ,
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.A cítili sme, že to bolo také ťažké aj kvôli nepravdivej reklame o rodičovstve.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.A zdá se nám, že to bylo tak těžké také kvůli té falešné reklamě okolo rodičovství.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.És úgy érezzük, hogy a nehézségek közül némelyiknek a szülöi szerep körüli téves hírverés volt az oka.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Et nous ressentons qu'une partie de cette difficulté provient de la fausse image que l'on se fait des parents.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.I mamy poczucie, że część tych trudnośći wzięła się z nieuczciwych reklam rodzicielstwa.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı. (Kahkahalar)Čutiva pa, da del teh težav izvira iz izkrivljenega oglaševanja okrog starševstva.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Kami merasa, beberapa kesulitan itu timbul karena iklan tentang mengasuh anak yang menyesatkan.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.그리고 우리가 그런 어려움을 느끼는 것은 양육에 관한 이런 잘못된 광고때문입니다.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Şi simţim că o parte din acea dificultate a fost datorită acestei reclame false din jurul creşterii copiilor.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Wij denken dat een deel van die moeilijkheid door valse reclame over ouderschap kwam.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.Y nos parece que, en parte, esa dificultad se debe a la "falsa publicidad" sobre la crianza de los hijos.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.И мы считаем, что отчасти причиной этих трудностей была эта лживая реклама, нацеленная на будущих родителей.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.И ние чувстваме, че част от тези трудности бяха заради фалшивите реклами за отглеждане на деца.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.І ми вважаємо, що частково ці труднощі виникли через брехлива реклама про батьківство.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.והרגשנו שחלק מהקושי נבע מפרסומות שקריות על הורות.
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.ونظن ان بعض من هذه الصعوبات كانت بسبب الاعلام الزائف فيما يتخص التربية " الابوة والامومة "
Bundan söz etmek zordur çünkü anne-babalık reklamları gayet yanıltıcı.子育てに関する誤った宣伝のせいだと思うのです (笑い)
Buradaki yanıltıcı bir soru olabilirdi. .Det ville ikke lykkes.
Buradaki yanıltıcı bir soru olabilirdi. .이 삼각형 같은 경우에는 비슷한 나머지 속아 넘어갔을 수도 있겠군요
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Denn Glamour kann sehr totalitär und trügerisch sein.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.매력은 매우 전체주의적이고 현혹시킬 수 있는 것이기 때문입니다.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Omdat glamour zeer totalitair en bedrieglijk kan zijn.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Pentru că glamourul poate fi foarte totalitar şi înşelător.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Perché il glamour può essere molto totalitario e ingannevole.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Ponieważ glamour może być totalitarny i zwodniczy.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Porque el glamur puede llegar a ser totalitario y engañoso.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Puisque le glamour peut être totalitaire et trompeur.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Ведь гламур может быть очень суровым и обманчивым.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.Защото блясъкът може да бъде много тоталитарен и измамен.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.כי זוהר יכול להיות מאוד טוטליטרי ומטעה.
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.لأن الروعة يمكن أن تكون خادعة بشكل شامل
Çünkü cazibe baskıcı ve yanıltıcı olabilir.「床掃除を魅力的に」といった 事ばかりではないのです
GPS'in yanıltıcı hamlesi yüzünden İran üzerindeyken biraz bocalamıştı.GPS 스푸핑(위장) 공격으로 인해 이란에서 약간의 혼동을 겪었습니다.
GPS'in yanıltıcı hamlesi yüzünden İran üzerindeyken biraz bocalamıştı.התבלבל קצת מעל איראן בשל מתקפת שיבוש GPS,
GPS'in yanıltıcı hamlesi yüzünden İran üzerindeyken biraz bocalamıştı.أصابها تشويش بنظام تحديد المواقع فوق ايران بسبب هجوم تعرضت له
GPS'in yanıltıcı hamlesi yüzünden İran üzerindeyken biraz bocalamıştı.遠隔操作型のドローンである限り この種の攻撃には弱いものです
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Az első az, hogy palira vette őket a történelem.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Cred că primul este că au fost amăgiţi de istorie.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Creo que la primera es que fueron engañados por la historia.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.De eerste uitleg is dat de geschiedenis ze voor de gek hield.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Em primeiro lugar, creio que eles se deixaram enganar pela História.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Ich glaube, sie wurden zuallererst durch die Geschichte getäuscht.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.하나는 예전에 있었던 사례들 때문입니다.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.La première, d'après moi, c'est qu'ils se font avoir par l'histoire.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.La prima è che sono stati ingannati dalla Storia.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Po pierwsze zmyliła ich historia.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.První je podle mě to, že se nechali oblbnout historií.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Νομίζω πως η πρώτη είναι ότι τους ξεγέλασε η ιστορία.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Мисля, че първият отговор е в това, че те са заблудени от миналото.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.Я думаю, что первый ответ в том, что их обмануло время.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.הראשונה, שההיסטוריה היטעתה אותם.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.أولاً أعتقد أنهم خدعهم التاريخ.
İlki, tarih tarafından yanıltılmışlardı.ギャングが通過儀礼であったということ
İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.a preto im Bôh pošle mocné pôsobenie bludu, aby uverili lži,
İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.A protož pošle jim Bůh mocné dílo podvodů, aby věřili lži,
İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.A przetoż pośle im Bóg skutek błędów, aby wierzyli kłamstwu,
İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.Aussi Dieu leur envoie une puissance d`égarement, pour qu`ils croient au mensonge,