yalan ile cümle
yalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.Travel over the earth and see what befell those who accused (the apostles) of lies.
Bizi ayet (mucize)ler göndermekten, öncekilerin onu yalanlamasından başka bir şey alıkoymadı.Nothing could stop Us from sending signs except that the earlier people had rejected them as lies.
Onlar yalandan başkasını söylemiyorlar.They speak nothing but lies.
Öyleyse Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?"Who is more wicked than he who fabricates a lie against God?"
"Gerçekten bize vahyolundu ki: Doğrusu azap, yalanlayan ve yüz çevirenlerin üstünedir."It has been revealed to us that punishment will befall him who denies and turns away.
Andolsun, Biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.So We showed him all Our signs, but he denied them and refused,
Yalan düzüp uyduran gerçekten yok olup gitmiştir."For he who fabricates lies is doomed to failure."
Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden 'ona yardım edip-öcünü aldık'.And We helped him against the people who rejected Our signs as lies.
Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının.Avoid the repugnance of idols, and false and frivolous talk.
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı).And the people of Midian too.
Musa da yalanlanmıştı.Moses was also accused of lies.
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar; artık onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.But those who did not believe and called Our revelations lies, will be given disgraceful punishment.
"Rabbim" dedi (Nuh). "Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et.""O my Lord," prayed (Noah), "help me against them, for they accuse me of lies."
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarına karşı bana yardım et."(The apostle prayed): "O Lord, deliver me, for they accuse me of lies."
Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.Then they accused them of lies, and joined the company of those who were destroyed.
Hayır, Biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar.In fact We have sent the truth to them, but they are liars.
Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?"Were not My messages read out to you? But you denied them."
Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah Katında yalancıların ta kendileridir.And since they did not bring the four witnesses they are themselves liars in the sight of God.
Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır."You have surely done with denying; soon will come the inevitable judgement.
Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.": He said: "O Lord, I fear that they will deny me.
"Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.In equating you with the Lord of all the worlds;
Nuh kavmi de gönderilen (peygamber)leri yalanladı.The people of Noah accused the apostles of lies.
Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı."He prayed: "O Lord, verily my people accuse me of lies.
Ad (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı.The people of 'Ad accused the messengers of lies.
Böylelikle onu yalanladılar, Biz de onları yıkıma uğrattık.Then they accused him of lies; so We annihilated them.
Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.The Thamud accused the messengers of lies.
Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.The people of Lot accused the messengers of lies.
Eyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı.The people of the Wood too called the messengers liars.
Onlar, 'gerçeği ters yüz eden,' günaha düşkün olan her yalancıya inerler.They come down to every mendacious sinner,
Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.Who listens to you (for spreading rumours); but most of them are liars.
(Süleyman:) "Durup bekleyeceğiz, doğruyu mu söyledin, yoksa yalancılardan mı oldun?" dedi.(Solomon) said: 'We shall see if you speak the truth or you are a liar.
Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.They are liars indeed.
"Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz.You worship idols in place of God and invent lies.
"Eğer yalanlarsanız, sizden önceki ümmetler de (elçilerin çağrısını) yalanlamışlardır.But if you deny, then many a people have denied before you.
"Allah'a karşı yalan mı düzüp uyduruyor, yoksa kendisinde bir delilik mi var?"Has he fabricated a lie about God, or is he possessed?"
Ve dediler ki: "Bu, düzülüp uydurulmuş bir yalan (iftira)dan başka bir şey de değildir."And they say: "This is nothing but a fabricated lie."
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden önceki elçiler de yalanlandı.If they call you a liar, so have other messengers been denied before you.
Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."You are speaking only lies."
"Bu, sizin yalanladığınız (mü'mini kafirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.""(Yes,) this is the Day of Judgement you had called a lie."
“Birtakım uydurma yalanlar için mi Allah’tan başka ilahlar istiyorsunuz?”Why do you solicit false gods instead of God?
Dikkat edin; gerçekten onlar, düzdükleri yalanlardan dolayı derler ki:Is it not a lie invented by them when they say:
Onlar, hiç şüphesiz, muhakkak yalan söyleyenlerdir.They are liars indeed!
Onlardan önce Nuh kavmi, Ad ve kazıklar sahibi Firavun da yalanlamıştı.Even before them the people of Noah, 'Ad, the mighty Pharoah,
Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azapla-sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.Of all these there was not one who did not deny the messengers. So My retribution was justified.
Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.Verily God does not show the way to an ungrateful liar.
Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da.The people of Noah had denied before them, and many factions after them.
Ama onlar: (Bu,) Yalan söyleyen bir büyücüdür" dediler.But they said: "He is only a deceiving sorcerer."
Şüphesiz Allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez."Surely God does not show the way to the shameful liar.
Ki onlar, Kitab'ı ve elçilerimizle gönderdiğimiz şeyleri yalanladılar. Artık yakında bileceklerdir.Those who deny the Book and what We have sent down with Our apostles, will soon come to know
Onlar, yalnızca 'zan ve tahminle yalan söylüyorlar.'They only make up lies.
Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?So look at the fate of those who denied.
Oysa onlar, onunla hidayete ermediklerinden: "Bu, eski bir yalandır" diyecekler.Since they have not taken guidance from it, they will say: "This is the same old lie."
Bu (yalancı ilahlar ve onlara yükledikleri), onların yalanları ve uydurduklarıdır.It was all a lie what they had contrived!
Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı.The people of Noah, Ar-Rass and Thamud denied before you,
Hepsi elçileri yalanladı; böylece Benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu.Each of them denied the apostles. So My threat became a reality.
Kahrolsun, o 'zan ve tahminle yalan söyleyenler';Perish will those who just guess and speculate,
İşte o gün, yalanlayanların vay haline,Will be the day of woe for those
(Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."(And told:) "This is the fire which you denied.
Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.His heart did not falsify what he perceived.