yalan ile cümle
yalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İyilikten çok kötülüğü, Doğru konuşmaktan çok yalanı seversin. _iSelaYou love evil more than good, lying rather than speaking the truth. Selah.
Kötüler daha ana rahmindeyken yoldan çıkar, Doğdu doğalı yalan söyleyerek sapar.The wicked go astray from the womb. They are wayward as soon as they are born, speaking lies.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.But they flattered him with their mouth, and lied to him with their tongue.
Bir kez kutsallığım üstüne ant içtim, Davuta yalan söylemeyeceğim.Once have I sworn by my holiness, I will not lie to David.
Şaşkınlık içinde, ‹‹Bütün insanlar yalancı›› dedim.I said in my haste, "All men are liars."
Yalan yoldan uzaklaştır, Yasan uyarınca lütfet bana.Keep me from the way of deceit. Grant me your law graciously!
Küstahlar yalanlarla beni lekeledi, Ama ben bütün yüreğimle senin koşullarına uyarım.The proud have smeared a lie upon me. With my whole heart, I will keep your precepts.
Tiksinir, iğrenirim yalandan, Ama senin yasanı severim.I hate and abhor falsehood. I love your law.
Onların ağzı yalan saçar, Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler.whose mouths speak deceit, Whose right hand is a right hand of falsehood.
Yalan çıkmasın ağzından, Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden.Put away from yourself a perverse mouth. Put corrupt lips far from you.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.A worthless person, a man of iniquity, is he who walks with a perverse mouth;
Gururlu gözler, Yalancı dil, Suçsuz kanı döken eller,haughty eyes, a lying tongue, hands that shed innocent blood;
Yalan soluyan yalancı tanık Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi.a false witness who utters lies, and he who sows discord among brothers.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.He who hides hatred has lying lips. He who utters a slander is a fool.
Dürüst tanık doğruyu söyler, Yalancı tanıksa hile solur.He who is truthful testifies honestly, but a false witness lies.
Gerçek sözler sonsuza dek kalıcıdır, Oysa yalanın ömrü bir anlıktır.Truth's lips will be established forever, but a lying tongue is only momentary.
RAB yalancı dudaklardan iğrenir, Ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır.Lying lips are an abomination to Yahweh, but those who do the truth are his delight.
Doğru kişi yalandan nefret eder, Kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır.A righteous man hates lies, but a wicked man brings shame and disgrace.
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.A truthful witness will not lie, but a false witness pours out lies.
Dürüst tanık can kurtarır, Yalancı tanık aldatıcıdır.A truthful witness saves souls, but a false witness is deceitful.
Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler, Yalancı da yıkıcı dile kulak verir.An evildoer heeds wicked lips. A liar gives ear to a mischievous tongue.
Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa, Soyluya da yalancı dudaklar hiç yakışmaz.Arrogant speech isn't fitting for a fool, much less do lying lips fit a prince.
Dürüst yaşayan bir yoksul olmak, Yalancı bir akılsız olmaktan yeğdir.Better is the poor who walks in his integrity than he who is perverse in his lips and is a fool.
Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan kurtulamaz.A false witness shall not be unpunished. He who pours out lies shall not go free.
Yalancı tanık cezasız kalmaz, Yalan soluyan yok olur.A false witness shall not be unpunished. He who utters lies shall perish.
İnsandan istenen vefadır, Yoksul olmak yalancı olmaktan yeğdir.That which makes a man to be desired is his kindness. A poor man is better than a liar.
Yalan dolanla yapılan servet, Sis gibi geçicidir ve ölüm tuzağıdır.Getting treasures by a lying tongue is a fleeting vapor for those who seek death.
Yalancı tanık yok olur, Dinlemeyi bilenin tanıklığıysa inandırıcıdır.A false witness will perish, and a man who listens speaks to eternity.
Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.A man who gives false testimony against his neighbor is like a club, a sword, or a sharp arrow.
Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder, Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.A lying tongue hates those it hurts; and a flattering mouth works ruin.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.If a ruler listens to lies, all of his officials are wicked.
Onun sözüne bir şey katma, Yoksa seni azarlar, yalancı çıkarsın.Don't you add to his words, lest he reprove you, and you be found a liar.
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Woe to those who draw iniquity with cords of falsehood, and wickedness as with cart rope;
Çünkü o asi bir halk, yalancı bir soy, RABbin yasasını duymak istemeyen bir soydur.For it is a rebellious people, lying children, children who will not hear the law of Yahweh;
‹RABbin varlığı hakkı için› deseler de, Aslında yalan yere ant içiyorlar.››Though they say, 'As Yahweh lives;' surely they swear falsely."
Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.For there shall be no more any false vision nor flattering divination within the house of Israel.
‹‹Kralı kötülükleriyle, Önderleri yalanlarıyla sevindiriyorlar.They make the king glad with their wickedness, and the princes with their lies.
Elleri kanlı kentin vay haline! Yalanla, talanla dolu. Yağmalamaktan geri kalmıyor.Woe to the bloody city! It is all full of lies and robbery. The prey doesn't depart.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.For many gave false testimony against him, and their testimony didn't agree with each other.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.The God and Father of the Lord Jesus Christ, he who is blessed forevermore, knows that I don't lie.
Bakın, size yazdıklarımın yalan olmadığını Tanrının önünde belirtiyorum.Now about the things which I write to you, behold, before God, I'm not lying.
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.For our exhortation is not of error, nor of uncleanness, nor in deception.
İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.Because of this, God sends them a working of error, that they should believe a lie;
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.If we say that we haven't sinned, we make him a liar, and his word is not in us.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.In their mouth was found no lie, for they are blameless.
Haklı olduğum halde yalancı sayılıyorum, Suçsuz olduğum halde okunla yaraladın beni.›Should I lie against my right? my wound is incurable without transgression.
Onunla paydaşlığımız var deyip de karanlıkta yürürsek, yalan söylemiş, gerçeğe uymamış oluruz.If we say that we have fellowship with him, and walk in darkness, we lie, and do not the truth:
‹‹Onu tanıyorum›› deyip de buyruklarını yerine getirmeyen yalancıdır, kendisinde gerçek yoktur.He that saith, I know him, and keepeth not his commandments, is a liar, and the truth is not in him.
Yalan söylemelerinden ötürü onlara acı bir azab vardır.For them is suffering for they lie.
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.But those who deny and reject Our signs will belong to Hell, and there abide unchanged."
Artık bundan sonra da kim Allah'a yalan uydurursa, işte onlar zalimlerdir.And anyone who fabricates lies about God even after this, is wicked indeed.
Bak nasıl Allah'a yalan uyduruyorlar. Apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter.See how they fabricate lies about God, which is a clear sin.
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar da cehennemin halkıdır.But those who disbelieve and deny Our revelations are the people of Hell.
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar da cehennem halkıdır.But those who disbelieve and deny Our revelations are residents of Hell.
Fakat inkar edenler, Allah'a yalan uyduruyorlar ve çokları da akıl erdiremiyorlar.The unbelievers fabricate lies of God, for many of them are devoid of sense.
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş, görün!"Say: "Travel in the land and see what happened to those who disbelieved."
Bak ki, nasıl kendilerine karşı yalan söylediler ve uydurdukları şeyler kendilerinden sapıp gitti.You will see how they will lie against themselves, and all their slanderings will be vain.
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar).They are surely lost who call the meeting with God a lie.
Senden önce de elçiler yalanlanmıştı.Many an apostle has been accused of lies before you.
Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine sabrettiler, nihayet onlara yardımımız yetişti.Yet they bore with fortitude the falsehoods and the hurt until our help arrived.