Konuyu değiştirme. Sorumu yanıtlamanı istiyorum.Don't dodge the issue, I want you to answer my question.
O kavga etmek için yanlış adamı seçti.He chose the wrong man to pick a fight with.
Ben bir Japon restoranına gittiğimde yanımda eve tek kullanımlık çubuklar götürürüm.Whenever I go to a Japanese restaurant, I take the disposable chopsticks home with me.
Ai benim yanımda oturdu.Ai sat down beside me.
Yani şimdi bu alanda en az 20 tane gökkuşağı alabalığı vardır.So now there are at least 20 rainbow trout in this area.
O, kalabalığa yanlamasına sokuldu.He edged sideways through the crowd.
Sorunu yanıtladım mı?Have I answered your question?
Çıra dibine kör yanar.The darkest place is under the candlestick.
Onun yanlış olduğunu düşünüyorum..I think that is wrong.
Tenis kortu yanında bir çeşme var.There's a drinking fountain by the tennis court.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanaklardan öptü.The boy stroked the girl on the chin and kissed her on the cheeks.
Sen sadece yanlış bir şey yapma.You just don't do anything wrong.
O, yanlışlıkla deterjan yuttu.He swallowed detergent by mistake.
O, gözyaşları içinde yanıtladı.She answered in tears.
Facebook'ta mutlak gizlilik bir yanılsamadır. Gerçekte yoktur.Absolute privacy on Facebook is an illusion. It doesn't exist in reality.
Hayır, yanlışlıkla parmağımı kestim! Ne yapmalıyım?Oh no, I accidentally sawed off my finger! What should I do?
Aşağıdaki soruları İngilizce olarak yanıtlayın.Answer the following questions in English.
Öğretmen onun yok olduğunu göstermek için onun adının yanına bir işaret koydu.The teacher put a mark next to his name to show that he was absent.
Bugün, iki tane yanlış alarmımız vardı.Today, we had two false alarms.
Ben onun güvenilir bir adam olduğunu düşünerek yanıldım.I was mistaken in thinking that he was a trustworthy man.
"Unuttum." diye yanıtladı."I forgot," she answered.
Soruma bir "hayır" ile yanıt verdi.He answered my question with a "no."
Benim yanımda durma.Don't stand near me.
Yanılıyor muyum?Am I wrong?
Ying Yang falcısı kendi kaderini tahmin etmeyebilir.The Ying Yang diviner may not predict his own fate.
"Yandex" arama motoru Tatar dilini de desteklemeye başladı.“Yandex” search engine started supporting Tatar language too.
Tümü yanılsamadır.All is illusion.
Bunlar, yandaki evde yaşayan insanlar.These are the people who live next door.
Lütfen yanıtla.Please reply.
Bir yangında yirmi kişi öldü.Twenty people died in a fire.
Yanılmak insana mahsustur.To err is human.
Evimiz yanıyor ve biz başka bir yere bakıyoruz.Our house is burning and we look elsewhere.
Sorularımı yanıtla.Answer my questions.
Son mektubunu yanıtlamaktan mutluyum.I am happy to reply to your last letter.
Yanımda hiç param yok.I don't have any money on me.
Üzgünüm yanlış numara çevirmiş olmalıyım.Sorry, I must have dialed the wrong number.
Ahşap kolayca yanar.Woods burn easily.
Erkek kedimin bir güneş yanığı var.My tomcat has a sunburn.
O, telefona yanıt vermedi, bu nedenle ona bir e-posta gönderdim.He didn't answer the phone, so I sent him an email.
O hala mektubumu yanıtlamadı.He still hasn't answered my letter.
Yani bu cümleyi anlamıyorsun?So you don't understand this sentence?
Hızlı yanıtın bekleniyor.Awaiting your quick response . . .
İmmobilizer ışığı yanıyor.The immobiliser light is on.
Yanmış bir çocuk ateşten korkar.A burnt child dreads fire.
Yangın alarmının bakımı hiç yapılmadı.The smoke alarm has never been maintained.
Banka postanenin yanındadır.The bank is next to the post office.
Yaşlı bir adam otobüste yanıma oturdu.An old man sat next to me on the bus.
Jessie arabanın yanında yavaş yavaş gezindi.Jessie strolled along beside the cart.
Yangın durumunda, asansör kullanmayın.In case of fire, do not use the lift.
Yani ... o, günde üç saat, haftada beş gün antrenman yapıyor.So... he has training three hours a day, five days a week.
Yangın o kadar yoğundu ki itfaiyeciler eve giremedi.The fire was so intense that the firemen couldn't get into the house.
Hırdavatçı dükkanı parkın yanındadır.The hardware store is near the park.
Market eczanenin yanındadır.The market is next to the pharmacy.
Çin'in yanında, İsviçre terk edilmiş bir köydür.Next to China, Switzerland is an abandoned village.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
Onun yaptığı şey yanlış değildi.What he did wasn't wrong.
Yaptığı yanlış değildi.What he did wasn't wrong.
Kapıyı tekrar tekrar çaldı ama hiç yanıt yoktu.He knocked on the door again and again, but there was no answer.
Eğer yanımda olsan başka bir şeye ihtiyacım olmaz.If you are by my side, I don't need anything else.
Islanıp üşütmek istemezsin, bu yüzden bu şemsiyeyi yanına al.You don't want to get wet and catch a cold, so take this umbrella with you.