Bir yağmur damlası onu yanağına sıçradı.A raindrop splashed on her cheek.
Seni yanlış değerlendirmişim.I have misjudged you.
Beni o ağacın yanında bekle.Wait for me next to that tree.
Ülke yanlış yolda ilerliyor.The country is headed on the wrong track.
Alyansımı yanımda getirmedim.I didn't bring my wedding ring with me.
Yanlış bir şey yaptım.I did something wrong.
Sanırım yanlış bir şey yaptım.I think I did something wrong.
Um. ben bir şekilde yanılıyor muyum?Um...am I mistaken in some way?
Yani siz siyasetçisiniz, değil mi?So you're politicians, right?
Battı balık yan gider.In for a penny, in for a pound.
Yangın boyunca hiç yol yok.There is no path through fire.
Yanlış bir şey mi söyledim?Did I say something wrong?
Yanlış bir şey yaptım mı?Did I do something wrong?
O kız hakkında yanlış bir şey olduğunu biliyordum.I knew there was something wrong about that girl.
Yanlış fikir alma.Don't get the wrong idea.
Doğru. Yani senin üç ayın vardı.Right. So you had three months.
Orman yanıyor.The forest is burning.
Tom ateşin yanında kendini ısıtıyor.Tom is warming himself by the fire.
Hayır, sen yanlış anladın..No, you misunderstood.
Her gün bir milyon mesaj alıyorum ve bütün hepsini yanıtlayamıyorum.I receive a million messages a day and I can't answer them all.
Ben yangını suyla söndürüyorum.I am extinguishing the fire with water.
Evren bir yanıtsa, soru nedir?If the universe is an answer, what is the question?
Yani, bir maymunun amcası olacağım!Well, I'll be a monkey's uncle!
Almanlar kemer sıkmaktan yana.The Germans are in favor of austerity.
Asla ona 'Yanıtlayamam' deme.Never tell him 'I can't answer'.
Şimdiye kadar ilk defa kumla bir yangın söndürdüm.This is the first time I've ever put out a fire with sand.
Yardım olmadan bu yangını söndüremem! Bana yardım etmeye gel!I cannot put this fire out without help! Come to help me!
Bir yanlış anlama olmalı.There must be a misunderstanding.
Öldüğümde onun yanına gömülmek istiyorum.When I die, I want to be buried next to her.
Öleceğim ve burada yanımda kalmanı istiyorum.I'm going to die, and I want you to stay here with me.
Çalı yanıyor.The bush is burning.
Evler yanıyor.The houses are burning.
İçgüdüm beni yanıltmadı.My instinct was right.
Yüzündeki kızgınlık yanlış anlaşılamazdı.The anger in her face was unmistakeable.
Yangını kumla söndürdün mü?Have you extinguished fire with sand?
Bu soruya bir yanıt buldunuz mu?Have you found an answer to this question?
Güzel olmanın olumsuz yanları var.There are downsides to being pretty.
Abd dünyanın her yanına buğday ihraç eder.The United States of America export wheat throughout the world.
Tüm yanıtlar doğru.All the answers are correct.
Hiç öğretmenin yanında küfür ettin mi?Have you ever sworn in the presence of the teacher?
Şimdiye kadar ilk kez kendimi bir şöminenin yanında ısıttım.This is the first time I've ever warmed myself by a fireplace.
Soruşturma polis memurunun yanlış bir şey yapmadığı sonucuna varmıştır.The investigation concluded that the police officer had done nothing wrong.
Fırıncı, kasap dükkanının yanında yer almaktadır.The bakery is located next to the butcher shop.
Soruyu yanıtla!Answer the question!
Bina yanıyor.The building is on fire.
Yanis henüz gelmedi.Yanis hasn't arrived yet.
Benzin, fuel oil'den daha yanıcıdır.Gasoline is more flammable than fuel oil.
Bu mektubu yanıtlamak zorundayım.I have to reply to this letter.
Telefonu yanıtlamak zorundayım.I have to answer the phone.
Kızın yanı sıra anne babası da çok sempatikti.The girl, like her parents, was very sympathetic.
O, gazetecilerin nasıl yanıtlanacağını bilir.He knows how to answer journalists.
Hoşgörüsüzlüğün güvensizliğini yansıtıyor.Your intolerance reflects your insecurity.
Bugün hava yağmurluydu yani o artık gelemezIt rained today so he can't come anymore.
Biz onu yapmamalıydık. O yanlıştı.We should not have done that. It was wrong.
Onu yapmamalıydın. O yanlıştı.You should not have done that. It was wrong.
Kimliğin yanında mı?Have you got your ID with you?
Bizim dostluğumuz o küçük yanlış anlamaların ötesindedir.Our friendship is beyond those little misunderstandings.
Sen yanılmış olmalısın.You must be mistaken.
Sonunda sorunuzun yanıtını buldum.Finally, I found the answer to your question.
Bizim çok ortak yanımız yok.We don't have much in common.