yalnız ile cümle

yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom yalnız çalışır.Tom works alone.
Burada yalnızız.We're here alone.
Şimdi yalnızız.We're now alone.
Çok yalnızız.We're very lonely.
Oldukça yalnızız.We're quite alone.
Biz yalnızdık.We were alone.
Onlar yalnız değil.They're not alone.
Tom yalnız mı?Is Tom alone?
Yalnız mıyız?Are we alone?
Yalnız yemek yerim.I eat alone.
Yalnız yaşıyorum.I live alone.
Ben yalnız yaşıyorum.I live alone.
Ben yalnızdım.I was lonely.
Yalnız olacağım.I'll be alone.
Yalnız geleceğim.I'll come alone.
Yalnız çalışacağım.I'll work alone.
Tamamen yalnızım.I'm all alone.
Burada yalnızım.I'm alone here.
Yalnız çalışıyorum.I'm working alone.
Bu gece kaçınız yalnızsınız?How many of you are alone tonight?
Niçin çok yalnızım?Why am I so alone?
Ben yalnızca birkaç kelime biliyorum.I only know a few words.
Yalnız gitmeni istemiyorum; bu son.I don't want you to go alone; this is final.
Yalnızca okumak için gözlük takıyorum.I wear glasses only for reading.
Yalnız değildin.You weren't alone.
Yalnız olacaksın.You'll be alone.
Yalnız çalışacaksın.You'll work solo.
Şubat ayında yalnızca 28 gün var.There are only 28 days in February.
Ben yalnızca onu etkilemeye çalışıyordum.I was just trying to impress him.
Onun yalnızca dört pezosu var.He has only four pesos.
Yalnızlaşmıyor musun?Don't you get lonely?
Hiç yalnız kalmıyor musun?Don't you ever get lonely?
Yalnızlığı iyi idare edemem.I don't handle loneliness well.
Ben yalnızca Tom'u sevmiyorum.I just don't love Tom.
O zaman yalnızdın, değil mi?You were alone at that time, weren't you?
O, boşanmadan sonra yalnızdı.He was lonely after his divorce.
Bunu yalnız yapamazdım.I couldn't have made it alone.
Biz evde yalnızca İspanyolca kullanırız.We only use Spanish at home.
Kedim yalnızca sulu yemek yer.My cat only eats wet food.
Yalnızca aç olduğum zaman yemek yerim.I eat only when I'm hungry.
Canım yalnız olmak istiyor.I feel like being alone.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Onu yalnız başıma yapmak zorunda kaldım.I had to do it by myself.
Yalnızca ithal şarap sunmaya karar verdim.I've decided to serve only imported wine.
Yalnızca tek sorum var.I just have one question.
Yalnızca işimi kaybettim.I just lost my job.
Yalnızca seni gerçekten öpmek istiyorum. Sakıncası var mı?I just really want to kiss you. Would you mind?
Seni gerçekten sevdiğimi bilmeni istiyorum yalnızca.I just want you to know that I really like you.
Yalnızca, eski hayatımı geri istedim.I just wanted my old life back.
Ben sadece burada yalnız başıma durmak istedim.I just wanted to stand here by myself.
Yalnız olmanın ne demek olduğunu biliyorum.I know what it's like to be lonely.
Yalnız olmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to be lonely.
Yalnız hissettiğini biliyorum.I know you feel lonely.
Bunu yalnız başıma yapmalıyım.I ought to do this by myself.
Yalnızsın, değil mi?You're alone, aren't you?
Tom biraz yalnız zaman istedi.Tom wanted some alone time.
Tom biraz yalnız zaman istiyor.Tom wants some alone time.
Tom yalnız görünüyor.Tom seems lonely.
Yalnız gel dedim.I said come alone.
Sanırım Tom yalnız.I think Tom is lonely.
İlgili Sayfalar