Tom'un Mary'ye yalan söylediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom lied to Mary.
Tom sık sık Mary'ye yalan söylüyor.Tom often lies to Mary.
Tom Mary'ye asla yalan söylemediğini söylüyor ama sık sık söylüyor.Tom says he never lies to Mary, but he often does.
Tom Mary'nin ona yalan söylediğini düşünmüyor ama onun yalan söylediğini biliyorum.Tom doesn't think Mary lies to him, but I know she does.
Tom dün gece nerede olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about where he'd been last night.
Tom John'u tanımadığını söylediğinde Mary'ye yalan söyledi.Tom lied to Mary when he said he didn't know John.
Ben asla yalan söylemem.. asla ya da en azından çok nadir.I never lie... Never, or at least very seldom.
O her zaman bana yalan söylüyor.He lies to me all the time.
O her zaman sana yalan söylüyor.He lies to you all the time.
Tom Mary'ye her zaman yalan söyler.Tom lies to Mary all the time.
İnsanlar her gün yalan söylerler.People lie every day.
O açıkça yalan söylüyor.He's clearly lying.
Bir yalancı olduğunu düşünüyorum.I think you're a liar.
Tom Ay'a ilk ayak basışın yalan olduğuna inanıyor.Tom believes that the moon landings were faked.
Yalan söylemek istemiyorum.I don't want to lie.
O senin yalan söylediğini söylüyor.He says you're lying.
O senin yalan söylüyor olduğunu söylüyor.She says you're lying.
Yalan söylemenin yanlış olduğunu düşünüyorum.I think it's wrong to lie.
Tom Mary'ye yalan söylemenin yanlış olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was wrong to lie.
Tom o vakitte nerede olduğu hakkında polise yalan söyledi.Tom lied to the police about where he was at that time.
Tom Mary'yi tanımadığını söylediğinde yalan söylüyordu.Tom was lying when he said he didn't know Mary.
Tom bize ne kadar para kazandığına dair yalan söyledi.Tom lied to us about how much money he made.
Tom yaptığı şey hakkında Mary'ye yalan söyledi.Tom lied to Mary about what he did.
Tom Mary'ye yalan söyledi ve o bunu biliyor.Tom lied to Mary and she knows it.
Tom iş deneyimi konusunda yalan söyledi.Tom lied about his job experience.
Yalan söylenilen kişi benim.I'm the one who's been lied to.
Ben daha önce size yalan söylediğim için üzgünüm.I'm sorry I lied to you before.
Tom kaç yaşında olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about how old he was.
Üzgünüm, sana yalan söylemek zorundaydım.I'm sorry I had to lie to you.
Sana yalancı dediğim için üzgünüm.I'm sorry I called you a liar.
Sen her şey hakkında yalan söyledin.You've lied about everything.
Tom her zaman sana yalan söylüyor.Tom lies to you all the time.
Çok iyi bir yalancı değilsin.You're not a very good liar.
Tom yalan söylemekten rahatsız olmazdı.Tom wouldn't bother to lie.
Tom onun hakkında sana yalan söyledi.Tom lied to you about that.
Tom hastalık düzeyinde bir yalancıdır.Tom is a pathological liar.
Yalan söylüyor olsan bilirim.I'd know if you were lying.
O bir yalandı, değil mi?That was a lie, wasn't it?
Yalan söylemeni istemiyorum.I'm not asking you to lie.
Tom Mary'ye yalan söylememesini söyledi.Tom told Mary not to lie.
Neden Tom Mary'ye yalan söyledi?Why did Tom lie to Mary?
Sana yalan söylediğim için üzgünüm.I'm sorry I lied to you.
Tom bana yalan söylemedi.Tom wouldn't lie to me.
Tom yalan söylemezdi.Tom wouldn't have lied.
Tom yalan söylemememi söyledi.Tom told me not to lie.
Tom Mary'ye sık sık yalan söyledi.Tom often lied to Mary.
Tom polislere yalan söyledi.Tom lied to the police.
Tom yaşı hakkında yalan söyledi.Tom lied about his age.
Tom iyi bir yalancı değil.Tom's not a good liar.
Asla sana yalan söylemeyeceğim.I'll never lie to you.
Sana yalan söylemezdim.I wouldn't lie to you.
FBI'a yalan söyledin.You lied to the FBI.
Yüzüme yalan söyledin.You lied to my face.
İyi bir yalancı değilimdir.I'm not a good liar.
Daha önce yalan söylüyordum.I was lying earlier.
Ben sana yalan söyler miyim?Would I lie to you?
Belki de yalan söylüyorsun.Maybe you're lying.
Yalan söylemem istendi.I was asked to lie.
Tom kötü bir yalancıdır.Tom is a bad liar.
O büyük bir yalan.That's a big lie.