Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hava bulutlu olduğu için şemsiyemi yanıma aldım.It being cloudy, I took my umbrella with me.
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.Refugees poured in from all over the country.
İki bina yan yana.The two buildings adjoin.
Yan yana iki oda almanı istiyorum.I'd like you to get two adjacent rooms.
Benim güneş yanığım acıyor.My sunburn hurts.
Benim kötü bir güneş yanığım var.I have a bad sunburn.
Güneş yanığı deriyi tahriş eder.Sunburn irritates the skin.
Tokyo'nun yanı sıra Osaka bir ticaret merkezidir.Along with Tokyo, Osaka is a center of commerce.
Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.He has many foreign stamps, not to mention Japanese ones.
Japonca öğrenmenin zor yanı nedir?What is the hard part of learning Japanese?
Ben yanlışlıkla suçlandım.I was falsely accused.
Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.The firemen's face was grim when he came out of the burning house.
Yanan evin içine girmen cesurcaydı.It was brave of you to go into the burning house.
Hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu açıklığa kavuşturalım.Let's make clear which is right and which is wrong.
Korkarım ki yanlış numara almışsın.I'm afraid you have got the wrong number.
Sanırım yanlış numara aradınız.I think you have the wrong number.
Korkarım ki yanlış numara çevirdiniz.I am afraid you have the wrong number.
Bu soruyu yanıtlamak onun için kolay.It is easy for him to answer this question.
Onun hatalı olduğunu düşünüyorsan yanılıyorsun.You are mistaken if you think he is wrong.
O yanılıyor olmasına rağmen üzgün olduğunu söylemedi.Although he was wrong, he didn't say he was sorry.
Onun söylediği yanlıştır.What he says is false.
Onun söylediğinin yanlış olduğu çıktı.What he said turned out to be false.
Soruyu kolaylıkla yanıtlaması bizi şaşırttı.The ease with which he answered the question surprised us.
Yaptığı hileyi yanına kar bırakmamalısın.You shouldn't let him get away with cheating.
Onun kızgın olduğu göz önüne alınınca, bir yanlış anlama olmalı.Seeing that he is angry, there must be some misunderstanding.
Mahallenizde bir yangın çıkarsa, ne yaparsın?If a fire should break out in your neighborhood, what would you do?
O yanılgan olduğunu itiraf edebilecek bir terbiyeye sahip değildi.He didn't have the decency to admit that he was wrong.
O neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayıramaz.He can't tell right from wrong.
Onun yaptığı şey yanlış değil.What he did is not wrong.
Avantajlar ondan yana.The odds are in his favor.
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.The scar on his cheek hardly shows now.
Hepimiz onun yanında gittik.All of us went besides him.
Evinin yandığını buldu.I found that his house was on fire.
Onun evi yanıyordu.His house was on fire.
Onun mektubunu yanıtlamak zorundayım.I have to answer his letter.
O ateşle yanıyordu.He was burning with fever.
O yanlış cevap verdi.He answered incorrectly.
Yanıtı onun ruh haline bağlıdır.His answer depends on his mood.
Onun yanıtı doğruluktan uzak.His answer is far from right.
O, yanaklarından aşağıya doğru akan gözyaşlarıyla mektubu okudu.He read the letter with tears running down his cheeks.
İngilizcenin yanı sıra Tay dili de konuşabiliyor.He can speak Thai as well as English.
O İngilizcenin yanı sıra, Almanca ve Fransızca bilir.He knows German and French, not to mention English.
O, yangını bastırdı.He stamped out a fire.
O beş yıl önce Tokyo'ya geldi, yani o on iki yaşındayken.He came to Tokyo five years ago, that is to say, when he was twelve years old.
"EVET" işareti vererek yanıtladı.He responded by giving the "OK" gesture.
O, belirsiz bir yanıt verdi.He gave a vague answer.
O, her zaman onun yanında yer alır.He always takes sides with her.
Onların hiç ortak yanı yok.They don't have anything in common at all.
Yanına bir şemsiye almadı.He didn't take an umbrella with him.
O öfke ile yanıyor.He is burning with anger.
O bana kısa bir yanıt verdi.He gave me a curt answer.
O, çorbanın çok sıcak olmasından dert yandı.He complained that the soup was too hot.
Hızlı bir yanıt verdi.He made a quick response.
Yankesiciyi yakasından yakaladı.He seized the pickpocket by the collar.
O, yankesicilik eyleminde yakalandı.He was caught in the act of pickpocketing.
Onun o zaman yanında parası yoktu.He had no money with him then.
O yürüyerek evin yanından geçti.He walked past the house.
Yangında yanarak öldü.He was burned to death in the fire.
Yangından kaçamadı ve yanarak öldü.He failed to escape from the fire and burned to death.
O, yanlış kullanarak makineyi bozdu.He broke the machine by using it incorrectly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod