Şize nasıl yalan söyleyebilirim?How could I lie to you?
Tom yalnız ve terk edilmiş hissetti.Tom felt lonely and abandoned.
Bana yalan söylendiğini ve aldatıldığımı hissettim.I felt lied to and cheated.
O yalnızca absürt.That's just absurd.
O bir yalan değildi.That wasn't a lie.
Sanırım bana yalan söylüyorsun.I think you've been lying to me.
Evde yalnız olmayı asla sevmedim.I never liked being at home alone.
Hepimizin yalnız olduğunu umuyorum.I hope we're all alone.
Tom'u yalnız bırakmak istemiyorum.I don't want to leave Tom alone.
Belki sadece Tom'u yalnız bırakmalıyız.Perhaps we should just leave Tom alone.
Tom yalnız değildi.Tom wasn't alone.
Tom sadece yalnız bırakılmayı istiyordu.Tom just wanted to be left alone.
Yalnız bırakılmayı tercih ederim.I'd rather be left alone.
Bunu yalnız yapamayız.We can't do it alone.
Tom Mary'yi yalnız bulmayı umuyordu.Tom had hoped to find Mary alone.
Tom Mary ile yalnız konuşmak istiyor.Tom wants to speak to Mary alone.
Daha önce bize yalan söyledin.You've lied to us before.
Yalnız başıma yaşamak istiyordum.I wanted to live by myself.
Yalnız başıma yaşamak istiyorum.I want to live by myself.
Tom sık sık yalvarmaz.Tom doesn't often beg.
Sanırım her ikimiz de yalan söylüyorduk.I guess both of us were lying.
O zaman yalnız değildim.I wasn't alone then.
Tom Mary'nin çocuklarıyla yalnız olmasına asla izin vermedi.Tom never allowed Mary to be alone with his children.
Tom bana tekrar asla yalan söylemiyeceğine söz verdi.Tom promised that he'd never lie to me again.
Tom Boston'da yalnız olabilir.Tom might be lonely in Boston.
Sanırım size yalan söylendi.I think you've been lied to.
Sanırım Tom bir yalancı.I think Tom is a liar.
Birlikte yalnız kaldılar.They were left alone together.
Onun hakkında yalan söylemek hiçbirimizin hayrına olmaz.It won't do any good to lie about it.
Tom yalınayaktı.Tom was barefoot.
Tom yalnız olmadığını düşünmemizi istiyor.Tom wants us to think he's not lonely.
Yalnız kalmak istediğimi sana söylemedim mi?Didn't I tell you I wanted to be alone?
Yalnız olmak istediğimi nasıl bildin?How did you know I wanted to be alone?
Bana yalan söylemezdin, değil mi?You wouldn't be lying to me, would you?
Şimdiye kadar sana ne zaman yalan söyledim?When did I ever lie to you?
Tom'un yalnız olduğunu biliyor muydun?Did you know Tom was lonely?
Keşke Tom'un söylediği her şey bir yalan olsa.I wish everything Tom said was a lie.
Bu mutlak bir yalandır.This is an absolute lie.
Bunu yalnız başıma yapamam Tom. Yardımına ihtiyacım var.I can't do it alone, Tom. I need your help.
Ben yalnızca İtalyanca konuşurum.I only speak Italian.
O yalnız iş yapar.She works alone.
Benim yalnızca iki elim var.I have only two hands.
Tom, gelmek için bana yalvardı.Tom begged me to come.
Gelmem için yalvardı.She begged me to come.
Bu yalnızca bir prototip.This is only a prototype.
Bana başka ne hakkında yalan söyledin?What else have you lied to me about?
Başka ne hakkında yalan söylüyorsun?What else are you lying about?
Başka ne hakkında yalan söyledin?What else have you lied about?
Saray prenses için yaldızlı bir kafes oldu.The palace was a gilded cage for the princess.
Yalnız başına alışverişe gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping alone.
Yalnız seyahat etmeyi seviyorum.I love traveling alone.
Alışverişe yalnız gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping by myself.
Yalnızca burada yiyebileceğim bir şey yemek istiyorum.I want to eat something that I can only eat here.
Bana yalan söylemeni istemiyorum.I don't want you to lie to me.
İkimiz nihayet yalnızız.The two of us are finally alone.
Sonunda yalnızız.We're finally alone.
Tom karda yalınayak koştu.Tom ran barefoot in the snow.
Özgeçmiş yalnızca bir tanıtımdır.A resume is just an advertisement.
Cidden, yalan söylemiyorum.Seriously, I’m not lying.
Ben yalnızca Fransızca konuşabilirim.I can only speak French.