Benim bilmemi istemediğin şeyi bilmiyorum. Yani neyi bilmek istediğimi bilmiyorum.I don't know what you don't want me to know, so I don't know what I want to know.
Yanlış bir şey bulmadım.I didn't find anything wrong.
Biz yangın çıkarmadık.We didn't start the fire.
Soruyu yanıtlamadın.You didn't answer the question.
Yanlış bir şey yapmadın.You didn't do anything wrong.
Seninki şu an yanında, değil mi?You have yours with you now, don't you?
Yangın musluğunu görmedim.I didn't see the fire hydrant.
Maalesef, yanlış numarayı arıyorsunuz.Sorry, you're calling the wrong number.
Yangını söndürdü.He stamped out the fire.
Tom'u kurtarmak için yanan eve gittiğimde neredeyse ölüyordum.I almost got killed when I went into the burning house to save Tom.
Anahtarlarımı yanlış yere koymuşum gibi görünüyor.I appear to have misplaced my keys.
Tom'a neyin yanlış olduğunu sordum.I asked Tom what was wrong.
Neyin yanlış olduğunu sordum.I asked what was wrong.
Ben kapıyı çaldım ama kimse yanıt vermedi.I banged on the door, but nobody answered.
Neyin yanlış olduğunu bildiğime eminim.I bet I know what's wrong.
Oğlumu yanımda getirdim.I brought my son with me.
Yanımda bazı arkadaşlar getirdim.I brought some friends with me.
Sana yanlış tornavida getirdim.I brought you the wrong screwdriver.
Yanına sadece tavsiye için geldim.I came to you for advice, nothing more.
Yanınıza sadece tavsiye almak için geldim.I came to you for advice, nothing more.
Yanlış okudum.I misread.
Yanlış cevabı seçtim.I chose the wrong answer.
Yanlış olanı seçtim.I chose the wrong one.
Yanlışı seçtim.I chose the wrong one.
Bu konuda yanılıyor olabilirim.I could be wrong about this.
Yanılabilirim fakat sanırım Tom seni seviyor.I could be wrong, but I think Tom likes you.
Yanılabilirim fakat sanırım Tom eve erken gitmek istiyor.I could be wrong, but I think Tom wants to go home early.
Yanılıyor olabilirim ama sanırım bu öğleden sonra yağmur yağacak.I could be wrong, but I think it'll rain this afternoon.
O çağrılarımı yanıtlamadı.She didn't return my calls.
Kontrol ettikçe ettim. Yani raporda herhangi bir hata olduğunu düşünmüyorum.I checked and rechecked, so I don't think there are any mistakes on that report.
Evin çok çabuk yanıp kül olacağını düşünmedim.I didn't think the house would burn down so quickly.
Tom kazara yanlış otobüse bindi.Tom accidentally got on the wrong bus.
Neyi yanlış yaptığımı bilmiyorum.I don't know what I did wrong.
Şu anda bir yanıt ihtiyacım yok.I don't need an answer right now.
Onunla ilgili yanlış bir şey görmüyorum.I don't see anything wrong with that.
Yanlış bir şey yaptığımızı sanmıyorum.I don't think we did anything wrong.
Yanlış bir şey söylediğini sanmıyorum.I don't think you said anything wrong.
Senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.I feel very comfortable with you.
Yanımdaki bütün parayı Tom'a verdim.I gave Tom all the money I had on me.
Cevabı yanlış aldım.I got the answer wrong.
Yanlış anlaşıldığımı sanıyorum.I guess I misunderstood.
Yanımda bir bıçak getirmiştim.I happened to bring a knife with me.
Yandaki adamdan nefret ediyorum.I hate the guy next door.
Hiç kimse yaşamın anlamının ne olduğunu yanıtlayamaz; bu soru insanlık öncesine dayanıyor.No one man can answer what's the meaning of life; this question stands before all mankind.
O onun yanağını öptü.He kissed her cheek.
Yanlış fikre sahipsin.You've got the wrong idea.
Küçük kızlar yanlış bir şey yaptığı zaman erkek kardeşlerine söylemeyi severler.Little girls love telling on their brothers when they've done something wrong.
Ben bir barajın yanında yaşıyorum.I live next to a dam.
Yanlış bir şey yapmışlığım yok.I haven't done anything wrong.
Cüzdanımı yanlış yere koydum.I've misplaced my wallet.
Yangını duydum.I heard about the fire.
Hiçbir şeyin yanlış olmadığını umuyorum.I hope nothing's wrong.
Tom'un yanılmadığını umuyorum.I hope that Tom wasn't mistaken.
Tom'un yanlış fikre kapılmayacağını umuyorum.I hope Tom doesn't get the wrong idea.
Kendimi soruları yanıtlıyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like answering questions.
Beni yanlış anlamadığını umuyorum.I hope you didn't misunderstand me.
Cüzdanımı yanlış yere koymuşum gibi görünüyor.I seem to have misplaced my wallet.
Bütün sorularını yanıtladığımı düşünüyorum.I think I've answered all your questions.
Sanırım ortak yanımız var.I think we have something in common.
Yanımda biri var.I've got somebody with me.