Sanırım maalesef o yalan söyledi.I think it's a pity that he lied.
Onun yalan söylediği açık.It's obvious that he lied.
O bir yalandı.That was a lie.
Yalan söylüyorsun, değil mi?You're lying, aren't you?
Bana yalan söyleme.Don't lie to me.
Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.He lies as naturally as he breathes.
Aslında, o yalan söyledi.In fact she lied.
Google bir yalancıdır.Google is a liar.
Onların bütün yalanlarından bıktım.I'm fed up with all their lies.
Neden yalan söyledin?Why did you lie?
O yalan söyleyen insanları hor görüyor.She despises people who lie.
Başka herkese yalan söyleyebilirsin ama kendine yalan söyleyemezsin.You can lie to everyone else, but you can't lie to yourself.
O hasta olduğunu söyledi ve bu bir yalandı.He said that he was sick, and this was a lie.
Onun bir aktris olmak istemesinin büyük bir yalan olduğunu anladım.I understood that it was a great lie that she wanted to become an actress.
Bir yalan dedektörü testinin sonuçları mahkemede kabul edilmez.The results of a lie detector test are inadmissible in court.
Doğru, daha ayakkabılarını giyememişken; yalan, dünyanın öbür ucuna gitmiştir bile.A lie can travel halfway around the world while the truth is putting on its shoes.
İyi bir yalana inanmak bir gerçeğe inanmaktan daha kolaydır.A good lie is easier to believe than the truth.
Onun hikayesi bir yalan olamayacak kadar çok mantıksız.His story is too preposterous to be a lie.
Yalan söyledim. Lütfen affet.I lied. Please forgive.
Tom karısına yalan söyleyerek evliliğini mahvetti.Tom destroyed his marriage by lying to his wife.
Yalan söylediği için Mary kızını cezalandırdı.Mary punished her daughter for lying.
Ailemde yalanın cezası ağırdı.In my family, the punishment for lying was severe.
Ebeveynler çocuklarına yalan söylemenin yanlış bir şey olduğunu öğretirler.Parents teach their children that it's wrong to lie.
O yalan söylüyor, ben her zaman söyleyebilirim.He's lying, I can always tell.
O, daha önce gelenleri gizlemek için için yeni bir yalan söylüyor.He tells a new lie to cover up those that came before.
Neden yalan söylüyorsun?Why do you lie?
O tam bir yalan.That's a total lie.
Onu kızdırmaktansa yalan söylemeyi tercih ederim.Would you rather lie than make him angry?
O bana yalan söyledi. Artık ona güvenemem.He lied to me. I cannot trust him any longer.
Bunun bir yalan olduğu çok açık!It's so obvious that it's a lie!
Asla yalan söylemem.I never lie.
Avukatların hepsi yalancıdır.Lawyers are all liars.
Küçük sırlar büyük yalanlar yapar.Small secrets make big lies.
Yalancılar iyi bir hafızaya sahip olmalıdırlar.Liars must have a good memory.
Bu, bir yalandan başka bir şey değil.That's nothing but a lie!
Herkes senin yalancı olduğunu biliyor.Everybody knows that you are a liar.
Herkes sizin yalancı olduğunuzu biliyor.Everybody knows that you are a liar.
Ona bir yalancı dedi.She called him a liar.
Bunun olduğuna inanamıyorum. Birisi bana bunun bir yalan olduğunu söyleyebilir mi?I can't believe that this is happening. Can someone please tell me that it's a lie?
O, yalan söylüyor.He's lying.
Tatoeba'daki her cümle yalandır, özellikle de bu.Every sentence present in Tatoeba is a lie, especially this one.
O, nefes alışı kadar çok kolay yalan söyler.He is lying through his teeth.
Çok yalan söylememesi gerektiğini kendine söylemeye devam etti.He kept saying to himself that he must not tell so many lies.
O benim yüzüme yalan söyledi.He lied to my face.
Birisi yalan söylüyor.Someone is lying.
Ne zaman yalan söyleyebiliriz?When is it OK to tell lies?
Çocuklar ebeveynlerine niçin yalan söylerler?Why do children lie to their parents?
Niçin insanlar yalan söylerler.Why do people tell lies?
Senin bunu bilmemen, bunun bir yalan olmadığı anlamına gelmez.Just because you didn't know about it doesn't mean it is a lie.
O bir yalancı.He's just a liar.
Kendine yalan söylemekten vazgeçmelisin.You need to stop lying to yourself.
Herkes yalan söyler.Everybody lies.
Tom yaşı hakkında sık sık yalan söyler.Tom often lies about his age.
Tom söylentileri ne doğruladı ne de yalanladı.Tom neither confirmed nor denied the rumors.
Tom o konuda muhtemelen yalan söylüyor olabilir.Tom may possibly be lying about that.
Tom, yalan söyleyen insanları küçümsüyor.Tom despises people who lie.
Tom bir şey çaldığını yalanladı.Tom denied that he had stolen anything.
Tom rüşveti kabul ettiğini yalanladı.Tom denied that he had accepted the bribe.
Tom böyle bir şey söylediğini yalanladı.Tom denied having said such a thing.
Tom'un olanlar hakkında yüzüme karşı yalan söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom lied to my face about what happened.