Tom'a yalan söyledin.You lied to Tom.
Tom'a yalan söylediniz.You lied to Tom.
Onlar bize yalan söyledi.They lied to us.
Onlar bana yalan söyledi.They lied to me.
Sen bize yalan söyledin.You lied to us.
Tom bize yalan söyledi.Tom lied to us.
Tom bir yalancıdır.Tom's a liar.
Bush bir yalancı değildir.Bush is not a liar.
Bush, Amerikalılara hiç yalan söylemedi.Bush Jr. never lied to Americans.
Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.Every type of socialization requires a lie.
Neden bana yalan söyledin?Why did you lie to me?
Neden bana yalan söylüyorsun?Why are you lying to me?
"Neden bana yalan söylüyorsun?" "Ben yalan söylemiyorum.""Why are you lying to me?" "I'm not lying."
Bana yalan söylememeliydin.You shouldn't have lied to me.
En son konuştuğumuz zaman bize yalan söylediğinizi biliyoruz.We know that you lied to us the last time we spoke together.
Maalesef Tom'un söylediği bütün yalanlara inandım.Unfortunately, I believed all the lies that Tom was telling.
Tom Mary'nin dün gece nerede olduğu hakkında yalan söylediğini söylüyor.Tom says Mary is lying about where she was last night.
Geçen gün bana yalan söylediğini biliyorum.I know that you lied to me the other day.
Biz birbirimize asla yalan söylemedik.We've never lied to each other.
Tom yalan söylüyor olamaz mı?Couldn't Tom have been lying?
Tom yalancı olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying Tom is a liar?
Tom bana sürekli yalan söylüyor.Tom lies to me all the time.
Tom sana yalan söyledi, değil mi?Tom lied to you, didn't he?
Tom asla bana yalan söylemezdi.Tom would never lie to me.
Tom açıkça yalan söylüyordu.Tom was obviously lying.
Tom yalan söylüyor olabilirdi.Tom could've been lying.
Tom Mary'nin yalan söylediğini söylüyor.Tom says Mary is lying.
Tom, Mary'ye asla yalan söylemez.Tom never lies to Mary.
Yalan söyleme hakkında kötü hissediyorum.I feel bad about lying.
Tom senin yalan söylediğini söylüyor.Tom says you're lying.
Tom muhtemelen yalan söylüyor.Tom is probably lying.
Yalan söylüyor olabilirsin.You could be lying.
Tom yalan söylüyor olabilir.Tom could be lying.
Onlar yalan söylüyor muydu?Were they lying?
Tom hep yalan söyler.Tom always lies.
Yaratılışçılık yalancı bilimdir.Creationism is pseudoscience.
Tom bizi birlikte gördüğünü söylüyorsa bir yalancıdır.Tom is a liar if he says he saw us together.
Bana yalancı mı diyorsun?Are you calling me a liar?
Sen bana yalancı mı diyorsun?Are you calling me a liar?
Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.Don't expect me to be truthful when you keep lying to me so blatantly.
Gerçekten de kötü bir yalancısın.You're a really bad liar.
Biz yalanlarından bıktık.We're sick of your lies.
Kötü bir yalancısın.You're such a bad liar.
Tom'a yalan söyleyemem.I can't lie to Tom.
O, dürüst, bu yüzden yalan söyleyemez.He's honest, so he doesn't tell lies.
O, alkolik olduğunu yalanladı.He denied being an alcoholic.
Bu ikinci yalanda, onun burnu birkaç inç daha büyüdü.At this second lie, his nose grew a few more inches.
O eğildi ve "Ben yalan söylemiyorum" dedi.He bent over and said "I'm not lying".
Parayı alma hakkında yalan söyledim.I lied about taking the money.
Parayı alma hakkında yalan söyledin, değil mi?You lied about taking the money, didn't you?
Parayı almak hakkında yalan söyledi.He lied about taking the money.
Parayı aldığı hakkında yalan söyledi.She lied about taking the money.
Mary aldığı para konusunda yalan söyledi.Mary lied about taking the money.
Parayı almak hakkında yalan söyledik.We lied about taking the money.
Onlar aldıkları para konusunda yalan söylediler.They lied about taking the money.
Tom yalan söylüyor gibi görünüyor.It seems that Tom is lying.
Ben bir yalancı değilim.I am not a liar.
Yalanlar söyleyerek yaşamayı nasıl başardığını bilmiyorum.I do not know how she manages to live telling lies.
Tom'un onun hakkında yalan söylediğinde şüphe yok.There's no doubt that Tom is lying about it.
Şüphe yok ki Tom onun hakkında yalan söylüyor.There's no doubt that Tom is lying about it.