Tom hiç onun için yalan söylemeni istedi mi?Has Tom ever asked you to lie for him?
Tom'un bana yalan söylediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has been lying to me.
Neden Tom'a yalan söylüyorsun?Why are you lying to Tom?
Sadece Tom'la yalnız bir dakikaya ihtiyacım var.I just need a minute alone with Tom.
Tom'a neden yalan söylediğini bilmem gerekiyor.I need to know why you lied to Tom.
"Mary, acele et. Zaten geç kaldık." "Hazır değilim.Beni yalnız bırak!""Mary, hurry up. We're already late." "I'm not ready. Leave me alone!"
Neden yalnız yaşıyorsun?Why do you live alone?
O yalan söylememi istedi.He wanted me to lie.
O, hayatta yalnızca bir kez olur.It happens only once in a lifetime.
Tom Mary'ye hiç yalan söylemediğini söylüyor.Tom says that he's never lied to Mary.
Yalnızca merhaba demek istiyorum.I just want to say hello.
Yalan söylemekten bıktım.I'm sick of lying.
Lazer yazıcım yalnızca siyah beyaz yazdırır.My laser printer only prints in black and white.
Tatoeba kullanıcıları kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeliler.Users of Tatoeba shouldn't feel alone and desperate.
Tom Mary'yi sevmediğini söylediğinde yalan söylüyordu.Tom lied when he said he didn't like Mary.
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.The worst solitude is to be destitute of sincere friendship.
Doğum gününü yalnız geçirmene müsaade etmeyeceğim.I'm not going to let you spend your birthday alone.
Doğum gününü yalnız geçirmene izin vermemin hiç bir yolu yok.There's no way I'm letting you spend your birthday alone.
Şimdi, lütfen beni yalnız bırak.Now, please leave me alone.
Yalan söyleme nedenim bu.That's why I lied.
Tom'u yalnız bırakman gerektiğini sanmıyorum.I don't think that you should leave Tom alone.
Hey, yalnızca bir kez yaşarsın.Hey, you only live once.
Hiç erkek arkadaşına yalan söyledin mi?Have you ever lied to your boyfriend?
Sen hiç erkek arkadaşına yalan söyledin mi?Have you ever told your boyfriend a lie?
Herkes bizi yalnız bıraktı.Everyone left us alone.
Onun bir yalan olduğunu biliyordum.I knew it was a lie.
Tom'un yalan söylediğini o zaman anladım.That's when I knew Tom was lying.
Tom'un sana yalan söylemediğini nasıl biliyorsun?How do you know Tom didn't lie to you?
Çok iyi bir yalancı değilsin, Tom.You're not a very good liar, Tom.
Onu affetmesi için yalvardı.He begged her to forgive him.
Tom Mary'ye onu affetmesi için yalvardı.Tom begged Mary to forgive him.
Bu bariz bir yalan.That's a blatant lie.
Bize yalan söylemediğini nasıl bilebiliriz?How do we know you're not lying to us?
Senin için bir sakıncası yoksa, bir süre yalnız kalmak istiyorum.If you don't mind, I'd like to be alone for a while.
Sakıncası yoksa bir süre yalnız olamak istiyorum.If you don't mind, I'd like to be alone for a while.
Eğer sakıncası yoksa, Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.If you don't mind, I'd like to talk to Tom alone.
İzin verirseniz Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone if I may.
Bunu yalnız yapmayı tercih ederim.I'd rather do this alone.
Ben iyi bir kalite, yalıtılmış bodrum penceresi satın almak istiyorum.I want to buy a good quality, insulated basement window.
Onun yalan söyleme alışkanlığı var.He has a habit of telling lies.
Yalnız olduğun için mi katısın? Yoksa katı olduğun için mi yalnızsın?Are you bitter because you're lonely, or lonely because you're bitter?
Yalan söyledim. Lütfen beni affet.I lied. Please forgive me.
Bana yalın gerçeği söylemen gerekir.I need you to tell me the unvarnished truth.
Bu duvarların ses yalıtımı yok.These walls aren't exactly soundproof.
Bu, Tom'un ilk yalan söyleyişi değil.This isn't the first time Tom has lied.
Tom bunun bir yalan olduğunu biliyordu.Tom knew it was a lie.
Burada yalnız kalma fikrini sevmiyorum.I don't like the idea of you staying here alone.
Bana yalan söylenilmesini sevmem.I don't like being lied to.
Tom yalınayak.Tom is barefoot.
Tom ofisinde yalnız, bir rapor yazıyor.Tom is alone in his office, writing a report.
Sana yalan söylediğime çok üzgünüm.I'm so sorry that I lied to you.
Bana yalan söylersen bilirim.If you lie to me, I'll know.
Tom'un bana yalan söyleyeceğini nereden bildin?How did you know Tom would lie to me?
Neden Tom'a yalan söylüyoruz?Why are we lying to Tom?
Şu anda bana yalan söylemediğini nasıl bilirim?How do I know you're not lying to me right now?
Çocuğu yalnız bırakmaman gerekir.You shouldn't leave the child alone.
Kendisi oraya yalnız gitmeye karar verdi.He himself decided to go there alone.
Kurtlar sürüyle gezer ama kartallar yalnız uçar.Wolves travel in packs, but eagles fly alone.
Bu sınıfta yalnızca otuz öğrenci için yer var.There is only space for thirty students in this classroom.