Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ben bir çocukken benim tam yan tarafımda yaşıyordu.Tom lived right next door to me when I was a kid.
Yanıma sırf bunu alıyorum.This is all I'm taking with me.
Yanıma aldığım tek şey bu.This is all I'm taking with me.
Tom yatak yanı lambasını kapattı.Tom turned off his bedside lamp.
Yangını başlatan kişinin ben olduğumu mu ileri sürüyorsun?Are you suggesting that I was the one who started the fire?
Onunla bir ilgim olduğunu öne sürüyorsan yanılıyorsun.If you're suggesting that I had anything to do with, you're wrong.
O tesadüfen yanlış olur.That happens to be wrong.
Majesteleri, evimde bir yangın var!Your Majesty, there is a fire in my house!
Bu sabah yatağın yanlış tarafından kalktım.I got up on the wrong side of the bed this morning.
Yangınlar bu alanda her zaman olur.Fires happen all the time in this area.
Tom, ilacın yan etkilerini öğrendiğinde endişelendi.Tom got worried when he learned about the medicine's side effects.
İfadenin yanlış olduğuna inanıyorum.I believe your statement is incorrect.
Biz yanlış tür sorular soruyoruz.We've been asking the wrong kind of questions.
Tom, senin tüm sorularını yanıtlamamı söyledi.Tom told me to answer all your questions.
Soruna Tom'un yanıtı var.Tom has the answer to your question.
Tom listedeki bir sonraki soruyu yanıtladı.Tom answered the next question on the list.
Tom listedeki ilk soruyu yanıtladı.Tom answered the first question on the list.
Tom listedeki tüm soruları yanıtladı.Tom answered all the questions on the list.
Yanıtlanması gereken çok soru var.There are a lot of questions that need answering.
Yanlış soru.That's the wrong question.
O soruyu yanıtlamayı kimse istemiyor.No one wants to answer that question.
O soruyu yanıtlamak istemiyorum.I don't want to answer that question.
Herhangi bir soruyu yanıtlamak için vaktim yok.I don't have time to answer any questions.
Bütün bu soruları yanıtlamaya vaktim yok.I don't have time to answer all those questions.
Tom'un sorusunu yanıtladın mı?Did you answer Tom's question?
Soruyu yanıtlayabilir misin, lütfen?Can you answer the question, please?
Sorunu yanıtlamamdan önce, lütfen benimkini yanıtla.Before I answer your question, please answer mine.
Bütün soruların yanıtlanacak.All your questions will be answered.
Bunu yanıtlamaya çalışacağım.I will try to answer it.
Yani onu yapmak için çalışmalıyım, değil mi?So, I should try to do that, right?
Yanağından bir damla ter aktı.A drop of sweat ran down his cheek.
Tom sana yanlış fiyat söyledi.Tom told you the wrong price.
Tom Mary'nin Boston'a taşınacığını düşündü ama yanılmıştı.Tom thought Mary was moving to Boston, but he was mistaken.
Sobamı aldığım yer yandı.The place where I bought my stove burned down.
Yani, bunu Tom için mi aldın?So, did you buy it for Tom?
Yani, bana ne vereceksin?So, what'll you give me?
Belki de Tom'a yanlış tavsiye verdim.Maybe I gave Tom the wrong advice.
Kasıtlı olarak yanlış cevap verdin, değil mi?You purposely gave the wrong answer, didn't you?
Birisi Tom'a yanlış talimat verdi.Someone gave Tom the wrong directions.
İPod'umu dinliyordum, bu yüzden yangın alarmını duymadım.I was listening to my iPod, so I didn't hear the fire alarm.
Tom kazağını yanlış taraftan giydi.Tom put on his sweater wrong side out.
Tom yanlışlıkla tuzu çayına koydu.Tom put salt in his tea by mistake.
Masamı pencerenin yanına koydum.I put my desk by the window.
Tom yanlışlıkla zehir içti.Tom mistakenly drank poison.
Tom bizim yan komşumuz.Tom is our next-door neighbor.
Tom ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.Tom and Mary had a romantic picnic by the river.
Mary Tom'u yanağından öptü ve okula gönderdi.Mary gave Tom a kiss on the cheek and sent him off to school.
Tom ve Mary fen dersinde yan yana oturdular.Tom and Mary sit next to one another in science class.
Bu yanlış olan.It's the wrong one.
Nasıl oluyorda burada benim yanımda tek kişisin?How come you're the only one here besides me?
Tom Mary'nin oturduğu masanın yanından geçti.Tom walked past the table where Mary was sitting.
Bakma tarzında yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with the way you look.
O kırmızı ışık neden yanıp sönüyor?Why's that red light blinking?
Pembe giyinmekle ne yanlış?What's wrong with wearing pink?
Yangın musluğunun önünde park etmiş sarı bir okul otobüsü vardı.There was a yellow school bus parked in front of the fire hydrant.
Konsolda yanıp sönen bazı kırmızı ışıklar var.There are some red lights blinking on the console.
Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.The alarm went off and a red light started flashing.
Biz yanlış bir dönüş yaptık ve kaybolduk.We made a wrong turn and got lost.
Buradan çıkmalıyız. Bina yanıyor.We have to get out of here. The building's on fire.
Tom yanındaki bütün parayı Mary'ye ödünç verdi.Tom lent Mary all the money he had on him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod