Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yanına bir kazak al böylece üşütmezsin.Take a sweater with you so you don't catch a cold.
Ben yanlış trene bindim.I got on the wrong train.
Ben yanlış otobüse bindim.I got on the wrong bus.
Yanında sadece 100 yeni vardı.He had only one hundred yen with him.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanağından öptü.The boy caressed the girl's chin and kissed her cheek.
Her nereye gitsem kameramı yanımda götürürüm.I take my camera with me wherever I go.
Onun yanına oturdum.I sat next to him.
Zafer bizden yana.Victory is on our side.
Yanlışlıkla mektubunu açtığım için lütfen beni affet.Please forgive me for opening your letter by mistake.
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.Midway through our trip we realized that we hadn't brought enough money.
Doğruyu yanlıştan ayırabiliyorum.I know right from wrong.
Uçakta sürekli horlayan bir adamın yanında oturdum.I sat next to a man on the airplane who snored the whole time.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
Neyin yanlış gittiğini çözmak için bana biraz zaman verin.Give me some time to figure out what went wrong.
Yani sonuçta bir adamsın.So you're a man after all.
Bu işlevin yan etkileri yoktur.The function has no side effects.
İyi bir arkadaş iyi ve kötü günde yanında olacaktır.A good friend will stand by you through thick and thin.
Yarına kadar cüzdanımı geri almazsam, çok canlar yanacak.If I don't get my wallet back by tomorrow, heads will roll!
Hiç kimse telefonu yanıtlamadı.Nobody answered the phone.
Büyük bir yanlış anlama oldu.It's all just a big misunderstanding.
Büyük bir yanlış anlaşılma olmuş.It's all just a big misunderstanding.
Bir insanın canını almak her zaman mı yanlış?Is it always wrong to take a human life?
Onun evinin yanında oturuyorum fakat onu nadir görüyorum.I live near her house, but I seldom see her.
Sözü uzatma. Sorumu yanıtlamanı istiyorum.Don't beat about the bush. I want you to answer my question.
İngilizce yanıt vermek zorunda mıyım?Do I have to answer in English?
Gözlerin sesimin yankısını yansıtıyor.Your eyes reflect the echo of my voice.
Yanına bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella with you.
Arabayı yangın musluğunun önünde park edersen bir bilet alacaksın.You'll get a ticket if you park the car in front of a fire hydrant.
Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Bok ye - milyonlarca sinek yanılıyor olamaz.Eat shit — millions of flies cannot be wrong.
Onun yan tarafında bir ağrısı var.He has a pain in his side.
Onun yüzü öfkeden daha ziyade tiksinme ve hüzün yansıtıyor.Her face reflects disgust and sadness, rather than anger.
Hayır, sanırım yanlış anlıyorsun.No, I think you misunderstand.
Bir hafta içinde işi bitireceğim, yani, beş Mayısta.I'll finish the work in a week, that is, on May fifth.
Ben bugünden itibaren sana bir haftada geri ödeyeceğim, yani, 21 Temmuzda.I'll pay you back a week from today, that is, on July 21st.
Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.His daughter, as well as his son, were famous.
Bu ilacın zararlı hiçbir yan etkileri yoktur.This medicine has no harmful side-effects.
Bu cümle yanlış.This sentence is false.
Yazmak kolaydır. Yapmak zorunda olduğun tek şey yanlış kelimeleri silmektir.Writing is easy. All you have to do is cross out the wrong words.
Dünkü yangın hakkında duydun mu?Did you hear about yesterday's fire?
Korkarım yanlış bir numara çevirdiniz.I'm afraid you have dialed a wrong number.
İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.He speaks two languages besides English.
Köpekler yangın musluklarına işemeyi severler.Dogs like to piss on fire hydrants.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Yanlış ayakla çıktık.We got off on the wrong foot.
Onlar hayvanların yanlış kullanılmasına karşılar.They're against animal abuse.
Akşam yemeğinden sonra, gitarını yanında getir ve biz şarkı söyleyeceğiz.After dinner, bring your guitar along and we'll sing.
Şehrin dört bir yanı dağlarla çevriliydi.The mountains were all around the city.
Yangından sonra, sadece kül kaldı.After the fire, only ash was left.
Yamaç bütün gece yandı.The hillside burned all night.
O yanacaktır.It will burn.
Köpek kasenin yanında oturuyor.The dog is sitting by the bowl.
Tom'un bir iyi yanı ve bir de kötü yanı var.Tom has a good side and an evil side.
Tom arabasını yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Mary dizüstü bilgisayarını her zaman yanında bulundurur.Mary keeps her laptop with her at all times.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Arkadaşlar birbirlerini yanaktan öptüler.The friends kissed each other on the cheek.
Pahalı bir bıçağı yanlışlıkla çöpe attım.I accidentally threw an expensive knife into the trash.
Gölün yanında bir kabin kiraladık.We rented a cabin by a lake.
Yangından sonra, havadaki duman kokusu günlerce sürdü.After the fire, the smell of smoke in the air lasted for days.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod