Muhtemelen onlardan biri yalan söylüyor.One of them is probably lying.
Tom Mary'ye yarışı kazandığını söylediğinde yalan söyledi.Tom lied when he told Mary that he had won the race.
Seni Tom'la yalnız bırakmak istemiyorum.I don't want to leave you alone with Tom.
Beni sevdiğini söylediğinde bu bir yalan mıydı?Was it a lie when you said you loved me?
Tek bildiğim Tom'un yalan söylüyor olması.All that I know is that Tom is lying.
En koyu renkli inek bile yalnızca beyaz süt verir.Even the blackest cow only gives white milk.
Karaokeye hiç yalnız gittin mi?Have you ever been to karaoke alone?
Bu yalnızca buzdağının görünen ucu.This is only the tip of the iceberg.
Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.Kissing a smoker is like licking an ashtray.
O yalancıdır.He is a liar.
Ayakkabıcının oğlu hep yalınayak gider.The shoemaker's son always goes barefoot.
Sana yalvarmıyorum.I'm not begging you.
Size yalvarmıyorum.I'm not begging you.
Sana yalvarmayacağım.I won't beg you.
Size yalvarmayacağım.I won't beg you.
Onların yalan söylediğini biliyordum.I knew they were lying!
Çocuk muhtemelen ebeveynlerini neşelendirmek için yalan söyledi.The boy told a lie, probably to cheer up his parents.
Her şeyi yalnızca bana bırak.Just leave everything to me.
Yalnızca nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak bile daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.Just talking about your feelings can make you feel better.
Tom, kendisine başka bir şans vermesi için Mary'ye yalvardı.Tom pleaded with Mary to give him another chance.
Beni yalnız bıraktın!You left me alone.
Yalnız yaşayamam.I can't live alone.
Mary yaşını sorduğunda Tom ona yalan söyledi.Tom lied when Mary asked him how old he was.
Tom ona kaç yaşında olduğunu sorduğunda Mary yalan söyledi.Mary lied when Tom asked her how old she was.
Peki, ben yalan söyledim.Well, I lied.
Cookie, Tom'un yüzünü yaladı.Cookie licked Tom's face.
Hayatım için yalvarmayacağım.I won't beg for my life.
O, bir yalan olurdu.That would be a lie.
Ben yalan söyleyemem.I can't tell a lie.
Bu iğrenç bir yalan.That's a stinking lie.
Bu yalan değil.That's no lie.
Hiç kimse yalan söylemeni istemiyor.No one's asking you to lie.
Yalnızca Tom'un beni sevmesini istiyorum.I just want Tom to love me.
Tom beni seven yalnızca tek kişidir.Tom is the only one who loves me.
Tom yalnız olduğuna memnundu.Tom was glad to be alone.
Öyle yalnızım ki.I'm so alone.
Tom artık senin için yalan söylemeyecek.Tom won't lie for you anymore.
Yalan söylemekten hoşlanmadığımı biliyorsun.You know I don't like lying.
Tom'un yalan söylediğini söylemiyorum.I'm not saying Tom is lying.
Tom başından beri yalan söylüyor.Tom has been lying all along.
Tom külliyen yalan söylüyordu.Tom was lying through his teeth.
Tom dişleri hakkında yalan söylüyor.Tom is lying through his teeth.
Tom kendi için yalnızca tek bir seçenek olduğunu biliyor.Tom knows there's only one choice for him.
Beni yalancı çıkarma Tom.Don't make a liar out of me, Tom.
Tom bana yine yalan söyledi.Tom has lied to me again.
Tom bu görüşte yalnız değil.Tom isn't alone in this opinion.
Yapabileceğim yalnızca tek şey var.There's only one thing I can do.
Sen oldukça yalancı olmalısın.You must be quite a liar.
Kendimize yalan söylemeyelim.Let's not lie to ourselves.
Tom kuru dudaklarını yaladı.Tom licked his dry lips.
Hem Tom hem de Mary korkunç yalancılar.Tom and Mary are both horrible liars.
Tom günlerdir yalan söylüyor.Tom has been lying for days.
İşleri düzeltmek için yalnızca birkaç güne daha ihtiyacım var.I only need another few days to make things right.
Tom sadece yalnız bir değişim öğrencisiydi.Tom was just a lonely exchange student.
Sizinle yalnızca tek sorun var.There's only one problem with you.
Tom'un Mary hakkında soru sorduğu her seferde yalan söyledim.I lied every time Tom asked me about Mary.
Tom, Boston'dan bütün bu yolu yalnızca doğum günü partim için geldi.Tom drove all the way from Boston just for my birthday party.
Bana kaç kere yalan söyledin?How many times have you lied to me?
Neden Tom için yalan söylüyorsun?Why do you lie for Tom?
Yalnızca küçük çocuklar ve yaşlı aptallar doğruyu söyler.Only young children and old fools tell the truth.