Ne diye yalan söyledinizki<br />Bunu nasil düzeltmeyi düsünüyorsunuz simdi?Why did you lie? How are you going to fix this?
Kanıtlanabilir veya yalanlanabilir bir teori değil.It isn't a provable or disprovable theory.
Yalansiz konusuyoruz.We talk without lying.
Nasıl olsa gerçeği söylemeyeceksiniz, ve bende yalan dinlemek istememYou probably won't tell me the truth and I don't want to hear any lies.
Yalancı !You're lying!
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.I should probably read up on that again. I don't want to spread lies about Linus Pauling.
Seni küçük yalancı.You're such a dirty liar!
Demek o süslü püslü sözlerinle bana yalan söyledin.So you lied to me with your fancy stories.
Başka bir oyun! Seni yalancı!Another trick! you liar! you don't believe me?
Haklıydı. Beni sevdiğin yalandı.She was right. you lied about loving me.
Alice yalanladı olamayacağını hissettim, bu yüzden başka bir soru çalıştı.Alice felt that this could not be denied, so she tried another question.
Kuyruklu "bilmeniz gereken her şeyi söyleyen yalan",.""Whacker", which tells you everything you need to know."
Şimdi, kendimizi yalanlarla sarıp sarmalamayı çok seviyoruz.Now, we love to wrap ourselves in lies.
Sen tam bir yalancısın.You're such a liar.
Yalan söylediğimi söyleyip durdular.They insisted that I was lying.
Birinin yalan söylediğini söyleyebilirsin.You can say a person is lying.
Bence birisi yalan söylese de sadece bir yalancı değildir.I think if somebody tells a lie, they're not just a liar.
Onlar yalancılar ve suçlular olarak açıklanacaktı ve tüm güvenilirliklerini kaybedeceklerdi.They would be exposed as criminals and liars, and they would lose all credibility.
Koskoca bir yalan!A big fat lie!
Dünyada iki tip insan vardır: duşta işeyen insanlar ve lanet olası yalancılar!There's two types of people in the world: people that pee in the shower and mother fucking liars!
İBRAHİM Yalan.ABRAHAM You lie.
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs of mine own lie heavy in my breast; Which thou wilt propagate, to have it prest
Şeffaf sapkınların, yalancılar için yanmış olabilir!Transparent heretics, be burnt for liars!
Mercutio hayalperestler sık sık yalan O.MERCUTlO That dreamers often lie.
Erkek uykuda yalan olarak burun athwart:Athwart men's noses as they lie asleep:
Bu hanımlar sırtlarına, O presleri onlara yalan Hag ve onlara ayı ilk öğrenirThis is the hag, when maids lie on their backs, That presses them, and learns them first to bear,
Ölüm döşeğinde yalan erdirmez CHORUS Şimdi, eski arzu,CHORUS Now old desire doth in his deathbed lie,
Onu ince ayak, düz bacak ve uyluk titreyerek, demesnes ki orada komşu yalan,By her fine foot, straight leg, and quivering thigh, And the demesnes that there adjacent lie,
Ve nerede bakım zâviye uyku asla yalan; Ama gençlik unstuff'd beyin unbruisedAnd where care lodges sleep will never lie; But where unbruised youth with unstuff'd brain
Senin yardım ve kutsal fizik yalanlar içinde her ikisi de bizim ilaçları;Both our remedies Within thy help and holy physic lies;
Bir adamın kahramanlık Digressing Thy, sevgili, yemin, ama yalan yere yemin içi boş seviyorumDigressing from the valour of a man; Thy dear love sworn, but hollow perjury,
Güven to't bulundurmak, yalan yere yemin etmiş değil edeceğiz:Nor what is mine shall never do thee good:
O en kötü şeytan! , Bana yalan yere yemin etmiş, böylece istediğiniz daha günahtırO most wicked fiend! Is it more sin to wish me thus forsworn,
Sen yalnız yalan Yarın gece görünmesi, senin değil seni senin odasında hemşire yalan bakalım:To-morrow night look that thou lie alone, Let not thy nurse lie with thee in thy chamber:
Sen Capulet ailesini tüm akraba yalan aynı antik tonoz karşılanır olacaksın.Thou shalt be borne to that same ancient vault Where all the kindred of the Capulets lie.
Hayır, yok - bu yasaklamalıdır: - Sen yalan .-- [onu hançer aşağı Döşeme]No, No!--this shall forbid it:--lie thou there.-- [Laying down her dagger.]
Ölüm, ölü bir adam interr'd tarafından, orada Sen yalan.Death, lie thou there, by a dead man interr'd.
Barış bu yerde discolour'd yalan bu masterless ve kanlı kılıç ne demek?What mean these masterless and gory swords To lie discolour'd by this place of peace?
Biz bu sıkıntılardan yalan zemin üstünde görüyoruz; Ancak tüm bu acıklı sıkıntılardan gerçek zeminWe see the ground whereon these woes do lie; But the true ground of all these piteous woes
As zengin edecektir Romeo onun bayan yalan Capulet'in;CAPULET As rich shall Romeo's by his lady's lie;
Yalan bu.It's lies!
Hepsi yalan.It's all a lie.
Yalan yok, dürüst ol.No lying allowed, answer honestly.
Altın bıyık bahse giridiğine pişman mı? Sence yalan söyler miyim!Moustache gold has regretted placing his bet on me? you can think I am lying!
Yalan mı? hayırNo lying? No
Şubat ayındayız ve yalan söylememek imkansız" dedi.It is February and not lying is impossible."
Ne biçim bir yalan!You liar!
- Yalan.- Liar.
Siz yalancı ahmaklarla mı?With you Iying fools?
Basite indirgersek, yalan söylerler.Put simply, it means lies.
Abla, neden böyle bir yalan söylüyorsun?Unni, why are you telling such lies?
Hepsi ya yalancı, ya da bildiğin deli.They are either lying or mentally ill.
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,Lying to some crying woman whose child has died
Solunuzdaki kişi de bir yalancı.Also, the person to your left is a liar.
Şu an oturduğunuz koltuktaki kişi de bir yalancı.Also the person sitting in your very seats is a liar.
Hepimiz yalancıyız.We're all liars.
Kocam da, "Canım, yalancılık mı?My husband's like, "Honey, deception?
Yalan söylediğini biliyorum." diye bağıran o çocuklar gibi değiller.You flared your nostril. I watch that TV show 'Lie To Me.' I know you're lying."
Hayır, yalan gözcüleri yalancılığı nasıl yakalayabileceklerine dair bilimsel bilgiye sahiptirler.No, liespotters are armed with scientific knowledge of how to spot deception.
Yalan söylemek işbirlikçi bir eylemdir.Lying is a cooperative act.