yalnız ile cümle

yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin yalnız başına oturduğunu fark etmedi.Tom didn't notice that Mary was sitting by herself.
Makaleler için yalnızca Playboy'u okurum.I only read Playboy for the articles.
Fadıl yalnız çalışmamış olabilir.Fadil may not have been working alone.
Seni onunla yalnız bırakacağım.I'll leave you alone with him.
Şimdi seni onunla yalnız bırakacağım.I'll leave you alone with her now.
Seni şimdi yalnız bırakacağım.I'll leave you alone now.
Fadıl evinde yalnız oturuyordu.Fadil sat in his house alone.
Onu yalnızca pazartesi günlerinde görüyorum.I see her only on Mondays.
İslam yalnızca bir din değildir. O bir yaşam biçimidir.Islam is not only a religion. It's a way of life.
Bu kadar çok şey yapmak için yalnızca bir hayatımızın olması yazık.It's a shame we only have one life to do so many things.
Tom yalnızlığı seven bir kimse.Tom is a loner.
Tom yalnız çıktı.Tom went out alone.
Yalnızca bir sosyopat öyle bir şey yapabilirdi.Only a sociopath could do something like that.
Fırtına sırasında Tom Mary ile birlikte evde yalnızdı.Tom was home alone with Mary during the storm.
Tom üstünde yalnızca otuz doları olduğunu söyledi.Tom said he only had thirty dollars on him.
Tom Mary'yi parkta yalnız yürürken gördü.Tom saw Mary walking alone in the park.
Burada yalnız başıma kalmayı tercih ederim.I'd rather stay here by myself.
Ben genellikle yalnız başıma yemek yerim.I usually eat lunch by myself.
Kendimi tekrar yalnız buldum.I found myself alone again.
Genellikle öğle yemeğini yalnız yerim.I usually eat lunch alone.
Tom yalnız bırakılmak istemedi.Tom didn't want to be left alone.
Onu yalnız yapmadım.I didn't do that alone.
Biz üç yalnız bayanız.We are three lonely women.
Linux bir işletim sistemi değil yalnızca bir çekirdektir.Linux is not an operating system, but only a kernel.
Tom çocuklarını yalnız bıraktığı için Mary'ye kızgındı.Tom was angry at Mary for leaving their children unattended.
Oraya yalnız başıma gitmemeliydim.I should never have gone there by myself.
Tom ve Mary yalnız başlarına biraz zaman istediler.Tom and Mary wanted some time alone.
Bunu yalnız başıma yapamayacağım.I won't be able to do it by myself.
Sen yalnız seyahat etmek için çok gençsin.You're too young to travel alone.
Oraya yalnız gitmeliydim.I should've gone there by myself.
Onların yalnızca yağmura bağımlı olmaksızın toprağı sulayabilmeye ihtiyaçları var.They need to be able to irrigate without relying solely on rain.
Orada yalnız değildim.I wasn't there alone.
Üzgün ​​ve yalnızdım.I was sad and lonely.
Tom yalnız olduğunu düşünüyordu.Tom thought he was alone.
Tom barda yalnız oturdu.Tom sat at the bar alone.
İnsanın imkânları yalnızca hayal gücü ile sınırlıdır.The opportunities of man are limited only by his imagination.
Kocası öldüğünden beri çok yalnızdı.She has been very lonesome since her husband died.
Bunu muhtemelen yalnız başına yapamam.I can't possibly do this alone.
Bunu yalnız başıma yapmam olanaksız.I can't possibly do this alone.
Bu yalnızca tek bir kişi tarafından yapılamaz.This cannot be done by only a single person.
Ben genellikle yalnız yerim.I usually eat alone.
Evde yalnız değildim.I wasn't home alone.
Üzgünüm ​​ve yalnızım.I'm sad and lonely.
Sensiz çok yalnızım.Without you, I'm very lonely.
Sen olmadan çok yalnızım.Without you, I'm very lonely.
Tom laboratuarda yalnız çalışıyor.Tom is working alone at the laboratory.
Tom gerçekten yalnız bırakılmak istiyor mu?Does Tom really want to be left alone?
Büyükannem büyük, eski bir evde yalnız yaşıyor.My grandmother lives alone in a huge, old house.
Beni yalnız bırak! Görmüyor musun, meşgulüm.Leave me alone! Can't you see I'm busy?
Tom yalnızca birkaç saat kalacağını söyledi.Tom said he would only stay for a few hours.
Tom seni asla yalnız bırakmayacak.Tom will never leave you alone.
Tom odada yalnız bırakıldı.Tom was left alone in the room.
Tom o zaman evde yalnızdı.Tom was home alone at the time.
Beni asla yalnız bırakmazdı.She would never leave me alone.
O beni asla yalnız bırakmazdı.He would never leave me alone.
Dünyada yalnızım.I am alone in the world.
Ben dünyada yalnızım.I'm alone in the world.
Yalnızca suçlayacak birini arıyorsun.You're just looking for someone to blame.
Onu yalnızca gençler yapabilir.Only teenagers can do that.
Yalnızca tek bir çıkış yolu var.There is only one way out.
İlgili Sayfalar