İki damla gözyaşı onun yanaklarından aşağıya düştü.Two tears fell down her cheeks.
İki ev yan yana duruyor.The two houses stand alongside of each other.
Yangında iki ev yandı.Two houses were burned down in the fire.
İlk yarıyıldan bu yana notlarım düzeldi.My grades have improved since first semester.
On ev yanıp kül oldu.Ten houses were burned down.
Yangın on evi yakıp kül etti.The fire burnt ten houses down.
Gel, İsa yanıtladı.Come, Jesus replied.
"Yangın" diye bağırdı."Fire!", he cried.
Bayrak yarışında Yankiler fark atıyorlar.The Yankees are running away with the pennant race.
Yangını görmek için bir kalabalık toplandı.A crowd gathered to see the fire.
Ordu yanlış yönde ilerliyordu.The army was advancing in the wrong direction.
Saymada yanlış yapmamaya özen göstermelisin.You must be accurate in counting.
Polis yankesici sorununa dikkat çekti.The policeman called attention to the problem of pickpockets.
Polis yankesici tehlikesine karşı dikkatimizi çekti.The policeman called our attention to the danger of pickpockets.
Polis yankesiciyi suçüstünde yakaladı.The police arrested the pickpocket in the act.
Polis yangının sebebini inceleyecek.The police will look into the cause of the fire.
Ay ışığı göle yansımıştı.The moonlight reflected on the lake.
Köpek adamın yanına oturdu.The dog sat down by the man.
Bak! Kitap yanıyor.Look! The book is burning.
Yabancı biri yanıma geldi ve yolu sordu.A stranger came up to me and asked the way.
Yanlış zamanda konuşulan bir söz iyilikten çok daha fazla zarar yapabilir.A word spoken at the wrong time can do very much more harm than good.
Evinin yanında göl vardı.The lake was adjacent to his house.
Biz dağların yansımasını gölde görebiliyorduk.We could see the reflection of the mountains in the lake.
Gölün yanındaki eski kilise çok güzel.The old church by the lake is very beautiful.
Gölün yanındaki ev benimkidir.The house by the lake is mine.
Gölün yanında epeyce otel var.There are quite a few hotels by the lake.
Bir yanlış anlaşılma olduğu görülüyor.It seems that there was a misunderstanding.
Maalesef bir yanlış anlama var.I'm afraid there's a misunderstanding.
Beni yanlış anlamayın.Don't get me wrong.
Yanlış anlaşılmayı düzelttiğin için teşekkürler.Thank you for clearing up the misunderstanding.
Yanlış anlamaları önlemek için sözleşmeyi tekrar incelediler.In order to avoid misunderstandings, they went through the contract again.
Parkın her yanı ağaçlık.The park is well wooded.
Fabrikada yangın haberi bir sansasyon yarattı.The news of the fire in the factory caused a sensation.
Parola "Dağ" dır. Birisi "dağ" diyorsa, siz "nehir" diye yanıt verin.The password is "Mountain". If someone says "Mountain", you reply "River".
Bu, onu ziyaret etmek için yanlış bir zaman mı?Isn't this the wrong time to visit him?
Sadece bu kez yanında olacağım.I will side with you just this once.
Mektup şimdi yanımda değil.I don't have the letter on me now.
Bu yangın önleme haftasıdır.This is Fire Prevention Week.
Bu sabah yanına bir şemsiye almalısın.You should take an umbrella with you this morning.
Bugünkü gazeteye göre, şehirde bir yangın vardı.According to today's paper, there was a fire in the city.
Bugünkü gazeteye göre, dün gece bu kasabada bir yangın vardı.According to today's paper, there was a fire in this town last night.
Aslında bugün yanımda hiç param yok.As it happens, I don't have any money with me today.
Bugün yanına bir şemsiye alsan iyi olur.You had better take an umbrella with you today.
Bence bugün yağmur yağabilir ama yanılıyor da olabilirim.I think it might rain today, but I could be wrong.
Sorun şu an yanımda paramın olmamasıdır.The trouble is that I have no money on me now.
Sorun yanımda param olmaması.The trouble is that I have no money with me.
Lütfen sana ihtiyacım olduğunda, yanımda ol.Please stand by me when I need you.
Arkadaşlar birbirlerine yardım ederler. Sadece neyin yanlış olduğunu bana bildirin.Friends help each other. Just let me know what's wrong.
Kalabalık trenlerde yankesicilere dikkat et.Look out for pickpockets on crowded trains.
Dün gece buraya yakın bir yangın vardı ve uyuyamadım.Last night there was a fire near here, and I couldn't sleep.
Dün sert rüzgarların yanı sıra, yoğun yağmur yağdı.Not only were there strong winds yesterday, but also it rained heavily.
Dün benim evin yakınında yangın çıktı.Yesterday a fire broke out near my house.
Dün gece mahallemde bir yangın gördüm.Last night saw a fire in my neighborhood.
Dün gece büyük bir yangın vardı.There was a big fire last night.
Dün gece mahallemde bir yangın patlak verdi.A fire broke out in my neighborhood last night.
Dün gece bir yangın patlak verdi.A fire broke out last night.
Dün gece süpermarkette bir yangın patlak verdi.A fire broke out in the supermarket last night.
Dün gece bu mahallede bir yangın başladı.A fire broke out in this neighborhood last night.
Dün gece tren istasyonu yakınında bir yangın vardı.There was a fire near the train station last night.
Dün gece biri evimin yanındaki küçük dükkana zorla girdi.Last night someone broke into the small shop near my house.