yalnız ile cümle
yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün bunu yalnız yapmak zorunda kalabilirsiniz.You might have to do this all by yourself.
Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için yalnız bir çare var. Bunu Tom'a sor.There's only one way to find out how to do that. Ask Tom.
Tom'un gerçekten bütün istediği yalnız bırakılmaktı.All Tom really needed was to be left alone.
Sen bana yalnızca bir şey için söz vermek zorundasın.You just have to promise me one thing.
" Kaç tane erkek çocuğun var?" "Yalnızca bir tane.""How many boys do you have?" "I only have one."
O benden yalnızca iki yaş büyük.He's only a couple of years older than me.
Tom, oraya yalnız gitmenin çok riskli olacağını söyledi.Tom said it was too risky to go there alone.
O çok yalnız.He's very lonely.
Onunla yalnız konuşacağım.I will speak to her alone.
Yalnız olmak istiyorum!I want to be alone!
Tom yalnız bırakılmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to be left alone.
Tom yalnız olmak istediğini söyledi ve sonra üst kata odasına gitti.Tom said that he wanted to be alone and then he went upstairs to his bedroom.
Tom Mary ile yalnız biraz zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time alone with Mary.
Kabul ediyorum ama yalnızca tek şartla.I accept, but only on one condition.
Sadece yalnız bırakılmak istiyorum.I just want to be left alone.
O sadece yalnız bırakılmak istiyor.He just wants to be left alone.
O sadece yalnız kalmak istiyor.She just wants to be left alone.
Tom'la yalnız konuşmak isterim.I'd like to talk to Tom alone.
Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom alone.
Bir an için Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone for a moment.
Ben Tom'la yalnız başına biraz zaman geçirmek isterim.I'd like to have some time alone with Tom.
Tom ile birkaç dakika yalnız geçirmek istiyorum.I'd like to have a few minutes alone with Tom.
Yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone.
Şimdi yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone now.
Sakıncası yoksa yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone if you don't mind.
Her zaman yalnız olacağımı düşündüm.I thought I'd always be alone.
O yalnız seyahat etmekten korkuyordu.She was afraid of travelling alone.
Tom yalnız bırakılamaz.Tom can't be left alone.
Bunu yalnız yapamazsın. Birinin sana yardım etmesini iste.You can't do it alone. Ask someone to help you.
Tom bunu yalnız yapamaz. Ona yardım eder misiniz?Tom can't do it alone. Could you please help him?
Bu işi yalnız yapamam.I can't do this job alone.
Ben oraya yalnız dönemem.I can't go back there alone.
Bizi burada yiyecek ve su olmadan yalnız bırakamazsın.You can't just leave us here with no food and water.
Bir bebeği yalnız bırakamazsın.You can't leave a baby alone.
Beni burada Tom ile yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone with Tom.
Beni burada yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone.
Tom'u yalnız bırakamayız.We can't leave Tom alone.
Tom'un yalnız gitmesine izin veremem.I can't let Tom go alone.
Yalnız içmene izin veremem.I can't let you drink by yourself. Let me join you.
Oraya yalnız gitmene izin veremem.I can't let you go in there alone.
Onu yalnız yapamam.I can't make it alone.
Tom yalnız yaşayamaz.Tom can't survive alone.
Yalnızca iki bardak şarabım vardı.I only had two glasses of wine.
Yalnızca iki bardak şarap içtim.I only had two glasses of wine.
Sana yalnızca bir sorum daha var.I only have one more question for you.
Ben yalnızca Tom'un konuşmanın sonunu duydum.I only heard the end of Tom's speech.
Yalnızca gitarda bir şarkıyı nasıl çalacağımı biliyorum.I only know how to play one song on the guitar.
Yalnızca bu ikisine ihtiyacımız var.I only need two of these.
Yalnızca sana yardım etmek istiyorum.I only want to help you.
Size yalnızca yardım etmek istiyorum.I only want to help you.
Burada yalnız olduğumu düşündüm.I thought I was alone here.
Yalnız olduğumu düşündüm.I thought I was alone.
Yalnız olmayı sevdiğini düşünüyordum.I thought you liked being alone.
Yalnız olabileceğini düşündüm, bu yüzden bir şişe şarapla uğradım.I thought you might be lonely, so I came over with a bottle of wine.
Yalnız olduğunu söylediğini sanıyordum.I thought you said you were alone.
Hepinizin gidip beni yalnız bıraktığınızı sandım.I thought you'd all gone and left me.
Ben senin yalnız olacağını düşündüm.I thought you'd be alone.
Mary'ye yalnızca arkadaş olmak istediğimi söyledim.I told Mary I just want to be friends.
O, büyük bir evde yalnız yaşıyor.She lives alone in the large house.
Yalnız başına balığa çıkmayı sever.He likes to go out fishing alone.
İlgili Sayfalar