Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Beni bir yalancı olmakla suçladı.She accused me of being a liar.
O, bizim onu yalnız bırakmamızı istedi.She asked us to leave her alone.
O merhamet için yalvardı.She begged for mercy.
Bir piyanist olduğunu söyledi fakat o bir yalandı.She said she was a pianist, but that was a lie.
O yalnız görünüyordu.She looked lonely.
O yalnız görünüyor.She looks lonesome.
O zamanlar âdet olduğu üzere, yalınayaktı.Her feet were bare, as was the custom in those days.
Oğlunu arabada yalnız bıraktı.She left her son alone in the car.
O, yaşı hakkında yalan söylüyor.She is lying about her age.
O, onu yalnız gitmemesi için uyardı.She warned him not to go alone.
O, oraya gitmemesi için ona yalvardı.She begged him not to go there.
Evine göndermesi için ona yalvardı.She begged him to send her home.
Zorunluluktan beyaz bir yalan söyledi.She told a white lie out of necessity.
O, hasta olduğunu söyledi, o bir yalandı.She said that she was ill, which was a lie.
O, yatakta hasta yattığını söyledi, bu bir yalandı.She said she was ill in bed, which was a lie.
O, odada yalnız bırakıldı.She was left alone in the room.
O tekrar geleceğini söyledi, bu bir yalandı.She said that she would come back again, which was a lie.
Onu yalnız bırakalım.Let's leave her alone.
Onu yalnız bıraksak iyi olur.We'd better leave her alone.
Onu yalnız bırakmanın yanlış olduğunu düşündük.We thought it wrong to leave her alone.
Yalnızca kocası ona yardım ederse, evdeki sorunların çoğu kaybolur.If only her husband helped her, most of her problems at home would disappear.
O, kocası öldüğünden beri yalnız yaşıyor.She has lived alone ever since her husband died.
Yalnız olmamız çok hoş.It's so nice to be by ourselves.
Babam sinemalara yalnız gitmeme izin vermez.My father doesn't allow me to go to the movies alone.
Babası onun sinemaya yalnız gitmesine izin vermedi.Her father didn't allow her to go to the cinema alone.
Yalnızca ben, soruyu doğru olarak yanıtlayabilirdim.Only I could answer the question correctly.
Arabamı yalnız bırakın.Leave my car alone.
Belli ki yalan söylüyor.Obviously, he is lying.
Birisi açıkça yalan söylüyor.Someone is obviously telling a lie.
O öyle söylemedi fakat o yalan söylediğimi ima etti.He didn't say so, but he implied that I was lying.
Gözlerin yalan söylüyor.Your eyes are lying.
İyileşmek istiyorsan yalnız tıpa güvenemezsin.You can't rely on medicine alone if you want to get well.
Bütün arkadaşları eve gittiğinde o yalnız hissetti.She felt lonely when all her friends had gone home.
Şüpheli müfettişe bir yalan söyledi.The suspect told a lie to the inspector.
Yoko artık yalnız yaşamayı imkansız buluyor.Yoko found it impossible to live alone any longer.
Size yalvarıyorum.I'm begging you.
Ailem uzakta bir yolculuğa çıktı ve evde yalnızım.My parents are away on a trip and I'm alone in our house.
Ebeveynlerim oraya yalnız gitmeme itiraz ettiler.My parents objected to my going there alone.
Hirofumi tavanda fiberglas yalıtım döşedi.Hirofumi installed fibreglass insulation in the ceiling.
Dikkat! Yalnızca +18.WARNING - 18+ ONLY.
Biz insanlar bu sonsuz evrende yalnız mıyız?Are we humans alone in this infinite universe?
Yalnız yürümeyi seviyorum.I like walking alone.
Ben bütün bunların yalnızca bir oyun olduğunu biliyorum.I know that all of this is just a game.
Ben yalnızca ruhun saflığını arayan bir gezginim.I am just a traveller who seeks the purity of the soul.
Sen kendini yalnız hissediyorsun, değil mi?You feel lonesome, don't you?
Bu şehir sen olmadan soğuk ve yalnız.This city is cold and lonely without you.
O sık sık yalan söylediği için ona güvenemeyiz.We can't trust him because he often tells lies.
Onun asla yalan söylemediğine inanıyorum.I believe that she has never told a lie.
O yalnız olmasına rağmen, o yalnız olduğunu düşünmüyordu.Though she was alone, I didn't think she was lonely.
O bize yalan söyledi.He lied to us.
O bize bir yalan söyledi.He told us a lie.
O kızgın şekilde "beni yalnız bırak" dedi."Leave me alone," she said angrily.
Sanırım maalesef o yalan söyledi.I think it's a pity that he lied.
Onun yalan söylediği açık.It's obvious that he lied.
Bu yalnızca onun şemsiyesi olmalı.This just has to be his umbrella.
Kitap rafında yalnızca kitaplar var.There are only books on the bookshelf.
Yalnız mısın?Are you alone?
Yalnız mısınız?Are you alone?
Yalnızca Fransızca değil, İspanyolca da konuşuyor.He not only speaks French, but he speaks Spanish, too.
Oraya yalnız gidiyorum.I'm going there alone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yal ile cümle - Sayfa 8 - yal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App