Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evim okyanusun yanında.My house is by the ocean.
Bir hükümet yetkilisi gazetecilerin sorularını yanıtladı.A government official answered the reporters' questions.
Yaşlı ağaçlardan hiçbiri yangını atlatamadı.None of the old trees survived the fire.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Bir volkanın yanında yaşamak tehlikeli.It's dangerous to live near a volcano.
Lütfen masayı duvarın yanına koy.Please put the table next to the wall.
Zarfın üstüne yanlış adres yazdım.I wrote the wrong address on the envelope.
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
Yan etkisi nedir?What's the side effect?
Pencere yanı mı yoksa koridorda mı bir yer istersiniz?Would you like a place by window or by passage?
Hiçbir bilgisayar yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.None of the computers can continue to run with a burnt card.
Bilgisayarların hiçbiri yanmış bir kartla çalışmaya devam edemez.None of the computers can continue to run with a burnt card.
Yangın durumunda flütümü kaparım ve kaçarım.In case of fire, I would grab my flute and escape.
Vücut yanarak tanınmaz hale gelmiş.The body was burned beyond recognition.
Bu hafta yangın önleme haftası.This week is Fire Prevention Week.
Ben Alman imla reformundan yanayım.I am in favor of a German orthographic reform.
Ben onun sorusuna yanıt verebilirim.I can respond to his question.
Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.The Mormons have outlawed polygamy, but some adherents still practice it.
Tom'un testte biraz yanlışı var.Tom got some wrong on the test.
Poposu yanan kişi kabarcıkların üstünde oturmak zorundadır.The one whose butt got burned has to sit on the blisters.
Soruna yanıt veremem.I cannot answer your question.
Bu cümle yanlış değil.This sentence isn't wrong.
"Bilim insanları insan kopyalamanın neresinde?" "Henüz yanına bile yaklaşmış değiller.""Are scientists close to cloning a human being?" "Not by a long shot."
Bu bitkinin bazı yanmış yaprakları var.This plant has some burnt leaves.
Bu teoride yanlış bir şey bulamıyorum.I can't find anything wrong with his theory.
Hava raporu tamamen yanlıştı.The weather report was thoroughly wrong.
Yangının nedeni bilinmiyordu.The cause of the fire was unknown.
Yanımda yer aldığı için mutluydum.I was happy that she took my side.
Bu ikisi yan yana duruyor.These two are standing abreast.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling something's gone wrong.
Ben bir Truva atıyım, yani Mac bilgisayarınıza bulaştım.I am a Trojan horse, so I have infected your Mac computer.
Bazı yanlışlar düzeltildi.Some bugs were fixed.
Sosisler şimdi yanmış olmalı!The sausages must be burnt by now!
Arkadaşlarım dava sırasında yanımda durdu.My friends stood by me during the court case.
Telefon numarasında bir yanlışlık var mı?Is there a mistake in the telephone number?
Sen bir yankee misin?Are you a yankee?
Küçük çocuklar neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu belirleyemez.Young children cannot determine what is right and what is wrong.
O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.He was not an abolitionist.
Kuveykırlar öldürmenin her zaman yanlış olduğuna inanmaktadırlar.Quakers believe that it is always wrong to kill.
Hoover bunun yanlış olduğunu söyledi.Hoover said this was wrong.
O, evin yanında oldu.It happened near the house.
Jackson, bunun yanlış olduğunu söyledi.Jackson said this was wrong.
Yangın kontrolden çıktı.The fires got out of control.
Kuzeydeki birçok kişi köleliğin yanlış olduğunu düşünüyordu.Many in the North felt slavery was wrong.
Cleveland yüksek gümrük vergilerinin yanlış olduğuna karar verdi.Cleveland decided that high tariffs were wrong.
Yanlış döndük.We took a wrong turn.
Neyin doğru ve neyin yanlış olduğu hakkında tartışmanın bir anlamı yok.There's no point arguing about what's true and what's false.
Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış.Wow, Daniel has put on a lot of weight since the last time I saw him.
Neden her şey yanlış gidiyor?Why is everything going wrong?
İşlem sırasında arkadaşlarım yanımda durdular.My friends stood by me during the process.
Lanet olsun, ben yanılmışım.Damn, I was wrong.
Bu ikisinin çok az ortak yanı var.These two have very little in common.
Yani, Çin ulusuna karşı daha anlayışlıyım.That's to say, I have a better understanding of the Chinese nation.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
Yanlış kişiye soruyorsun.You're asking the wrong person.
Yanılmış olabilirdim.I could be wrong.
Yan dairede yaşayan kadın şu anda sosyal hizmetler için çalışıyor.The woman who lives next door is working for the Civil Service now.
Sen yanlış yönde gidiyorsun.You're going in the wrong direction.
İtfaiyeciler sanayi tesisindeki yangını söndüremedi.The firefighters could not put out the fire at the industrial plant.
Cevabın yanlış.Your answer is incorrect.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod