yanılma ile cümle

yanılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.For at bevise over for dig, når alt er forbi, at vi ikke tog fejl.
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.För att bevisa för dig, när allt är över, att vi inte hade fel.
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.Kun kaikki on ohi, me todistamme, että emme olleet väärässä.
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.Per dimostrarle, quando tutto sarà finito, che non sbagliavamo.
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.Vou provar-lhe, quando tudo terminar, que não estávamos enganados.
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.Θα σας αποδείξω, αφού λήξουν όλα, ότι δεν είχαμε άδικο.
Her şey bittikten sonra, size yanılmadığımızı kanıtlamak için.Чтобы, когда всё закончится, доказать вам: мы не ошибались.
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.Ihre Erwartungen enttäuschen können. Zuerst möchte ich
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.몇 가지 방법을 알려드리겠습니다.
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.Po pierwsze, chcę pokazać wam tę konkretną iluzję.
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.Premièrement, je voudrais vous montrer cette illusion-là.
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.Primeiro, quero mostrar esta ilusão em particular.
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.להפר ציפיות. קודם כל, אני רוצה
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.بها انتهاك توقعاتكم . أولا أريد أن
İlk olarak, size özel bir göz yanılması göstermek istiyorum.おもしろい錯覚をご紹介します
İşte bir örnek. Bu bebek deneme yanılma yoluyla üretildi.Um exemplo: este bebé foi produzido por tentativa e erro.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Am înnebunit. Am devenit doamna nebună care se ocupă cu erorile.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Das wars. Ich bin die verrückte Irrtums-Lady geworden.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım.Én lettem az az őrült tévedéskutató nő.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım. Heryerde bunu görüyorum" gerçekten de öyleydi."Tornei-me na louca dos erros, vejo erros por toda a parte", o que é um facto.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Ik ben het kwijt. Ik ben de gekke onjuistheidsdame geworden.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."J'ai perdu la tête. Je suis devenue la dame dingue de l'erreur
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Ja som to prehrala. Stala som sa bláznivou dámou nesprávnosti.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Jeg er skør. Jeg er blevet hende den skøre fejldamen.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."내가 정신이 나갔구나.. 나는 틀리는것에 미친 여인이 됐구나.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Mi sono bevuta il cervello. Sono diventata la folle signora dell'errore.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Olen menetetty tapaus. Hullu vääryyden etsijä.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Perdí la razón. Me he vuelto la señora loca de la equivocación
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Saya kehilangan hal ini." Saya telah menjadi wanita gila yang berbuat banyak kesalahan.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Straciłam to. Stałam się jedną wielką "pomyłką".
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Tak jsem se zcvokla". Stala se ze mě zcvoklá omylnostní dáma.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Tôi bị điên rồi. Tôi đã trở thành người đàn bà điên cuồng về sai lầm.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Τρελάθηκα.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Побърках се. Аз станах лудата дама с грешките.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Я звар'ювала. Я стала божевільною леді неправості
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."Я сошла с ума. Я стала сумасшедшей Леди Неправильности.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."חסר לי בורג. הפכתי לגברת הטעויות המשוגעת.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım.يبدو اني فقدت عقلي .. لقد غدوت متصيدة الاخطاء
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım.正気じゃないおばさんだ 常にそう感じていました
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Als het gaat om onze verhalen, houden we ervan het bij het verkeerde eind te hebben.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Ami a történeteinket illeti, imádjuk a tévedéseket.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Când vine vorba de poveştile noastre, ne place să greşim.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Cuando se trata de nuestras historias nos encanta equivocarnos.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Jeśli chodzi o nasze historie, kochamy być w błędzie.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Když přijde na naše historky, milujeme chybování.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Keď príde na naše príbehy, máme radi, keď sa mýlime.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Khi nói đến những câu chuyện, chúng ta thích bị sai lầm.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.이야기를 할때는 우리가 틀리는것을 즐깁니다.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Når det kommer til vores historier, elsker vi at tage fejl.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Quand il s'agit de nos histoires, nous aimons avoir tort.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Quando se trata das nossas histórias, adoramos estar errados.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Quando si tratta di raccontare storie, ci piace commettere errori.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Saat berbicara mengenai cerita kita, kita suka melakukan kesalahan.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Tarinoissa rakastamme väärässä olemista.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Wenn es um unsere Geschichten geht, lieben wir es, uns zu irren.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Όταν πρόκειται για τις ιστορίες μας, λατρεύουμε να κάνουμε λάθος.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Когато се отнася до нашите истории, ние обичаме да сме в грешка.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Когда дело доходит до наших историй, мы любим ошибаться.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.Коли мова заходить про наші історії, ми любимо бути неправим.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.כאשר זה מגיע לסיפורים שלנו, אנחנו אוהבים לטעות.

İlgili Sayfalar