yalnız ile cümle
yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom çekingen ve yalnız bir oğlandır.Tom is a shy and lonely boy.
Bunu yalnızca bir kez kullanabilirsin.You can only use it once.
Onu yalnızca bir kez kullanabilirsin.You can only use it once.
Onu yalnızca bir sefere mahsus kullanabilirsin.You can only use it once.
Onu yalnız bırakın.Leave her alone.
Gerçek, ay gibidir, bunun yalnızca bir tarafını görebilirsiniz.Truth is like the moon: you can only see one side of it.
Bu evi yalnız inşa ettiğin doğru mu?Is it true that you built this house by yourself?
Belçikalı diye bir şey yok, yalnızca Valonlar ve Flamanlar var.There is no such thing as a Belgian, there are only Walloons and Flemish.
Suudi kadınların ülkelerinden yalnız ayrılmalarına izin verilmiyor.Saudi women are not permitted to leave their country alone.
O yalnızca altı aylık.She is only six months old.
Oraya yalnız mı taşındın?Did you move there by yourself?
Şimdi, lütfen, ayrıl ... beni yalnız bırak!Now, please, leave ... leave me alone!
Düşünmek için yalnız olmalıyım.I need to be alone to think.
Karımı seviyorum fakat bazen yalnız olmaya ihtiyacım var.I love my wife, but I sometimes need to be alone.
Yalnızca kısa Almanca cümleleri çevirebiliyorum.I can translate only short sentences in German.
Babam sinemaya yalnız gitmeme izin vermez.My dad doesn't let me go to the cinema alone.
O yalnız kaldı.He stayed alone.
Hâlâ yalnızım.I am still alone.
O, o zaman yalnızdı.He was alone at the time.
Neden yalnızca roman yazıyorum?Why do I write only novels?
Yalnız değiliz.We're not alone.
Endonezya dünyada yalnızca adalar üzerinde kurulu olan en büyük ülkedir.Indonesia is the largest country in the world situated only on islands.
Tom genellikle yalnız yemek yer.Tom usually eats alone.
Ben yalnızca koşer yemeği yerim.I only eat kosher food.
Bunu yalnız yapamam.I can't do this alone.
Burada yalnız mısın?Are you here alone?
Burada yalnız başına mısın?Are you here alone?
Sadece beni yalnız bırak.Just leave me alone.
Bizi yalnız bırak.Leave us alone.
Piyanoyu yalnız kaldıramazsın.You can't lift the piano by yourself.
Ailemi yalnız bırak.Leave my family alone.
Beni yalnız bırak yoksa polis çağıracağım.Leave me alone or I'll call the police.
Yalnızca ben burada değilmişim gibi davran.Just pretend I'm not here.
Sadece Tom'u yalnız bırak.Just leave Tom alone.
Bir dakika yalnız olabilir miyiz?Can we have a moment alone?
O, bunalımda ve yalnız.He's depressed and lonely.
O yalnız olduğunu söylüyor.She says that she's lonely.
Tom park bankında yalnızdı.Tom was alone on the park bench.
Tom bana yalnız olduğunu söyledi.Tom told me that he was lonely.
Tom Mary'nin park bankında yalnız oturduğunu gördü.Tom saw Mary sitting alone on a park bench.
Tom pencerenin yanındaki masada yalnız oturdu.Tom sat alone at a table near the window.
Tom yalnız olduğunu fark etti.Tom realized he was alone.
Tom yalnız öldü.Tom died alone.
Tom burada yalnız kalamaz.Tom can't stay here alone.
Tom ve Mary en sonunda yalnız kalmışlardı.Tom and Mary were finally alone.
Tom beni yalnız bırakmadı.Tom wouldn't leave me alone.
Yalnızca birkaç saatim var.I only have a few hours.
Benim adım Zezo değil. O yalnızca takma bir ad.Zezo is not my name. It's only a nickname.
Tom yalnız mıydı?Was Tom alone?
Bunu yalnız yapmalıyım.I have to do this alone.
Yalnızca üzgün olduğumu söylemeye geldim.I only came to say I'm sorry.
Bence Tom'u yalnız bırakmalıyız.I think we should leave Tom alone.
Sana oraya asla yalnız gitmemeni söylediğimi düşündüm.I thought I told you never to go there alone.
Şimdi tamamen yalnızım.I'm all alone now.
Ben yalnızca bir taksi şoförüyüm.I'm just a taxi driver.
Ben bir tür yalnızlığı seven kişiyim.I'm kind of a loner.
Hepimiz yalnızız.We're all alone.
Biz yalnız değiliz.We aren't alone.
Yalnız değilsin.You're not alone.
Yalnız gelmemeliydin.You shouldn't have come alone.
İlgili Sayfalar