Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Biz onun yalan söylediğinden şüpheleniyoruz.We suspect him of telling a lie.
Biz onun yalan söylediğinden şüphelendik.We suspected him of lying.
Beni yalnız bırak, lütfen.Leave me alone, please.
Büyük annem sağlıklı ve yalnız yaşıyor.My grandmother is in sound health and lives alone.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Babam yalnız seyahat etmeme karşı çıktı.My father objected to my traveling alone.
Annem yalnız seyahat etmeme karşı çıktı.My mother objected to my traveling alone.
Ebeveynlerim denizde yalnız yüzmeme izin vermedi.My parents never allowed me to swim alone in the sea.
Ben Atinalı veya Yunan değilim, yalnızca dünya vatandaşıyım.I am not an Athenian nor a Greek, but a citizen of the world.
Karanlıkta yalnız olmaktan korktum.I was scared to be alone in the dark.
Bu evde yalnız yaşıyorum.I live in this house by myself.
Yalnız seyahat etmeyi severim.I like to travel alone.
Bu günlerde çok yalnız hissediyorum.I feel very lonely these days.
Olabildiğince üzgün ve yalnızım.I am as sad and lonely as can be.
Ben yalnızım.I'm lonely.
Naomi'ye inanmıyorum. Sanırım o yalan söylüyor.I don't believe Naomi. I think she's lying.
Yalnız gitmeye korkuyorum.I'm afraid to go alone.
Oraya yalnız gitmeyi tercih etmem.I would rather not go there alone.
Oraya yalnız gitmeyi tercih etmiyorum.I would rather not go there alone.
Kırsalda yalnız yaşamayı tercih ederim.I would rather live alone in the country.
Karanlıktan sonra eve yalnız yürümeyi sevmem.I don't like walking home alone after dark.
Yalnız kalmak istiyorum.I don't like to be alone.
Ben işi yalnız başıma yapmak zorunda kaldım.I was compelled to do the work alone.
Yalnız başıma gitmem gerektiğine inanıyor musun?Do you think I should go alone?
Sence, yalnız mı gitmeliyim?Do you think I should go alone?
Yalnız yaşamaya dayanamıyorum.I can't bear living alone.
Bir yolculuğa yalnız gitmemin kesinlikle imkanı yok.There is absolutely no way that I would go on a trip alone.
Yalnız yaşamaya alışkınım.I am accustomed to living alone.
Ben yalan söylemeyi aştım.I'm above telling lies.
Sınıfta yalnızdım.I was alone in the classroom.
Kendimi yalnız hissettim.I felt lonely.
Bu sabah buraya yalnızca ben geldim.I just got here this morning.
Yurt dışına bazen yalnız seyahat ederdim.I would sometimes travel abroad alone.
Allah için, hiç yalan söylemem.By God, I never tell a lie.
Onun yalan söylediği sonucuna varmada çok aceleci davrandım.I was too hasty in concluding that he was lying.
Ben onun bir yalan söylediğinden şüpheleniyordum, ancak bana sürpriz olmadı.I suspected that he was telling a lie, but that didn't surprise me.
Ben onun bir yalancı olduğundan şüphelendim.I suspected he was a liar.
Onun yalan söylediğinden son derece şüphelendim.I strongly suspected that he had been lying.
Ona yalan söylememem gerektiğini biliyorum.I know that I should not tell him a lie.
Ona eve yalnız gitmemesini söyledim.I told him not to go to the place alone.
Ona yalnız gitmesini önerdim.I suggested that she go alone.
Onun oraya yalnız gitmesine itiraz ediyorum.I object to her going there alone.
Yalnız olmaya dayanamayan bir erkeğim.I am a man who can't stand being alone.
Yalnız olmaya dayanamayan bir insanım.I am a man who can't stand being alone.
Lütfen beni yalnız bırakın, Meşgulüm.Please leave me alone. I am busy.
Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.Time reveals truth as well as falsehood.
Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.Only a few people showed up on time.
Bazen yalnız hissediyorum.I get lonely at times.
Eğitimi yalnız mı yaptınız?Did you study by yourself?
Onu yalnız başıma yapabilirim.I can do it alone.
Aslına bakarsan, yalan söyledim.The truth is I told a lie.
Gerçek bir yalan söylemiş olmamdır.The truth is I told a lie.
Gerçek şu ki onun babası işten dolayı New York'ta yalnız yaşıyor.The fact is that his father lives alone in New York because of work.
Gerçek onun yalan söylemesidir.The fact is that she lied.
Gerçek şu ki o yalan söyledi.The fact is that she lied.
Yalnız olduğun zaman gelmeye ve benimle konuşmaya çekinme.Whenever you get lonely, feel free to come and talk to me.
Teyzem kırsalda yalnız bir evde yaşıyor.My aunt lives in a lonely house in the country.
Küçük çocuklar karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyorlar.Small children are afraid of being left alone in the dark.
Yalnız kalan küçük çocukla dışarı çıkmamalısın.You oughtn't to go out with the little boy remaining alone.
Birkaç dakika onu yalnız bıraksak iyi olur.We had better leave her alone for a few minutes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yal ile cümle - Sayfa 4 - yal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App