Yanıtınız yanlış.Your reply is wrong.
Doğru yanıtı bul!Find the correct answer!
O bir hastanın yanında bazı fıkralar anlattı ve bazı komik şarkılar söyledi.She told some jokes and sang some funny songs at a patient's beside.
Kediyi neden yanında götürmüyorsun?Why don't you take the cat out with you?
O, onu girişin yanında dururken buldu.She found him standing near the entrance.
Onun onunla ortak bir yanı yoktu.She has nothing in common with him.
Onu yanağından öptü.She kissed him on the cheek.
O onun yanına diz çöktü ve onun adının ne olduğunu sordu.She knelt beside him and asked him what his name was.
O, onun yanında diz çöktü.She knelt beside him.
O, onun yanına oturdu ve sessizce dinledi.She sat next to him and listened quietly.
O, başka bir yerde olmayı dileyerek onun yanına oturduShe sat next to him wishing she were somewhere else.
Gözleri kapalı olarak onun yanına oturdu.She sat next him with her eyes closed.
O, otobüste onun yanına oturdu.She sat next to him on the bus.
Onun yanına oturdu.She sat next to him.
Onu fark etmeden onun yanından geçti.She walked past him without even noticing him.
O, ona yanaştı ve adının ne olduğunu sordu.She walked up to him and asked him what his name was.
Televizyon izlerken ödevini yapmak, bu açıkçası yanlış.Doing your homework while watching TV, that's obviously wrong.
Kendinin yanılmaz olduğuna inanıyor.He believes himself to be infallible.
Yangın patlak verdiğinde, o, derin uykudaydı.When the fire broke out, he was fast asleep.
Yangın çıktığında o derin uykudaydı.When the fire broke out, he was sound asleep.
Kış mevsiminde çok sayıda yangın vardır.There are a lot of fires in the winter.
İzlanda'da birçok yanardağ vardır.Iceland has many volcanoes.
Bir sonraki cümle yanlış.The next sentence is false.
Onun evi parkın yanında.Her house is near the park.
Okulumuz parkın hemen yanındadır.Our school is right near the park.
Kuru ahşap iyi yanar.Dry wood burns well.
O onun yanına bir sandalye çekti.He drew a chair near her.
O, onu soğuk nezaketle yanıtladı.She answered him with cold civility.
Ekmekte küf var. Yani artık onu yiyemeyiz.There's mold on the bread. This means that we can't eat it anymore.
Soruları doğru olarak yanıtladım.I answered the questions correctly.
Onun huzursuzluğu ona bir şeylerin yanlış olduğuna dair bir ipucu verdi.His restlessness gave her a hint that something was wrong.
Onların, yataklarının yanında bir telefonları vardır.They've got a telephone next to their bed.
Mavi gökyüzü beni yanılttı bu yüzden bir şemsiye getirmedim.The blue sky fooled me so I didn't bring an umbrella.
Lütfen telefonumu yanında getir.Please bring my phone with you.
Sorulara doğru yanıtlar verdim.I gave the correct answers to the questions.
Yani o, bu fabrikada çalışıyor, değil mi?So he works at this factory, does he?
Yataklarının yanında bir telefonları var.They have a telephone next to their bed.
Buyur. Bunu yanına al. Faydalı olabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
İnsanları yemek ahlaken yanlıştır.I think it is morally wrong to eat people.
Ben sende yanlış bir şey olduğunu düşünüyorum.I think there's something wrong with you.
Et yeme ahlaken yanlış mıdır?Is eating meat morally wrong?
İnsanları yemek yanlış mıdır?Is eating people wrong?
Et yemek ahlaki olarak yanlış mıdır?Is it morally wrong to eat meat?
Onun yanlış bir şey yaptığı olası değil.It's unlikely that he did anything wrong.
Bir otelde yangın kaçışının nerede olduğunu bilmek hayatınızı kurtarabilir.Knowing where the fire escape is in a hotel may save your life.
Çoğu kişi cinayeti yanlış düşünüyor.Most people consider murder wrong.
Mutfak lavabosunun yanında yarısı yenmiş bir elma vardı.There was a half-eaten apple near the kitchen sink.
Binada bir yangın var. Hemen boşaltmalıyız.There's a fire in the building. We have to evacuate immediately.
Yaptığımızda yanlış olan nedir?What's wrong with what we were doing?
Yola çıktığımız zaman yanımızda yalnızca 200 dolarımız vardı.When we started out, we had only 200 dollars between us.
Neden bazı insanlar et yemenin manevi açıdan yanlış olduğunu düşünüyor?Why do some people consider it morally wrong to eat meat?
Yemek yerken köpeğimin yanına yaklaşmamalısın.You shouldn't get near my dog while he's eating.
Bir yanlış anlama var.It's a misunderstanding.
Yeşil adam yanıp sönerken yolu geçmeyin.Do not cross the road when the green man is flashing.
Yani, şimdi onu geri istiyor musun?So, you want her back now?
Onun yanlış olduğu açıktır.It's obvious that he's wrong.
Kitabımı yanıma alıyorum.I'm taking my book with me.
Sorularınıza yanıt yok.Answers to your questions don't exist.
Yangın başladığında Tom neredeydi?Where was Tom when the fire broke out?