Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Söylentinin yanlış olduğu ortaya çıktı.It turned out that the rumor was false.
Sen yanılıyorsun. Ben öyle demedim.You're mistaken. That's not what I said.
Eğer ki senin yanında saçma sapan davranıyorsam, bu rahat olduğum anlamına gelir.If I act weird around you, it means I'm comfortable with you.
Herkes yanılabilir.Everyone can be mistaken.
Yangın ilk kattaydı.The fire was on the first floor.
O sadece yanlış.That's just false.
Yanında hangi kitapları getirmeyi unuttun?Which books did you forget to bring with yourself?
Bir şey yanlıştı.Something was wrong.
O bütünüyle yanlış değil.That's not completely wrong.
O tamamen yanlış değil.That's not completely wrong.
Onun son sözleri "Benim yanlış bir hayatım var" oldu."I have the wrong life," was his last words.
Kadınların güzel yanakları var.Women have beautiful cheeks.
Yanlış bir şey yaptık.We made something wrong.
Benim yanağımı öptü.She kissed my cheek.
Beni yanağımdan öptü.She kissed my cheek.
O, onun yatağında onun yanında oturdu.He sat beside her on her bed.
Yanıtlayabilecek başka biri var mı?Is there anyone else who can answer?
O yanlış.That's untrue.
Sen yanlış anladın.You've misunderstood.
O galiba cehennemde yanıyor.She is probably burning in hell.
Ben neyi yanlış yaptım?What did I do wrong?
Ona iyi niyetlerle sordum, ama yanıt vermedi.I asked him with good intentions, but he did not answer.
Ben yanılıyorum.I'm mistaken.
Tom yanılıyor.Tom is mistaken.
Sen yanılıyorsun.You're mistaken.
Tom yanlış anlaşıldı.Tom is misunderstood.
Sen yanlış anlaşılansın.You're misunderstood.
Tom yanlış anladı.Tom misunderstood.
Bir park ve bir hastanenin yanı sıra, üç sokak.Three streets, as well as a park and a hospital.
Yanakları kıpkırmızıydı.His cheeks were bright red.
Onun yanakları kıpkırmızı oldu.Her cheeks were bright red.
Veganlar günlük yaşamlarında, hayvansal ürünler, ya da yan ürünler kullanmazlar.Vegans do not use animal products, or by-products, in their everyday lives.
Tom ateşin yanında yalnız oturdu.Tom sat alone by the fire.
Tom odasında yalnız oturdu, telefonun yanında bekliyordu.Tom sat alone in his room, waiting by the phone.
Neredeyse yapılan iş yanına kâr kaldı.He almost got away with it.
Neden sadece yanıldığını itiraf etmiyorsun?Why don't you just admit that you were wrong?
Neden yanında götürüvermiyorsun?Why don't you just take it with you?
Senin planın iyi değil. - Ha, yani şimdi o "benim" planım!Your plan's no good. - Ha, so now it's "my" plan!
Tom yanında olacak.Tom will be along.
Yanlış bir şey yaptığını biliyor.He knows he did something wrong.
Onun sinyallerini yanlış mı yorumluyorum?Am I misinterpreting her signals?
Tom'u yanında getir.Bring Tom along.
Tom'u yanlış değerlendirdim.I misjudged Tom.
Tom yanılmaz.Tom is infallible.
Tom yanılmaz değil.Tom isn't infallible.
Tom yanıt vermiyor.Tom isn't responding.
Tom yüzünü yana çevirdi.Tom looked away.
Tom Mary'yi yanlış anladı.Tom misjudged Mary.
Tom Mary'yi yanılttı.Tom misled Mary.
Tom beni yanlış yönlendirdi.Tom misled me.
Tom seni yanlış yönlendirdi.Tom misled you.
Tom beni yanlış anladı.Tom misunderstood me.
Tom yanılmıştı.Tom was mistaken.
Tom yanıt vermeyecek.Tom won't respond.
Tom'u yanlış yargıladık.We misjudged Tom.
Kendimizi yanıltıyoruz.We're deluding ourselves.
Yüzünü yana çevirdiler.They looked away.
Yüzünü yana çevirme.Don't look away.
Yüzümü yana çevirdim.I looked away.
Ne yanlış?What is wrong?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod