Ana içeriğe geç
Sözlük

yalan söylemek ile cümle

yalan söylemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Yalan söylemekten kaçınmak.Izogibati se izpostavljenosti.
Yalan söylemek ya da hırsızlık etmek yasaktır, devlet güçlerine başkadırmak yoktur.Brez potiskanja, spotikanja ali kakršnegakoli dotikanja nasprotnika.
Örnek vermek gerekirse: "Yalan söylemek her zaman yanlış mıdır?Vienas žmogus tvirtina: aš visada meluoju.
Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmekde haram olarak kabul edilir.Rabelemist, närveerimist ja sõnelemist ta ei sallinud.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Folosesc multe trucuri, ceea ce înseamnă că, uneori, trebuie să vă mint.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Ich verwende viele Tricks, was bedeutet, dass ich Sie manchmal anlügen muss.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Ik gebruik vele trucs, en dus moet ik soms tegen jullie liegen.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.J'utilise de nombreux tours, ce qui veut dire que parfois je dois vous mentir.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.저는 수많은 속임수를 사용하는데, 그건 때로 제가 거짓말을 해야한다는 뜻이에요.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Používam množstvo trikov, čo znamená, že niekedy vám musím klamať.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Uso molti trucchi, il che vuol dire che a volte devo mentirvi.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Uso muitos truques, o que significa que, por vezes, tenho que vos mentir.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Uso un montón de trucos, lo que significa que a veces tengo que mentirles.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Używam wielu trików, co oznacza, że czasem muszę kłamać.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Използвам много трикове, което означава, че понякога трябва да ви излъжа.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.Я использую много трюков, а это означает, что иногда мне приходится вам лгать.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.אני משתמש בטריקים רבים, מה שאומר שלפעמים אני צריך לשקר לכם.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.أستخدم الكثير من الخدع، وهو ما يعني أنني أحيانا يتوجب علي الكذب عليكم.
Bir sürü numaram var, bu da size arada bir yalan söylemek zorunda olduğum anlamına geliyor.嘘をつかなければならないということです そう考えると申し訳ない気もしますが 人はみんな嘘をつくものです
Bundan dolayı yalan söylemek zorunda kaldım.Así que, tuve que mentir.
Bundan dolayı yalan söylemek zorunda kaldım.Dus moest ik liegen.
Bundan dolayı yalan söylemek zorunda kaldım.J'ai donc dû mentir.
Bundan dolayı yalan söylemek zorunda kaldım.Musiałem więc kłamać.
Bundan dolayı yalan söylemek zorunda kaldım.Έτσι, έπρεπε να πω ψέμματα.
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,Mentirle a alguna mujer que llora la muerte de su hijo
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,Weinende Frauen belügen, die ihr Kind verloren
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,Να λες ψέματα σε μια μάνα που θρηνεί το παιδί της
Çocuğu yeni ölmüş gözü yaşlı bir anneye yalan söylemek,לרמות אישה במצוקה שבנה הרגע מת
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Een typisch voorbeeld: soms is het nodig om leugens te vertellen.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Egy jellemző példa: "Néha szükséges hazudni."
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Ein typisches Beispiel war: "Manchmal ist es nötig zu lügen".
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.전형적인 예로 가끔은 거짓말을 할 필요성이 있습니다.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Na przykład: "Czasami trzeba kłamać".
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Qualche volta è necessario dire bugie.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Salah satu contohnya adalah, " kadang - kadang bohong itu perlu"
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Typický příklad - "Někdy je nutné lhát".
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Typický príklad: "niekedy treba klamať".
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Um bom exemplo seria: "Às vezes, é necessário dizer uma mentira."
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Un ejemplo típico es, que a veces es necesario decir mentiras.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Un exemple typique étant, il est parfois nécessaire de dire des mensonges.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Un exemplu tipic fiind, câteodată este necesar să spui minciuni.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Ένα τυπικό παράδειγμα είναι το ότι κάποιες φορές είναι αναγκαίο να λέμε ψέματα.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Вот пример такого вопроса: "Иногда необходимо соврать".
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.Един типичен пример, понякога се налага да се казват лъжи.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.דוגמא טיפוסית היא כאשר לפעמים צריך לשקר.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.والمثال النموذجي يكون، بعض الأحيان من الضروري أن تقول كذبة.
Çok tipik bir örnek, bazen yalan söylemek gereklidir.彼等はこの質問を判断する方法がないのです
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Åklagaren verkar vilja ljuga så tråkigt som möjligt-
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Åklagaren verkar vilja ljuga så tråkigt som möjligt-
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Anklagerens strategi er at lyve så meget som muligt på den mest kedelige måde -
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Chiến thuật của các công tố viên là lừa dối nhiều nhất có thể theo những cách thức đáng chán nhất -
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Công tố viên dối trá nhiều đến mức chán không chấp nhận được.
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -De strategie van de aanklager is om zoveel mogelijk te liegen op de saaiste manier die er maar is -
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Die Strategie des Staatsanwalt ist es so viel wie möglich zu lügen.
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -검사들의 전략은 그냥, '가능한한 최대한 지루하게 거짓말을 늘어놓기'인것 같네요
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -La estrategia del fiscal es mentir lo más posible en la forma más aburrida posible-
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Strategią oskarżycieli jest kłamać w najbardziej nudny sposób-
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Syyttäjän strategia on valehdella niin paljon kuin mahdollista ja kaikkein tylsimmällä mahdollisella tavalla -
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Žalobcova strategie je lhát co nejvíce je to možné co možná nejnudnějším možným způsobem-
Davacıların stratejisi olabilecek en sıkıcı şekilde ve mümkün olduğunca çok yalan söylemek -Η στρατηγική των εισαγγελέων είναι να ψεύδονται... όσο το δυνατόν περισσότερο με τον πιο βαρετό δυνατό τρόπο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod