Yanan evden çocuğu kurtardı.He rescued the child from the burning house.
Çocuğu yangından kurtardı.He rescued the child from the fire.
O zaman yanına bir şey almadı.He did not have anything with him then.
Kararı kırmızı arabadan yana oldu.He decided on the red car.
Soruyu yanıtlayamamaktan utanç duydu.He felt ashamed of not answering the question.
Kapıyı çaldı ama kimse yanıtlamadı.He knocked on the door but nobody answered.
Ne yazık ki yanılmıştır.He is sadly mistaken.
Fransızca bilmediğini yanıtladı.He answered that he knew no French.
O, eli cebinde kapının yanında duruyorduHe was standing by the gate with his hand in his pocket.
O yanlışlıkla zehir aldı.He took poison by mistake.
O yanlış çocuk grubuyla aylak aylak dolaşıyor.He hangs around with the wrong group of kids.
Sık sık benim yanıma oturur ve müzik dinler.He often sits by me and listens to music.
O, yanlış yaptığını kabul etti.He admitted having done wrong.
Bir doktor olmasının yanı sıra o iyi bir piyanistti.In addition to being a physician, he was a master pianist.
Bir doktor olmanın yanı sıra, o bir yazardır.In addition to being a doctor, he is a writer.
Bir hafta önce Avrupa'ya gitmek için yola çıktı. Yani 10 mayısta.He left for Europe a week ago, that is, on the tenth of May.
İngilizce ve Almanca yanı sıra, İspanyolca konuşuyor.He speaks Spanish, not to mention English and German.
İngilizce ve Fransızcanın yanı sıra, Almanca konuşabilir.He can speak German, not to mention English and French.
İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.He teaches mathematics as well as English.
O, üç yanlış cevap verdi.He gave three wrong answers.
Müziğin yanı sıra o sporları da sever.He likes sports as well as music.
O yanlış bir şey yapmadı.He did nothing wrong.
Ne zaman yanıtınızı istedi?What time did he ask for your response?
Onda yanlış bir şey yok.There is nothing wrong with him.
O evini yangına karşı sigortaladı.He insured his house against fire.
Ailesinin yanında oturuyordu.He sat surrounded by his family.
O, yangını söndürdü.He extinguished the fire.
Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı.Besides being a surgeon, he was a famous writer.
Bir karşılama konuşmasını yanıtladı.He responded to a speech of welcome.
Yanlış trene binmiş olmalı.He must have taken the wrong train.
Yanlışlıkla kahve fincanına tuz koydu.He put salt into his cup of coffee by mistake.
Yanlışlıkla yanlış otobüse bindi.He took the wrong bus by mistake.
Kazara yanlış otobüse bindi.He took the wrong bus by mistake.
O bana yanlışlıkla vurdu.He hit me by mistake.
O yanlışlıkla yanlış şapkayı aldı.He picked up the wrong hat by mistake.
O hızla hareket etti ve yangını söndürdü.He acted quickly and put out the fire.
İnatçıydı ama diğer yandan güvenilirdi.He was too obstinate, but on the other hand he was reliable.
O sizi yanlış anlamış olabilir.He may have misunderstood you.
O, erkek kardeşinin yanında duruyordu.He was standing by his brother.
Tüm yaptığı yanlışlarına rağmen, herkes tarafından saygı duyulur.With all his faults, he is respected by everybody.
Onlar yan yana yürüdüler.They walked side by side.
O, kapının yanında bir köpek gördü.He saw a dog near the door.
Yanan binadan kurtarılacak kadar iyi bir talihe sahipti.He had the good fortune to be rescued from the burning building.
O olumlu bir yanıt verdi.He made a positive answer.
Onun yanında az parası var.He has little money with him.
O, bugünden itibaren bir hafta sonra geri dönecek, yani, 10 Aralıkta.He will be back a week from today, that is, on December 10.
Ne zaman başım derde girse yanımda oldu.He stood by me whenever I was in trouble.
O, kanepede yanıma uzandı.He sprawled out on the sofa next to me.
O, sorumu kolayca yanıtladı.He answered my question easily.
Sorumu yanıtlamak için başını salladı.He nodded in response to my question.
Mektubumu çok hızlı yanıtladı.He responded very quickly to my letter.
O yanımda oturdu.He sat down by my side.
O, yanımdan geçerken beni itti.He pushed past me.
O, beni yanlış anladı.He got me wrong.
Gözleri onu yanılttı.His eyes failed him.
Evinin yandığını gördüğü zaman, şuurunu kaybetti.He lost his reason when he saw his house burn down.
Bir işadamı olmasının yanında, o bir müzisyen de.Besides being a businessman, he is a musician.
O, arabasını kaldırımın yanına park etti.He parked his car beside the sidewalk.
Kısaca yanıtladı.He answered in brief.
O hep halktan yanaydı.He was always on the people's side.