yalnız ile cümle
yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bizi yalnız bırakmayacak.Tom won't leave us alone.
Tom işi yalnız yaptı.Tom did the work alone.
Ben aptal değilim. Yalnızca farklıyım.I'm not stupid. I'm just different.
Tom karanlıkta yalnızdı.Tom was alone in the dark.
Tom yalnızca görevini yapıyor.Tom is just doing his duty.
Tom yalnız yaşamak için henüz yeterince yaşlı değil.Tom isn't yet old enough to live alone.
Tom yalnız bırakılmayacak kadar çok genç.Tom is too young to be left alone.
Tom artık yalnız değil.Tom isn't lonely anymore.
Ben olmayı seçmediğim sürece asla yalnız değilim.I'm never alone, unless I choose to be.
Tom bunalımlı ve yalnız.Tom is depressed and lonely.
Birçok gerçekler ama yalnızca tek gerçeklik vardır.There are many truths, but only one reality.
Bunu yalnızca bir kez söyleyeceğim. Bu nedenle dikkatle dinle.I'm only going to say this once, so listen carefully.
Tom Mary'yi arabada yalnız bıraktı.Tom left Mary alone in the car.
Tom yalnız olduğunu söylüyor.Tom says that he's lonely.
Tom sevgililer gününde yalnız olmak istemiyordu.Tom didn't want to be alone on Valentine's Day.
Tom Mary'yi oraya yalnız gitmemesi için uyardı.Tom warned Mary not to go there alone.
Tom evde yalnızdı.Tom was home alone.
Sadece Tom'la yalnız bir dakikaya ihtiyacım var.I just need a minute alone with Tom.
"Mary, acele et. Zaten geç kaldık." "Hazır değilim.Beni yalnız bırak!""Mary, hurry up. We're already late." "I'm not ready. Leave me alone!"
Neden yalnız yaşıyorsun?Why do you live alone?
O, hayatta yalnızca bir kez olur.It happens only once in a lifetime.
Yalnızca merhaba demek istiyorum.I just want to say hello.
Lazer yazıcım yalnızca siyah beyaz yazdırır.My laser printer only prints in black and white.
Tatoeba kullanıcıları kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeliler.Users of Tatoeba shouldn't feel alone and desperate.
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.The worst solitude is to be destitute of sincere friendship.
Doğum gününü yalnız geçirmene müsaade etmeyeceğim.I'm not going to let you spend your birthday alone.
Doğum gününü yalnız geçirmene izin vermemin hiç bir yolu yok.There's no way I'm letting you spend your birthday alone.
Şimdi, lütfen beni yalnız bırak.Now, please leave me alone.
Tom'u yalnız bırakman gerektiğini sanmıyorum.I don't think that you should leave Tom alone.
Hey, yalnızca bir kez yaşarsın.Hey, you only live once.
Herkes bizi yalnız bıraktı.Everyone left us alone.
Senin için bir sakıncası yoksa, bir süre yalnız kalmak istiyorum.If you don't mind, I'd like to be alone for a while.
Sakıncası yoksa bir süre yalnız olamak istiyorum.If you don't mind, I'd like to be alone for a while.
Eğer sakıncası yoksa, Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.If you don't mind, I'd like to talk to Tom alone.
İzin verirseniz Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone if I may.
Bunu yalnız yapmayı tercih ederim.I'd rather do this alone.
Yalnız olduğun için mi katısın? Yoksa katı olduğun için mi yalnızsın?Are you bitter because you're lonely, or lonely because you're bitter?
Burada yalnız kalma fikrini sevmiyorum.I don't like the idea of you staying here alone.
Tom ofisinde yalnız, bir rapor yazıyor.Tom is alone in his office, writing a report.
Çocuğu yalnız bırakmaman gerekir.You shouldn't leave the child alone.
Kendisi oraya yalnız gitmeye karar verdi.He himself decided to go there alone.
Kurtlar sürüyle gezer ama kartallar yalnız uçar.Wolves travel in packs, but eagles fly alone.
Bu sınıfta yalnızca otuz öğrenci için yer var.There is only space for thirty students in this classroom.
Seni Tom'la yalnız bırakmak istemiyorum.I don't want to leave you alone with Tom.
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.Even the blackest cow only gives white milk.
Karaokeye hiç yalnız gittin mi?Have you ever been to karaoke alone?
Bu yalnızca buzdağının görünen ucu.This is only the tip of the iceberg.
Her şeyi yalnızca bana bırak.Just leave everything to me.
Yalnızca nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak bile daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.Just talking about your feelings can make you feel better.
Beni yalnız bıraktın!You left me alone.
Yalnız yaşayamam.I can't live alone.
Yalnızca Tom'un beni sevmesini istiyorum.I just want Tom to love me.
Tom beni seven yalnızca tek kişidir.Tom is the only one who loves me.
Tom yalnız olduğuna memnundu.Tom was glad to be alone.
Öyle yalnızım ki.I'm so alone.
Tom kendi için yalnızca tek bir seçenek olduğunu biliyor.Tom knows there's only one choice for him.
Tom bu görüşte yalnız değil.Tom isn't alone in this opinion.
Yapabileceğim yalnızca tek şey var.There's only one thing I can do.
İşleri düzeltmek için yalnızca birkaç güne daha ihtiyacım var.I only need another few days to make things right.
İlgili Sayfalar