yalnız ile cümle

yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sadece yalnız bir değişim öğrencisiydi.Tom was just a lonely exchange student.
Sizinle yalnızca tek sorun var.There's only one problem with you.
Tom, Boston'dan bütün bu yolu yalnızca doğum günü partim için geldi.Tom drove all the way from Boston just for my birthday party.
Yalnızca küçük çocuklar ve yaşlı aptallar doğruyu söyler.Only young children and old fools tell the truth.
Tom yalnız ve terk edilmiş hissetti.Tom felt lonely and abandoned.
O yalnızca absürt.That's just absurd.
Evde yalnız olmayı asla sevmedim.I never liked being at home alone.
Hepimizin yalnız olduğunu umuyorum.I hope we're all alone.
Tom'u yalnız bırakmak istemiyorum.I don't want to leave Tom alone.
Belki sadece Tom'u yalnız bırakmalıyız.Perhaps we should just leave Tom alone.
Tom yalnız değildi.Tom wasn't alone.
Tom sadece yalnız bırakılmayı istiyordu.Tom just wanted to be left alone.
Yalnız bırakılmayı tercih ederim.I'd rather be left alone.
Bunu yalnız yapamayız.We can't do it alone.
Tom Mary'yi yalnız bulmayı umuyordu.Tom had hoped to find Mary alone.
Tom Mary ile yalnız konuşmak istiyor.Tom wants to speak to Mary alone.
Yalnız başıma yaşamak istiyordum.I wanted to live by myself.
Yalnız başıma yaşamak istiyorum.I want to live by myself.
O zaman yalnız değildim.I wasn't alone then.
Tom Mary'nin çocuklarıyla yalnız olmasına asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to be alone with his children.
Tom Boston'da yalnız olabilir.Tom might be lonely in Boston.
Birlikte yalnız kaldılar.They were left alone together.
Tom yalnız olmadığını düşünmemizi istiyor.Tom wants us to think he's not lonely.
Yalnız kalmak istediğimi sana söylemedim mi?Didn't I tell you I wanted to be alone?
Yalnız olmak istediğimi nasıl bildin?How did you know I wanted to be alone?
Tom'un yalnız olduğunu biliyor muydun?Did you know Tom was lonely?
Bunu yalnız başıma yapamam Tom. Yardımına ihtiyacım var.I can't do it alone, Tom. I need your help.
Ben yalnızca İtalyanca konuşurum.I only speak Italian.
O yalnız iş yapar.She works alone.
Benim yalnızca iki elim var.I have only two hands.
Bu yalnızca bir prototip.This is only a prototype.
Yalnız başına alışverişe gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping alone.
Yalnız seyahat etmeyi seviyorum.I love traveling alone.
Alışverişe yalnız gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping by myself.
Yalnızca burada yiyebileceğim bir şey yemek istiyorum.I want to eat something that I can only eat here.
İkimiz nihayet yalnızız.The two of us are finally alone.
Sonunda yalnızız.We're finally alone.
Özgeçmiş yalnızca bir tanıtımdır.A resume is just an advertisement.
Ben yalnızca Fransızca konuşabilirim.I can only speak French.
Sensiz yalnız olurdum.I'd be lonely without you.
Tom hafta sonlarında evde yalnız kalmayı seviyor.Tom likes to stay at home alone on weekends.
Ben yalnız bir anneyim.I'm a single mother.
Yalnız olmanı istemiyorum.I don't want you to be lonely.
Ne yalnızlığa neden olur?What causes loneliness?
Neden yalnız gitmiyorsun?Why don't you go alone?
Gerçekten yalnız mı yaşıyorsun?Do you really live alone?
Gerçekten bütün istediğim yalnız bırakılmak.All I really want is to be left alone.
Tom yalnız bırakılmak istedi.Tom wanted to be left alone.
Tom yalnız bırakılmayı istiyordu.Tom wanted to be left alone.
En azından yalnız değildim.At least I wasn't alone.
Yalnız olmadığını hatırla.Remember that you aren't alone.
Yalnız gitmek zorundayım.I have to go alone.
Tom oraya yalnız gitmek istemiyordu.Tom didn't want to go there alone.
Tom evde yalnız kalmayı seviyor.Tom likes to stay at home alone.
Beni yalnız bırakman gerekiyor.You should leave me alone.
Yalnız olmaktan korkuyordum.I was afraid to be alone.
Yalnızlık bağımsızlıktır.Solitude is independence.
Gidin, beni yalnız bırakın!Go away, leave me alone!
Kentte yalnızca bir tane sinema vardı.There was only one movie theater in town.
Yalnız bırakılmak ister misin?Do you want to be left alone?
İlgili Sayfalar