Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.That's when we convince ourselves that a lie is the truth.
Sanat, gerçek duygular yaratan bir yanıltmadır, gerçeklik yaratan bir yalandır.Art is a deception that creates real emotions -- a lie that creates a truth.
Hepsi yalan söylüyor.- Majestade, o Cardeal Goossens chegou.
Bay Woeste, beni fakir Aalst halkýyla yalandan ilgilenmekle suçluyor.- Posso pegar uma? - Você?!
Ayrýca çalýţanlarýn maaţlarýyla ilgili... neden yalan söylediđimi düţündüđünüzü de açýklamalýsýnýz.Espero que não acredite em nada do que ele disse. Vai votar nos ricos? Você ouviu.
Birinci grup hata, ya da yalancı pozitif olanı gerçek olmayan bir modele inanmak.A Type I error, or false positive, is believing a pattern is real when it's not.
İkinci grup hata ise yalancı negatif.Our second type of error is a false negative.
Ve biz gerçekten anlamaya bu bilgileri kullanabilirsiniz dışarı nerede odakları yalan.And we could use that information to actually figure out where the foci lie.
Ve size yalan söyledim.And I lied.
Biz yalan söylendi, ve büyük zaman yalan söyledin.Loose Change. The film would not only change my life, but countless others as well.
Ne zaman bir şey ile katılmıyorum bu anlatıyor bence insanlar yalancı mı diyorsun.Who was involved and what were their goals?
Neden yalan söyledin ki, eğer hayranımız değilsen, neden herşeye sahipsin?Why did you lie about not being our fan when you've got all of this?
Yalancı ve iki yüzlüsünüz!You are phoney and an hypocrite.
Çünkü Tanrı'nın ordusunda yalancılara yer yok.Because we can't have phoneys in the army of God
Susabiliriz bundan böyle, ama yalan söylemek yok... ...yorulunca vazgeçmek yok.We can stay quiet from now on But we won't lie We won't give up when we get tired.
Eyţan yalan söylemedi çünkü abin hapse girsin istedi.What were you scared of? She was afraid that Omer was gonna do something to her.
Biz yokuz, kýz yalan söylüyor gözünün içine bakarak.He must have realized, of course. We were not there.
O yüzden sen bana yalan konuţursan... ...sadece üzülmem Mert, tökezlerim.Thanks mom That's why if you lie to me, i don't just get upset I trip.
Düţerim ođlum. Sen bana yalan söylersen, bir kere daha kör olurum. Anne!I fall down son. if you lie to me, i become blind one more time.
Sonrasý hep yalan, sonrasý hep kötülük.The rest is all lies
Tamam, ikinci en büyük yardımcımız, ve bu benim büyük bir yalan söylediğim kısım.OK, the second big enabler, and this is where I told a big lie.
Sara korktu, ‹‹Gülmedim›› diyerek yalan söyledi. RAB, ‹‹Hayır, güldün›› dedi.Then Sarah denied, saying, "I didn't laugh," for she was afraid. He said, "No, but you did laugh."
‹‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."You shall not give false testimony against your neighbor.
‹‹ ‹Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz."'You shall not steal. "'You shall not lie. "'You shall not deceive one another.
Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz. Tanrınızın adını aşağılamış olursunuz. RAB benim."'You shall not swear by my name falsely, and profane the name of your God. I am Yahweh.
‹‹ ‹Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin."Neither shall you give false testimony against your neighbor.
‹‹Eğer yalancı bir tanık kötü amaçla birini suçlarsa,If an unrighteous witness rise up against any man to testify against him of wrongdoing,
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Now therefore be pleased to look at me, for surely I shall not lie to your face.
Çünkü O yalancıları tanır, Kötülüğü görür de dikkate almaz mı?For he knows false men. He sees iniquity also, even though he doesn't consider it.
Sizlerse yalan düzüyorsunuz, Hepiniz değersiz hekimlersiniz.But you are forgers of lies. You are all physicians of no value.
Tanrı adına haksızlık mı edeceksiniz? Onun adına yalan mı söyleyeceksiniz?Will you speak unrighteously for God, and talk deceitfully for him?
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››They conceive mischief, and bring forth iniquity. Their heart prepares deceit."
‹‹Boş laflarla beni nasıl avutursunuz? Yanıtlarınızdan çıkan tek sonuç yalandır.››So how can you comfort me with nonsense, because in your answers there remains only falsehood?"
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››If it isn't so now, who will prove me a liar, and make my speech worth nothing?"
Ağzımdan kötü söz çıkmayacak, Dilimden yalan dökülmeyecek.surely my lips shall not speak unrighteousness, neither shall my tongue utter deceit.
‹‹Eğer yalan yolunda yürüdümse, Ayağım hileye seğirttiyse,"If I have walked with falsehood, and my foot has hurried to deceit
Kuşkusuz söylediğim hiçbir şey yalan değil, Karşında bilgide yetkin biri var.For truly my words are not false. One who is perfect in knowledge is with you.
Yalan söyleyenleri yok edersin; Ya RAB, sen eli kanlılardan, Aldatıcılardan tiksinirsin.You will destroy those who speak lies. Yahweh abhors the bloodthirsty and deceitful man.
İşte kötü insan kötülük sancıları çekiyor, Fesada gebe kalmış, Yalan doğuruyor.Behold, he travails with iniquity. Yes, he has conceived mischief, and brought forth falsehood.
Herkes birbirine yalan söylüyor, Dalkavukluk, ikiyüzlülük ediyor.Everyone lies to his neighbor. They speak with flattering lips, and with a double heart.
Yalancılarla oturmam, İkiyüzlülerin suyuna gitmem.I have not sat with deceitful men, neither will I go in with hypocrites.
Dilini kötülükten, Dudaklarını yalandan uzak tutsun.Keep your tongue from evil, and your lips from speaking lies.
Ağzından kötülük ve yalan akar, Akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş.The words of his mouth are iniquity and deceit. He has ceased to be wise and to do good.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun."You give your mouth to evil. Your tongue frames deceit.
İyilikten çok kötülüğü, Doğru konuşmaktan çok yalanı seversin. _iSelaYou love evil more than good, lying rather than speaking the truth. Selah.
Kötüler daha ana rahmindeyken yoldan çıkar, Doğdu doğalı yalan söyleyerek sapar.The wicked go astray from the womb. They are wayward as soon as they are born, speaking lies.
Oysa ağızlarıyla Ona yaltaklanıyor, Dilleriyle yalan söylüyorlardı.But they flattered him with their mouth, and lied to him with their tongue.
Bir kez kutsallığım üstüne ant içtim, Davuta yalan söylemeyeceğim.Once have I sworn by my holiness, I will not lie to David.
Şaşkınlık içinde, ‹‹Bütün insanlar yalancı›› dedim.I said in my haste, "All men are liars."
Yalan yoldan uzaklaştır, Yasan uyarınca lütfet bana.Keep me from the way of deceit. Grant me your law graciously!
Küstahlar yalanlarla beni lekeledi, Ama ben bütün yüreğimle senin koşullarına uyarım.The proud have smeared a lie upon me. With my whole heart, I will keep your precepts.
Tiksinir, iğrenirim yalandan, Ama senin yasanı severim.I hate and abhor falsehood. I love your law.
Onların ağzı yalan saçar, Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler.whose mouths speak deceit, Whose right hand is a right hand of falsehood.
Yalan çıkmasın ağzından, Uzak tut dudaklarını sapık sözlerden.Put away from yourself a perverse mouth. Put corrupt lips far from you.
Ağzında yalanla dolaşan kişi, Soysuz ve fesatçıdır.A worthless person, a man of iniquity, is he who walks with a perverse mouth;
Gururlu gözler, Yalancı dil, Suçsuz kanı döken eller,haughty eyes, a lying tongue, hands that shed innocent blood;
Yalan soluyan yalancı tanık Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi.a false witness who utters lies, and he who sows discord among brothers.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.He who hides hatred has lying lips. He who utters a slander is a fool.
Dürüst tanık doğruyu söyler, Yalancı tanıksa hile solur.He who is truthful testifies honestly, but a false witness lies.
Gerçek sözler sonsuza dek kalıcıdır, Oysa yalanın ömrü bir anlıktır.Truth's lips will be established forever, but a lying tongue is only momentary.