Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom yalnız olduğunda sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself when he's alone.
Tom lokantadaki kabinlerden birinde yalnız oturdu.Tom sat alone at one of the booths in the diner.
Tom bir fincan kahve içerken mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom sat alone at the kitchen table, drinking a cup of coffee.
Tom pelin otu içerken masada yalnız oturuyordu.Tom sat alone at the table, drinking absinthe.
Tom karanlıkta yalnız oturuyordu.Tom sat alone in the dark.
Tom yalan söyleyecekti ama baklayı ağzından kaçırmakla sonuçlandırdı.Tom was going to lie, but he ended up spilling the beans.
Tom kapının yanındaki masalardan birinde yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone at one of the tables near the door.
Tom'un köpeği elini yaladı.Tom's dog licked his hand.
O kasten yalan söyledi.He lied by intent.
O kasten yalan söylüyordu.He was lying by intent.
Tom yalnız başına kaymaya gitti.Tom went skiing alone.
Birlik ve ikilik yalnızca aşkta çatışma içinde değildir.Only in love are unity and duality not in conflict.
"Tatile yalnız başına mı gidiyorsun?" "Hayır, problemlerim benimle birlikte geliyorlar.""Are you going on holiday by yourself?" "No, my problems are coming with me."
Hiç yalnız seyahat ettin mi?Have you ever travelled alone?
Yalan söylüyorsun ve bunda çok iyi değilsin.You're lying and you're not very good at it.
Yalnızlık bilgeliğin okuludur.Solitude is the school of wisdom.
Ona güvenme. Her zaman yalan söylüyor. O her şey hakkında yalan söyler.Don't trust him. He's always lying. He lies about everything.
Onunla yalnız konuşmaya ihtiyacım var.I need to talk to him alone.
Tom'a neden yalan söyledin?Why did you lie to Tom?
Geceleri yalnız yürümemelisin.You shouldn't walk alone at night.
Yalancılardan nefret ederim.I hate liars.
Bana tekrar yalan söyleme.Don't lie to me again.
Neden bu konuda yalan söylesin?Why would he lie about that?
Yalanlarından usandım.I've had enough of your lies!
Tom onun bir yalan olduğunu biliyor.Tom knows it's a lie.
Tom açıkça bariz yalan söylüyor.Tom is obviously lying through his teeth.
Karanlıktan sonra Park Caddesi'nde yalnız yürümenin tehlikeli olduğunu duydum.I've heard that it's dangerous to be walking alone on Park Street after dark.
Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.The fear in your eyes betrays the lie on your tongue.
Herkes yalan söylediğini biliyor.Everybody knows that you're lying.
Orada yalnız bir yaşlı adam yaşıyor.A lonely old man lives there.
Tom büyük bir evde yalnız yaşıyor.Tom lives alone in a big house.
Bana yalan söylemezsen sevinirim.If you don't lie to me, I'll be happy.
Tom böyle bir şey hakkında neden yalan söylesin?Why would Tom lie about something like that?
Tom parmaklarından bal yaladı.Tom licked the honey off his fingers.
Tom ne kadar para harcadığı konusunda yalan söyledi.Tom lied about how much money he spent.
Tom, Mary'ye yalan söylemenin anlamsız olduğunu anladı.Tom realized there was no point in lying to Mary.
Sanırım Tom ona yalan söylediğimi düşünüyor.I think Tom thinks I'm lying to him.
Tom yalnızca doğru şeyi yapmaya çalışıyordu.Tom was just trying to do the right thing.
Uzun süredir yalnızdın, değil mi, Tom?You've been lonely a long time, haven't you, Tom?
Tom kulübe girebilmek için yaşı hakkında yalan söyledi.Tom lied about his age to get into the club.
Tom'un öyle bir şey hakkında yalan söyleyeceğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think Tom would lie about something like that?
Tom'un yalan söylediğine inanmak için hiçbir gerekçem yok.I have no reason to believe Tom is lying.
O geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.He's lied to me in the past and I don't trust him.
Tom geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.Tom has lied to me in the past and I don't trust him.
Fil yalnız ve cesaretsizdi.The elephant was alone and fainthearted.
Söylediğin her söz bir yalan.Every single word you say is a lie.
Karar vermemiz için yalnızca otuz dakikamız var.We have only thirty minutes to make our decision.
Sana yalan söylediğim için gerçekten üzgünüm.I'm really sorry that I lied to you.
Tom üzgün ve yalnız görünüyordu.Tom looked sad and lonely.
Pluto yalnız değil. Onun Charon adında bir arkadaşı var.Pluto is not alone. It has a friend named Charon.
Tom'a yalan söylememizi önermiyorum.I'm not suggesting we lie to Tom.
Sana yalan söylüyor olduğumu mu iddia ediyorsun?Are you suggesting I was lying?
Bir yalancı olduğumu mu öne sürüyorsun?Are you suggesting I'm a liar?
Ne olduğunu yalnızca Tom fark etti.Only Tom has noticed what happened.
Sormayın ve yalan söylemeyeceğim.Don't ask, and I won't lie.
Sen sorma, ben de yalan söylemeyeyim.Don't ask, and I won't lie.
Bugün 1 nisan şaka günü, bu yüzden yalanlardan başka bir şey söylemiyorum.Today is April Fools, so I'm telling nothing but lies.
Bu bir emir değil, yalnızca öneriydi.It was only a suggestion, not an order.
Bu yalnızca gözyaşları içinde sona erebilir.This can only end in tears.
Boston'a ilk geri geldiğimde, ben gerçekten yalnızdım.When I first came back to Boston, I was really lonely.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod