Yalan söylemekten nefret ettim.I hated lying.
Ben asla Tom'a yalan söylemem.I never lie to Tom.
Tom'un yalan söylediğini nereden biliyorsun?How can you tell if Tom is lying?
Tom'un yalan söylediğini nereden anladın?How can you tell if Tom is lying?
Tom'un bize yalan söylüyor olduğunu nasıl bilmedik?How did we not know that Tom was lying to us?
Tom beni yalancı olmakla suçladı.Tom accused me of being a liar.
Tom'un ne zaman yalan söylediğini nasıl söyleyebiliyorsun?How can you tell when Tom is lying?
Yalan söylediğin apaçık.It's obvious that you're lying.
Tom yalan söylemenin yanlış olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know it was wrong to lie.
Tom büyük bir yalancıdır.Tom is a big liar.
Tom iyi bir yalancı değildir.Tom isn't a good liar.
Tom'a yalan söylüyorum.I've been lying to Tom.
Ben sana yalan söylüyorum.I've been lying to you.
Sana yalan söylüyordum.I was lying to you.
Polislere yalan söyledim.I lied to the cops.
Polise yalan söyledim.I lied to the police.
Bir yalanı tekrarlamak onu doğru yapmaz.Repeating a lie does not make it true.
Bir yalanın tekrarlanması onu doğru yapmaz.Repeating a lie does not make it true.
Fadıl, Leyla'yla olan ilişkisinin derecesi hakkında yalan söylüyor olabilir.Fadil might be lying about the extent of his relationship with Layla.
O hep yalan söyler.He lies all the time.
O her zaman yalan söyler.She lies all the time.
Fadıl çok iyi yalan söyleyemez.Fadil can't lie very well.
Tom çok yalan söyler.Tom lies a lot.
Tom yemin altında yalan söyledi.Tom lied under oath.
Nerede olduğum hakkında polise yalan söyledim.I lied to the police about where I had been.
Tom bana yalan söylemediğini iddia ediyor.Tom claims that he's never lied to me.
Tom, Mary'nin yalan söylediğini düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was lying.
Tom yalan söylediğimi düşündüğünü söyledi.Tom said he thought I was lying.
Sen açıkçası yalan söylüyorsun.You're obviously lying.
Sen koca bir yalancısın.You're a big fat liar.
Yalan söylüyor gibi görünüyorsun.You seem to be lying.
Bir yalana inanmak genellikle doğruya inanmaktan daha kolaydır.A lie is often easier to believe than the truth.
Tom, Mary'nin söylediklerinin yalan olduğunu hemen anladı.Tom knew immediately that what Mary said was a lie.
Tom yalan dedektör testinde başarısız oldu.Tom failed the lie detector test.
Tom'a yalan söylemezdim.I wouldn't lie to Tom.
Tom'a yalan söylememesini söyledim.I told Tom not to lie.
Bunun bir yalan olduğunu düşünüyorum.I think that's a lie.
Sen bir yalancı ve bir hırsızsın Tom. Hayatımdan çık!You're a liar and a thief, Tom. Get out of my life!
O kitap yalanlarla dolu.That book is full of lies.
Hep yalan söylüyorsun.You're always lying.
Yalan söyleyen insanlardan iğrenirim.I detest people who tell lies.
Neden öyle bir şey hakkında yalan söyleyeyim?Why would I lie about something like that?
Neden böyle bir şey hakkında yalan söyleyeyim?Why would I lie about something like this?
Tom, Mary'nin yalan söylediğine ikna oldu.Tom is convinced that Mary was lying.
Tom, Mary'ye yalan söylediğini itiraf etti.Tom admitted that he had lied to Mary.
Tom yalan makinesi testine girmeyi reddetti.Tom refused to take a polygraph test.
Dostluk bir yalandır.Friendship is a lie.
Onların hepsi hırsız ve yalancıdır.They are all thieves and liars.
O çok iyi bir yalancı.She's a very good liar.
Tom çok iyi bir yalancıdır.Tom is a very good liar.
Yalan söylediğim için kendimi suçlu hissediyorum.I feel guilty for lying.
Leyla'nın yalan söylemek için bir nedeni vardı.Layla had a reason to lie.
Leyla bize yalan söylüyor.Layla is lying to us.
Din bir yalandır.Religion is a lie.
Polis, Leyla'nın yalanlarını ortaya çıkardı.Police confronted Layla with her lies.
Leyla, Sami'yi korumak için yalan söyledi.Layla lied to protect Sami.
Leyla bana yalan söylediğini itiraf etti.Layla admitted that she had lied to me.
Tom bana yalan söylemiş olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he had lied to me.
Yalancı olma.Do not be a liar.
Ona hiç yalan söyledim mi?Have I ever lied to her?