yalan ile cümle

yalan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ona yalanlar vaad ettiler:And they promised him lies.
Bu ne oluyo şimdi böyle... yalanmı söyledin yoksa?What the heck are you... Did you lie?
Bu nedenle buralarda rastgele yalancı pozitif ya da rastgele yalancı negatif olma ihtimali düşük.So they're less likely to be randomly false positives, randomly false negatives.
-- çünkü onlar 'evrimci demek ateist demek' gibi iddiaların yalan olduğunu ortaya koyuyorlar.-- because they expose the lie that evolutionism is, as a matter of fact, tantamount to atheism.
Ruh hakkında konuşmaya başladığınızda, bu büyük olasılıkla yalan olacaktır.As soon as you talk about the soul, it can be a lie.
Sanırım hepsi yalan.I guess it is all a lie.
Sizin için çok değerli ise, o zaman kese hakkında... ...yalan söylemeyi düşünmeyin.If you think of it so preciously, then I don't think you would lie about the sachet.
Yalan s?leme!Here? Where we are? The Uk-su motel near Bupyung station.
Ne usta bir yalancýsýn!What a good liar!
O hiç yalan söylemedi.He has never told a lie.
- Bana yalan söyleme. Beni aldattın.You deceived me
"her gün üç yalan söyleyeceksin" diyerek yetiştirmezsiniz."Make sure you lie three times a day."
Yalan söylüyor, Profesör.Professor, it's all lies.
Yalan söyleme.Stop telling me lies here.
Pek çok numara kullanıyorum, yani, size bazen yalan söylüyorum.I use a lot of tricks, which means that sometimes I have to lie to you.
Ama insanlar her gün yalan söylüyor.But people lie every day.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.That's when we convince ourselves that a lie is the truth.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Art is a deception that creates real emotions -- a lie that creates a truth.
Hepsi yalan söylüyor.- Majestade, o Cardeal Goossens chegou.
Bay Woeste, beni fakir Aalst halkýyla yalandan ilgilenmekle suçluyor.- Posso pegar uma? - Você?!
Ayrýca çalýţanlarýn maaţlarýyla ilgili... neden yalan söylediđimi düţündüđünüzü de açýklamalýsýnýz.Espero que não acredite em nada do que ele disse. Vai votar nos ricos? Você ouviu.
Birinci grup hata, ya da yalancı pozitif olanı gerçek olmayan bir modele inanmak.A Type I error, or false positive, is believing a pattern is real when it's not.
İkinci grup hata ise yalancı negatif.Our second type of error is a false negative.
Ve biz gerçekten anlamaya bu bilgileri kullanabilirsiniz dışarı nerede odakları yalan.And we could use that information to actually figure out where the foci lie.
Ve size yalan söyledim.And I lied.
Biz yalan söylendi, ve büyük zaman yalan söyledin.Loose Change. The film would not only change my life, but countless others as well.
Ne zaman bir şey ile katılmıyorum bu anlatıyor bence insanlar yalancı mı diyorsun.Who was involved and what were their goals?
Neden yalan söyledin ki, eğer hayranımız değilsen, neden herşeye sahipsin?Why did you lie about not being our fan when you've got all of this?
Yalancı ve iki yüzlüsünüz!You are phoney and an hypocrite.
Çünkü Tanrı'nın ordusunda yalancılara yer yok.Because we can't have phoneys in the army of God
Susabiliriz bundan böyle, ama yalan söylemek yok... ...yorulunca vazgeçmek yok.We can stay quiet from now on But we won't lie We won't give up when we get tired.
Eyţan yalan söylemedi çünkü abin hapse girsin istedi.What were you scared of? She was afraid that Omer was gonna do something to her.
Biz yokuz, kýz yalan söylüyor gözünün içine bakarak.He must have realized, of course. We were not there.
O yüzden sen bana yalan konuţursan... ...sadece üzülmem Mert, tökezlerim.Thanks mom That's why if you lie to me, i don't just get upset I trip.
Düţerim ođlum. Sen bana yalan söylersen, bir kere daha kör olurum. Anne!I fall down son. if you lie to me, i become blind one more time.
Sonrasý hep yalan, sonrasý hep kötülük.The rest is all lies
Tamam, ikinci en büyük yardımcımız, ve bu benim büyük bir yalan söylediğim kısım.OK, the second big enabler, and this is where I told a big lie.
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.Then Sarah denied, saying, "I didn't laugh," for she was afraid. He said, "No, but you did laugh."
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."You shall not give false testimony against your neighbor.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz."'You shall not steal. "'You shall not lie. "'You shall not deceive one another.
Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz. Tanrınızın adını aşağılamış olursunuz. RAB benim."'You shall not swear by my name falsely, and profane the name of your God. I am Yahweh.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."Neither shall you give false testimony against your neighbor.
‹‹Eğer yalancı bir tanık kötü amaçla birini suçlarsa,If an unrighteous witness rise up against any man to testify against him of wrongdoing,
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Now therefore be pleased to look at me, for surely I shall not lie to your face.
Çünkü O yalancıları tanır, Kötülüğü görür de dikkate almaz mı?For he knows false men. He sees iniquity also, even though he doesn't consider it.
Sizlerse yalan düzüyorsunuz, Hepiniz değersiz hekimlersiniz.But you are forgers of lies. You are all physicians of no value.
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Will you speak unrighteously for God, and talk deceitfully for him?
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››They conceive mischief, and bring forth iniquity. Their heart prepares deceit."
‹‹Boş laflarla beni nasıl avutursunuz? Yanıtlarınızdan çıkan tek sonuç yalandır.››So how can you comfort me with nonsense, because in your answers there remains only falsehood?"
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››If it isn't so now, who will prove me a liar, and make my speech worth nothing?"
Ağzımdan kötü söz çıkmayacak, Dilimden yalan dökülmeyecek.surely my lips shall not speak unrighteousness, neither shall my tongue utter deceit.
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,"If I have walked with falsehood, and my foot has hurried to deceit
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.For truly my words are not false. One who is perfect in knowledge is with you.
Yalan söyleyenleri yok edersin; Ya RAB, sen eli kanlılardan, Aldatıcılardan tiksinirsin.You will destroy those who speak lies. Yahweh abhors the bloodthirsty and deceitful man.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Behold, he travails with iniquity. Yes, he has conceived mischief, and brought forth falsehood.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Everyone lies to his neighbor. They speak with flattering lips, and with a double heart.
Yalancılarla oturmam, İkiyüzlülerin suyuna gitmem.I have not sat with deceitful men, neither will I go in with hypocrites.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Keep your tongue from evil, and your lips from speaking lies.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.The words of his mouth are iniquity and deceit. He has ceased to be wise and to do good.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun."You give your mouth to evil. Your tongue frames deceit.

İlgili Sayfalar