Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece neyi yanlış yaptığımı bilmek istiyorum.I'd just like to know what I did wrong.
Bunu yanımda alabilir miyim?Can I take this with me?
Cerrah yanlış organı çıkardı.The surgeon removed the wrong organ.
Cerrah yanlış bacağı kesti.The surgeon amputated the wrong leg.
Onlar öneriden yanalar.They are in favor of the proposition.
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu açığa kavuşturacağız.We will clarify what is true and what is false.
Lütfen telefona yanıt ver.Please answer the telephone.
Yine yanlış şey mi söyledim?Did I say the wrong thing again?
Ne yanlış gitti?What went wrong?
Yanlış bir şey yapmadığımı biliyorum.I know that I did nothing wrong.
Neyin yanlış olduğunu biliyorum.I know what's wrong.
Bütün geceyi yatakta bir o yana bir bu yana dönerek geçirdim.I spent the whole night tossing and turning.
Sanırım yangın alarmını nereye kurmamız gerektiğini anladım.I think I've figured out where we need to install the fire alarm.
Yanıldığına eminim.I'm sure you're mistaken.
O dosyayı yanlışlıkla sildim sanırım.I think I mistakenly deleted that file.
Onu yapan aslında Mary olduğu zaman sanırım yanlışlıkla onun Tom olduğunu söyledim.I think I mistakenly said it was Tom when it was actually Mary that did that.
Sanırım o email'i yanlışlıkla Tom'a gönderdim.I think I mistakenly sent that email to Tom.
Tom'un evini yakıp kül eden yangını kimin başlattığını bulmak zorundayız.We have to figure out who started the fire that burned down Tom's house.
Yanlış yolda gidiyoruz.We're going the wrong way.
Parkın yanındaki küçük kahvehanede hızlı bir öğle yemeğini alalım.Let's grab a quick lunch at that small coffeeshop near the park.
Bunun kolay olacağını düşünüyorsan, yanılıyorsun.If you think that this is going to be easy, you're wrong.
Yan odada hareket eden bir şey var.There's something moving in the next room.
Telefon çaldı ve Tom onu yanıtladı.The phone rang and Tom answered it.
Kamp ateşi hâlâ yanıyor.The campfire is still burning.
Yanlış olan bir şey var.Something's wrong.
Bir şey yanlış gitmiş olmalı.Something must have gone wrong.
Biri yan odada.Someone's in the next room.
Yani sonuçta gelmeye karar verdin.So you decided to come after all.
Yaptığın yanlıştı.What you did was wrong.
Onun yaptığı yanlıştı.What he did was wrong.
Onun adı Tom ve o, postanenin yanında yaşıyor.His name is Tom and he lives next to the post office.
Yaptığım yanlıştı.What I did was wrong.
Benim yanımda kimin oturduğuna inanmayacaksın.You won't believe who sat down next to me.
Onun yanında oturdum.I sat down next to her.
"Tom'un yanına oturdum." "Sana inanmıyorum.""I sat down next to Tom." "I don't believe you."
Yanlış olan bir şeyi biliyordu.She knew something was wrong.
Yan odadan silah sesleri duyduk.We heard gunshots from next door.
Onun yanlış olduğunu biliyordum.I knew it was wrong.
Onun yanlış olduğunu biliyordun.You knew it was wrong.
Onun yanlış olduğunu biliyordu.He knew it was wrong.
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
Ben Tom'un Mary'ye ödediğini düşündüm ama görünüşe bakılırsa ben yanlışmışım.I thought Tom had paid Mary, but apparently I was wrong.
Senin öldürüldüğünü düşündüm. Yanıldığıma memnun oldum.I thought you'd been killed. I'm glad I was wrong.
Onun yatağı duvarın yanında.His bed is next to the wall.
Telefonu şimdi yanıtlayamam.I can't answer the phone now.
Tom, Mary'nin hiçbir şey yanlış değilmiş gibi davranmasına inanamıyor.Tom can't believe Mary's pretending nothing's wrong.
Yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find a thing wrong.
Tom ile ilgili yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find anything wrong with Tom.
Beni izle ve bana neyi yanlış yaptığımı söyle.Watch me and tell me what I'm doing wrong.
Tom'u Mary'nin yanına oturtamazsın.You can't seat Tom next to Mary.
Seni yanıma alamam.I can't take you with me.
Bu binanın bir yangın söndürme sistemi olduğunu düşündüm.I thought this building had a sprinkler system.
Gemi henüz rıhtıma yanaşmadı bile.The ship hasn't even docked yet.
Yanlış gemidesin.You're on the wrong ship.
O bir yanlış alarmdı.It was a false alarm.
Yankesiciler turistleri hedefler.Pickpockets target tourists.
Yankesiciler turistleri hedef alırlar.Pickpockets target tourists.
Seni gördüğümden bu yana uzun zaman geçti.It's been a long time since I've seen you.
Seni gördüğümden bu yana uzun zaman oldu.It's been a long time since I've seen you.
Senin yanında dizüstü bilgisayarın var mı?Do you have your laptop with you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod