Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Utanmadan yalan söylüyorsun.You lie like a rug.
Bu yalnızca senin için yazıldı!This one was written just for you!
Bu düpedüz yalandır!This is an outright lie!
Tom bir apartman dairesinde yalnız yaşıyor.Tom lives alone in an apartment.
Artık yalan söylemem.I don't lie anymore.
Mary bunu yalanladı.Mary denied it.
O sana yalan söyledi.He lied to you.
Mary sana yalan söyledi.Mary lied to you.
Biz sana yalan söyledik.We lied to you.
Bavula sığdırabildiklerimi aldım yalnızca.I could only take what fit into the suitcase.
Asla yalan söylemez.She never lies.
Yalan söylediğini Tom'a söyle.Tell Tom you lied.
Evde yalnız kalabilmesi için bir çocuk kaç yaşında olmalı?How old must a child be to be able to stay at home alone?
Sigara içen bir kişiyi öpmek kül tablası yalamak gibidir.Kissing a person who smokes is like licking an ashtray.
Polise yalan söyledi.She lied to the policeman.
Hırsızlık yapma, yalan söyleme, tembel olma.Do not steal, do not lie, do not be lazy.
O yalnız yaşamak için yeterince yetişkin değil.He's not mature enough to live alone.
Tom'un yalan söylediğini düşünüyor musun?Do you think Tom is lying?
Tom'un yalan söylediğini herkes biliyor.Everyone knows Tom is lying.
Tom'un yalan söylemediğini nasıl biliyorsun?How do you know Tom isn't lying?
Belki Tom yalan söyleyen kişi değildir.Maybe Tom isn't the one who's lying.
Tom neden yalan söyledi?Why did Tom lie?
Sanırım onlar benim bir yalancı olduğumu bilmiyorlar.I think they don't know I'm a liar.
Ne kadar saklamaya çalışırsan çalış, yalanlar her zaman ortaya çıkar.However long you try to hide it, the lies will come out anyway.
Ben yalnızca biyobozunur poşet kullanırım.I only use biodegradable bags.
Periler yalnızca peri masallarında vardırlar.Fairies exist only in fairy tales.
Onları yalnız bırak.Leave them alone.
Yalanlar yalanlara neden olur.Lies beget lies.
Yalanlar daha fazla yalanlara sebep olur.Lies beget more lies.
O tür bitki yalnızca Brezilya'da bulunabilir.Such plant can be found in Brazil only.
O yalnızca Japonya'da değil, tüm dünyada meşhur bir fizikçi.He is a physicist famous not only in Japan but all over the world.
Yalnızca gücümüze güvenmeliydik.We had to count on our strength only.
Hawaii, Pasifik ortasında yalnız bir ada gibi görünüyor.Hawaii seems a lonely island in the middle of the Pacific.
O yalnız seyahat ediyor.She's traveling alone.
Tamam, ben yalan söyledim.Okay, I lied.
Burada yalnız yaşadın.You lived alone there.
Karıma sürekli olarak yalan söyledim.I lied constantly to my wife.
Yalandan yardım isteyen çocuğun hikayesini hiç duydun mu?Have you ever heard the story of the boy who cried wolf?
Biri yalnızca hava ve sevgiyle yaşayamaz.One cannot live solely on air and love.
Tom'un yalnız gitmek istediğini düşünüyor musun?Do you think Tom wants to go by himself?
Oraya yalnız gitmeye kesinlikle hiç niyetim yok.I have absolutely no intention of going there alone.
Seninle yalnız konuşmalıyım.I need to talk to you alone.
Yalan söylediğinizi asla söylemedim.I never said you were lying.
Oraya yalnız gitmeyi planlıyorum.I plan to go there alone.
Onun hepsi sadece bir yalandı.That was all just a lie.
Tom'la son karşılaştığımda bana bir yalancısın dedi.The last time we met, Tom called me a liar.
Harika bir yalancısın.You're an excellent liar.
Bana yalan söylüyorsun, değil mi?You're lying to me, aren't you?
Yalan söyleyen sensin.You're the one who lied.
Tom Mary'yi bir yalancı olmakla suçladı.Tom accused Mary of being a liar.
Tom Mary'yi kendisine yalan söylemekle suçladı.Tom accused Mary of having lied to him.
Tom Mary'yi yalan söylemekle suçladı.Tom accused Mary of lying.
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.Tom became aware that he was no longer alone anymore.
Tom kendisine yeni bir bisiklet alması için babasına yalvardı.Tom begged his father to buy him a new bicycle.
Tom gitmemesi için Mary'ye yalvardı.Tom begged Mary not to leave.
Tom kalmam için yalvardı.Tom begged me to stay.
Tom bana yalan söylememesi gerektiğini bilir.Tom knows better than to lie to me.
Tom Fransızca konuşabildiği hakkında yalan söyledi.Tom lied about being able to speak French.
Tom Boston'da olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about being in Boston.
Tom kilosu hakkında yalan söyledi.Tom lied about his weight.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yal ile cümle - Sayfa 35 - yal kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App