Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece yanlış bir şey yapmadığımdan emin olmak istedim.I just wanted to make sure I hadn't done anything wrong.
Paramın çoğunu ofisimin yanındaki bankada tutarım.I keep most of my money at the bank near my office.
Ben yanıtı biliyorum.I know the answer.
Doğru ile yanlış arasındaki farkı biliyorum.I know the difference between right and wrong.
Yan odadaki kişinin Tom ya da Mary olduğunu biliyorum.I know the person in the next room is either Tom or Mary.
Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum.I know what I did was wrong.
Ben seninle neyin yanlış olduğunu biliyorum.I know what's wrong with you.
Yan tarafta yaşıyorum.I live next door.
Yanımda getirmem gereken şeylerin bir listesini yaptım.I made a list of things I needed to bring with me.
Tom hakkında yanılmış olabilirim.I may have been wrong about Tom.
Yanılıyor olabilirim.I may have been wrong.
Yanlış anlamış olmalıyım.I must have misunderstood.
Onu yanlış yere koymuş olmalıyım.I must've misplaced it.
Seni yanımda istiyorum.I need you by my side.
Sana yanımda ihtiyacım var.I need you by my side.
Orada benim yanımda olmanı istiyorum.I need you there with me.
Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.I often buy bread from the bakery next to the post office.
Zarfı dikkatle aç, yani yırtma.Open the envelope carefully so it doesn't tear.
Ben gerçekten seni yanlış değerlendirdim.I really misjudged you.
Beni yanlış anlama, Tom.Don't get me wrong, Tom.
Bunun hakkında yanıldığını umuyorum.I hope you're wrong about this.
Camda yansımamı gördüm.I saw my reflection in the window.
Yangın alarmımız annem mutfakta yemek pişiriyorken bazen çalar.Our fire alarm sometimes goes off when my mother is cooking something in the kitchen.
Benim de her zaman yanılgılarım var.I always have misconceptions, too.
Tom yaptığının yanlış olduğunu kabul etti.Tom admitted that what he did was wrong.
Tom az önce yanlış kapıdan geçti.Tom just walked through the wrong door.
Tom'un kahve kupası Mary'ninkinin yanında.Tom's coffee mug is next to Mary's.
Bunu yanlış söyledim.I said that wrong.
Aynada yansımamı gördüm.I saw my reflection in the mirror.
Onunla ilgili yanlış bir şey olmadığını anlıyorum.I see nothing wrong with that.
Yanında gitarın olduğunu görüyorum. Bizim için bir şey çalmayı planlıyor musun?I see you have your guitar with you. Are you planning on playing something for us?
Anahtarlarımı yanlış yere koydum gibi görünüyorum.I seem to have misplaced my keys.
Kesinlikle bunda yanlış bir şey olmadığını umuyorum.I sure hope there's nothing wrong with it.
Sanırım neyin yanlış olduğunu biliyorum.I think I know what's wrong.
Sanırım yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I think I smell something burning.
Sanırım neyin yanlış gittiğini anlıyorum.I think I understand what went wrong.
Sanırım belki yanlış numara çevirdim.I think maybe I have the wrong number.
Sanırım bir yanlış anlama var.I think there's been a misunderstanding.
Sanırım yanlış bir şey var.I think there's something wrong.
Bence söylediğimi yanlış anladın.I think you misunderstood what I said.
Bence yanılıyor olmalısın.I think you must be mistaken.
Bana yanlış belge gönderdiğini düşünüyorum.I think you sent me the wrong document.
Sanırım bana yanlış belge gönderdin.I think you sent me the wrong document.
Bu ilacın herhangi zararlı yan etkileri yoktur.This medicine doesn't have any harmful side effects.
Tom ve Mary yan odada iskambil oynuyor.Tom and Mary are playing cards in the next room.
Tom ve Mary otobüste sık sık birbirinin yanına oturur.Tom and Mary often sit next to each other on the bus.
Tom ve Mary konferans salonundaki masada birbirinin yanında oturdu.Tom and Mary sat next to each other at the table in the conference room.
Tom ve Mary sınıfta birbirlerinin yanına oturdu.Tom and Mary sat next to each other in the classroom.
Tom ve Mary trende birbirlerinin yanına oturdu.Tom and Mary sat next to each other on the train.
Tom ve Mary John'un arabasının arka koltuğunda birbirinin yanında oturmuştu.Tom and Mary were seated next to each other in the back seat of John's car.
Tom ve Mary kanepede yan yana oturuyorlardı.Tom and Mary were sitting next to each other on the couch.
Tom ve Mary kanepede birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the couch.
Tom ve Mary uçakta birbirinin yanında oturuyordu.Tom and Mary were sitting next to each other on the plane.
Yanında bir sözlük var mı?Do you have a dictionary with you?
Biz dünyayı yanlış okuyoruz ve bunun bizi aldattığını söylüyoruz.We read the world wrong and say that it deceives us.
Göz ameliyatının bir yan etkisi, kuru gözlerdir.A side effect of the eye surgery is dry eyes.
Ben yanlış iz üzerindeydim.I was on the wrong track.
Tüm kasaba bir yangında tahrip oldu.The entire town was destroyed in a fire.
Yanılmıyorsam, bu mümkün değildir.If I'm not mistaken, that is not possible.
O, yanında ne getirdi?What did she bring with her?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod