Deprem daha sonra yıllık yalvarışın liturjisinde anıldı.The earthquake was later commemorated by an annual liturgy of supplication.
Abdal, insanların yalvarışlarını dinler.They would descend to hear the prayers of the people.
Joyce kızının yalvarışlarını dinlemeyi reddeder.Sheryl refuses to listen to her mother.
Noel için rica ve yalvarışlardan sonra, ikinci el bir kameram oldu.And after begging and pleading for Christmas,
Yalvarışımı duydu, Duamı kabul etti.Yahweh has heard my supplication. Yahweh accepts my prayer.
RABbe övgüler olsun! Çünkü yalvarışımı duydu.Blessed be Yahweh, because he has heard the voice of my petitions.
Kulak ver duama, ya RAB, Yalvarışlarımı dikkate al!Hear, Yahweh, my prayer. Listen to the voice of my petitions.
Yoksulların duasına kulak verecek, Yalvarışlarını asla hor görmeyecek.He has responded to the prayer of the destitute, and has not despised their prayer.
Yalvarışım sana ulaşsın; Verdiğin söz uyarınca kurtar beni!Let my supplication come before you. Deliver me according to your word.
Sesimi işit, ya Rab, Yalvarışıma iyi kulak ver!Lord, hear my voice. Let your ears be attentive to the voice of my petitions.
Sana diyorum, ya RAB: ‹‹Tanrım sensin.›› Yalvarışıma kulak ver, ya RAB.I said to Yahweh, "You are my God." Listen to the cry of my petitions, Yahweh.
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!Give ear to my prayer, O God; and hide not thyself from my supplication.
Hiçbir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışıda böyle, boşunadır.Not more than error are the prayers of infidels.
Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım."Haply in praying to my Lord I will not be deprived."
İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.But the praying of unbelievers will be all in vain.
Rabbine gizli bir yalvarışla seslenmiştiWhen he called to his Lord inwardly,
Onları biçip tüketinceye kadar bu yalvarışlarını tekrarlayıp duracaklar.And this remained their lament till We mowed them down and made them extinct.
Yalvarışına karşılık verdik ve onu üzüntüden kurtardık.We heard his cry, and saved him from the anguish.
Bekçiler: "O halde kendiniz yalvarın" derler. İnkarcıların yalvarışı şüphesiz boşunadır.They said, “Then you yourselves pray”; and the prayer of the disbelievers is nothing but astray.
Yalvarışına karşılık verdik ve onu üzüntüden kurtardık. İnananları işte böyle kurtarırız.We therefore heard his prayer and rescued him from grief; and similarly We shall rescue the Muslims.
Çünkü, yalvardıkları şeyler yalvarışlarından habersizdirler.Such as are heedless of their calling,
Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarışları kalmadı.and they but cried, when Our might came upon there, 'We were evildoers.';
Oysa taptıkları şeylerin, onların yalvarışlarından haberleri bile yoktur.Such as are heedless of their calling,
Sana yalvarışta, Rabbim, hiç bir vakit umut kesmedim."And in calling on Thee, my Lord, I have never been hitherto unprosperous.
İşte kafirlerin yalvarışıda böyle, boşunadır.The prayers of the unbelievers are a sheer waste.
Ancak, Ariel şarkının bitiminden önce ayrıldığı için yalvarışı duyulmuyor.However, his plea falls on deaf ears, for Ariel leaves before the end of the song.
Joyce kızının yalvarışlarını dinlemeyi reddeder.Juliet kieltäytyy tarjouksesta vitsaillen ex-miehestään.
Abdal, insanların yalvarışlarını dinler.אברהמל'ה שומע את הנאום מחברו.
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Aceştia au venit la Isus, L-au rugat cu tot dinadinsul, şi au zis: ,,Face să -i faci acest bine;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.A oni prijdúc k Ježišovi prosili ho naliehave a hovorili: Hoden je toho, ktorému to vykonáš,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.A oni přišedše k Ježíšovi, prosili ho snažně, řkouce: Hoden jest, abys jemu to učinil.
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.A oni przyszedłszy do Jezusa, prosili go z pilnością, mówiąc: Godzien jest, abyś mu to uczynił;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Azok pedig Jézushoz menvén, igen kérék õt, mondván: Méltó, hogy megtedd néki;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Costoro giunti da Gesù lo pregavano con insistenza: «Egli merita che tu gli faccia questa grazia, dicevano
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Da sie aber zu Jesu kamen, baten sie ihn mit Fleiß und sprachen: Er ist es wert, daß du ihm das erzeigest;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.De kom da til Jesus, og bad ham inderlig og sa: Han er vel verd at du gjør dette for ham;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.E chegando eles junto de Jesus, rogavam-lhe com instância, dizendo: É digno de que lhe concedas isto;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Ellos fueron a Jesús y le rogaban con insistencia, diciéndole: --Él es digno de que le concedas esto
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.이에 저희가 예수께 나아와 간절히 구하여 가로되 이 일을 하시는 것이 이 사람에게는 합당하니이다
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Ko pa oni pridejo k Jezusu, ga silno prosijo, rekoč: Vreden je, da mu to storiš;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Mấy người đó đến cùng Ðức Chúa Jêsus, mà nài xin rằng: Thầy đội thật đáng cho thầy nhậm điều nầy;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Mấy người đó đến_cùng Ðức_Chúa_Jêsus , mà nài_xin rằng : Thầy đội thật đáng cho thầy nhậm điều nầy ;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Men da de kom til Jesus, bade de ham indtrængende og sagde: "Han er vel værd, at du gør dette for ham;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.När dessa kommo till Jesus, bådo de honom enträget och sade: »Han är värd att du gör honom detta,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Вони ж, прийшовши до Ісуса, благали Його пильно, говорячи: Що достоєн він, щоб йому зробив се:
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.И они, придя к Иисусу, просили Его убедительно, говоря: он достоин, чтобы Ты сделал для него это,
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.Те, прочее, дойдоха при Исуса и Му се молеха усърдно, като казваха: Той заслужава да му сториш това;
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.ויבאו אל ישוע ויתחננו לו מאד ויאמרו ראוי הוא אשר תעשה בקשתו׃
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.فلما جاءوا الى يسوع طلبوا اليه باجتهاد قائلين انه مستحق ان يفعل له هذا.
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.他 們 到 了 耶 穌 那 裡 、 就 切 切 的 求 他 說 、 你 給 他 行 這 事 、 是 他 所 配 得 的
Bunlar İsanın yanına gelince içten bir yalvarışla Ona şöyle dediler: ‹‹Bu adam senin yardımına layıktır.他 們到 了 耶穌那裡 、 就 切切 的 求 他 說 、 你 給 他 行 這事 、 是 他 所 配 得的
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!HERRE, hør min Bøn og lyt til min tryglen, bønhør mig i din Trofasthed, i din Retfærd,
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!여호와여 내 기도를 들으시며 내 간구에 귀를 기울이시고 주의 진실과 의로 내게 응답하소서
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!Ó Senhor, ouve a minha oração, dá ouvidos �s minhas súplicas! Atende-me na tua fidelidade, e na tua retidão;
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!Salmo. Di Davide. porgi l'orecchio alla mia supplica, tu che sei fedele, e per la tua giustizia rispondimi
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!מזמור לדוד יהוה שמע תפלתי האזינה אל תחנוני באמנתך ענני בצדקתך׃
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!مزمور لداود. يا رب اسمع صلاتي واصغ الى تضرعاتي. بامانتك استجب لي بعدلك.
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!〔 大 衛 的 詩 。 〕 耶 和 華 阿 、 求 你 聽 我 的 禱 告 、 留 心 聽 我 的 懇 求 、 憑 你 的 信 實 和 公 義 應 允 我
Duamı işit, ya RAB, Yalvarışlarıma kulak ver! Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!〔 大衛 的 詩 。 〕 耶和華 阿 、 求 你 聽 我 的 禱告 、 留心 聽 我 的 懇求 、 憑 你 的 信實 和 公義應 允我
Ey Tanrı, kulak ver duama, Sırt çevirme yalvarışıma!1. 하나님이여 내 기도에 귀를 기울이시고 내가 간구할 때에 숨지 마소서