Öğrenci "256'nın karekökü on altıdır" diye yanıtladı.The student answered, "The square root of 256 is sixteen."
Dinleyin ve en iyi yanıtı seçin.Listen and choose the best answer.
Hepsi bir yanılsama mıydı?It was all an illusion?
Onun tişörtü yanmış portakal rengiydi.His T-shirt was a burnt orangish colour.
Yangının kaynağı bilinmiyor.The source of the fire is unknown.
Gözlerim yanmaya devam ediyor.My eyes keep burning.
Gözlerim yanıp duruyor.My eyes keep burning.
İnternette bilgi çekmek yangın musluğundan su içmek gibidir.Absorbing information on the internet is like drinking water from a fire hydrant.
Mutfağımda bir yangın var.There's a fire in my kitchen.
Yanılabileceğim hiç aklıma gelmedi.It never occurred to me that I might be wrong.
Tom yanlış yoldan gitti.Tom went the wrong way.
Tom senin yanında olmak istiyor.Tom wants to be near you.
Gel ve yanıma otur.Come and sit by me.
Zarfa adresi yanlış yazdım.I wrote a wrong address on the envelope.
Arkadaşım benim yanımda.My friend is beside me.
O bizi yanağımızdan öptü ve bize iyi bir gece diledi.She kissed us on the cheek and wished us a good night.
Mahkumlar yanlış alarm verdi.The prisoners gave a false alarm.
Kazara yanlışlıkla onun şemsiyesini aldı.I accidentally mistakenly took his umbrella.
Maalesef yanlış trene bindim.I'm afraid I took the wrong train.
Tom beni yanlış ovalıyor.Tom rubs me the wrong way.
Tom yanan arabadan Mary'yi çıkardı.Tom pulled Mary out of the burning car.
Tom görevin durdurulmasından yanaydı.Tom was in favor of aborting the mission.
Telefon çalıyor. İstersen, yanıtlayacağım.The telephone is ringing. If you want, I'll answer it.
Yanınıza birkaç peçete alın.Take some napkins with you.
Tamamen yanlış olmasındansa üç aşağı beş yukarı doğru olması daha iyidir.It's better to be approximately right than completely wrong.
Ben sık sık yanılırım.I am often mistaken.
Doğru ve yanlış arasındaki farkı biliyor musun?Do you know the difference between right and wrong?
Dün gece mahallede büyük bir yangın vardı.Last night there was a big fire in the neighbourhood.
Eskiden sarışın ve yanık tenli olduğuna inanamıyorum.I cannot believe you used to be blonde and tanned.
Maalesef şu anda yanımda hiç param yok.Unfortunately, I don't have any money with me now.
Fransızca yanında, belli ki İngilizce konuşabilir.Besides French, he can obviously speak English.
Garamer açısından yanlış olan cümleyi seçin.Choose the grammatically incorrect sentence.
Yani, senin erkek kardeşin beyaz mı?So, is your brother white?
Göldeki yansımama bakıyorum.I'm looking at my reflection in the lake.
O benim yanımda oturuyordu.He was sitting next to me.
O her soruya yanıt vermedi.She didn't give an answer to every question.
Bu salon bir sinema değil ama burada bir film yansıtabilirsiniz.This hall isn't a movie theater, but you can project a movie in here.
Yahuda'nın Yanması hala bazı Hristiyan toplumlarda yaygındır.The Burning of Judas is still common in some Christian communities.
Gemi yanaşmadan sonra asma merdivenini indirdi.The ship lowered its gangway after docking.
Yangının nedeni nedir?What caused the fire?
Zaman benden yana.Time is on my side.
Onu yanlış şekilde yapıyorsun.You're doing it the wrong way.
Bunu yanlış şekilde yapıyorsun.You are doing it the wrong way.
Ahşaptan yapılan evler taştan yapılanlara göre daha çabuk yanar.A wooden house burns more easily than a stone house.
Bu konuda yanılıyorsun.You're wrong about that.
Sanırım o konuda yanılıyorsun.I think you're wrong about that.
Bu konuda yanıldığından kesinlikle eminim.I'm absolutely certain you're wrong about that.
O konuda büyük olasılıkla yanılıyorsun.You're very likely wrong about that.
Prens aniden korumasının artık yanında olmadığını fark etti.Suddenly, the prince noticed that his bodyguard wasn't at his side anymore.
Bence o yanlış.I think that's wrong.
Yani haklıydım.So I was right.
Belki de projemizin amacını yanlış anladın.Perhaps you have misunderstood the aim of our project.
Evliliğinde bir şeyin yanlış olduğunu ima etti.He implied that something was wrong with his marriage.
Çikolatayı çift kazanda eritmeniz gerekir, böylece yanmaz.You have to melt chocolate in a double-boiler so it doesn't burn.
Oku ve yanıtla.Read and reply.
Apartman yanıyor.The apartment building is on fire.
Onun ve benim ortak yanımız yok.She and I have nothing in common.
Bu film, tüm izleyiciler için derin bir yansıma bırakır.This movie causes all viewers to reflect deeply.
Onun verileri genellikle yanlıştır.His data is often inaccurate.
"Teori" kelimesi genellikle yanlış kullanılır.The word "theory" is often misused.