yalnız ile cümle
yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Leyla'nın yalnızca tek çıkış yolu vardı.Layla had only one way out.
Hayatımın geri kalanını yalnız geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life alone.
Leyla yalnız seyahat ediyordu.Layla traveled alone.
Tom sadece yalnız bırakılmak istediğini söylüyor.Tom says he just wants to be left alone.
Tom'un istediği tek şey yalnız bırakılmak.All Tom wants is to be left alone.
Yalnız çalışmıyor musun?Don't you work alone?
Tom neden bu kadar yalnız hissediyor?Why does Tom feel so lonely?
Hepiniz yalnız değil misiniz?Aren't you all alone?
Şimdi yalnız değil misin?Aren't you alone now?
Sen genellikle yalnız yolculuk etmez misin?Don't you usually travel alone?
Sen genellikle yalnız yolculuk etmiyor musun?Don't you usually travel alone?
Siz ikiniz yalnız olmak istemiyor musunuz?Don't you two want to be alone?
Sami yalnız gitti.Sami went alone.
Sami ve Leyla'nın birlikte olmasının yalnızca tek yolu var.There is only one way Sami and Layla can be together.
Tom yalnız yolculuk etti.Tom traveled alone.
Tom yalnız yolculuk ediyordu.Tom traveled alone.
Leyla kendini çok yalnız hissetti.Layla felt very lonely.
Tom ormanda yalnız öldü.Tom died alone in the woods.
Leyla taşrada yalnız başına uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night alone in the outback.
Leyla çölde yalnız başına öldü.Layla died alone in the desert.
Leyla yalnız ölmek istemedi.Layla didn't want to die alone.
Leyla yalnız ölmek istemiyordu.Layla didn't want to die alone.
Tom ikimizi de tutmak istedi, ancak yalnızca bizden birini tutabileceğini söyledi.Tom wanted to hire us both, but he said he could only hire one of us.
Tom yalnız gitti.Tom went alone.
Tom tezgahta yalnız başına oturuyordu.Tom was sitting alone at the counter.
Tom kısa süre içinde yalnız olmadığını fark etti.Tom soon realized he wasn't alone.
Tom ve Mary nihayet tamamen yalnızdı.Tom and Mary were finally completely alone.
Tom ve Mary artık yalnız değildiler.Tom and Mary weren't alone anymore.
Tom onu yalnız başına yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do that by himself.
Tom onu yalnız yapmayı tercih ettiğini söyledi.Tom said he'd rather do that alone.
Tom ve Mary sadece yalnız bırakılmak istiyor.Tom and Mary just want to be left alone.
Onları yalnız bırakırsanız onlar sizi yalnız bırakacaklardır.If you leave them alone, they'll leave you alone.
Onları yalnız bırakın, onlar sizi yalnız bırakacaklardır.Leave them alone, and they'll leave you alone.
Yalnızca kendisi için yaşayan kimse, başkaları için ölüdür.He who only lives for himself is dead to others.
Yalnız olmak kendinle iç mücadeleyi gerektirir.Being a loner requires inner struggle with yourself.
Sevmek yalnız olmaktır.To love is to be alone.
Tom, Mary olmadan yalnız geldi.Tom came alone, without Mary.
Kuşatma yalnızca üç saat sürdü.The siege took only three hours.
Herkes meşguldü, bu yüzden sinemaya yalnız gittim.Everyone was busy, so I went to the movie alone.
Yalnız görünüyorsun.You seem lonely.
Sonunda yalnız başına baş edemeyeceğini itiraf etmelisin.You should finally admit you can't cope alone with it.
Bu el kitabı yalnızca elektronik olarak mevcuttur. Basılı bir versiyonu yoktur.This manual is only available electronically. There is no printed version.
Yalnız öleceğim.I will die lonely.
Yalnız başıma yaptım bunu.I did that by myself.
Tom bunu yalnız yapabilir.Tom might do that alone.
Tom bunu yalnız başına yapmayı planlıyor.Tom plans to do that alone.
Tom nadiren bunu yalnız yapar.Tom rarely does that alone.
Tom bunu sık sık yalnız yapar.Tom frequently does that alone.
Tom bunu gerçekten yalnız yapmadı.Tom didn't really do that alone.
Tom, Mary'nin bunu yalnız yapmayı planlamadığını söyledi.Tom said Mary wasn't planning on doing that alone.
Tom Mary'ye John'un yalnız olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told Mary that he thought John wasn't alone.
Bence Tom yalnız kalmayacak.I think Tom won't be lonely.
Tom yalnız olabilirdi, ama olsa bile, bize söylemezdi.Tom might've been lonely, but even if he had been, he wouldn't have told us.
Tom'un yalnız olacağına eminim.I'm sure Tom will be alone.
Tom'un yalnız olduğunu biliyorum.I know that Tom is alone.
Tom'u yalnız sanıyordum.I thought Tom was alone.
Tom'u yalnızdır diye düşünmüştüm.I thought Tom was alone.
Bunu yalnızca Tom yapabilir.Only Tom can do it.
Tom'un yalnız kalacağından çok ciddi bir şekilde şüpheliyim.I doubt very seriously that Tom will be lonely.
Tom bunu yalnız başına daha hızlı yapabilirdi.Tom could've done that faster by himself.
İlgili Sayfalar