Tom yalan söylüyor olamaz mı?Couldn't Tom have been lying?
Tom yalancı olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying Tom is a liar?
Tom bana sürekli yalan söylüyor.Tom lies to me all the time.
Tom sana yalan söyledi, değil mi?Tom lied to you, didn't he?
Tom asla bana yalan söylemezdi.Tom would never lie to me.
Tom ve Mary yalnız değiller.Tom and Mary aren't alone.
Yalnızca üç günün var.You only have three days.
Tom senin yalnız olduğunu söyledi.Tom said you were lonely.
Tom'un yalnızca bir ayakkabısı var.Tom only has one shoe on.
Tom açıkça yalan söylüyordu.Tom was obviously lying.
Tom yalan söylüyor olabilirdi.Tom could've been lying.
Tom üzgün ve yalnızdı.Tom was sad and lonely.
Tom Mary'nin yalan söylediğini söylüyor.Tom says Mary is lying.
Tom, Mary'ye asla yalan söylemez.Tom never lies to Mary.
Tom parmaklarını yaladı.Tom licked his fingers.
Yalan söyleme hakkında kötü hissediyorum.I feel bad about lying.
Tom senin yalan söylediğini söylüyor.Tom says you're lying.
Tom muhtemelen yalan söylüyor.Tom is probably lying.
Tom biraz yaltaklandı.Tom cringed a little.
Tom dudaklarını yaladı.Tom licked his lips.
Tom, Mary'yi yalnız bıraktı.Tom left Mary alone.
Yalan söylüyor olabilirsin.You could be lying.
Tom yalan söylüyor olabilir.Tom could be lying.
Ben gerçekten yalnızım.I'm really lonely.
Onlar yalan söylüyor muydu?Were they lying?
Ben çok yalnızım.I'm very lonely.
Tom hep yalan söyler.Tom always lies.
Yaratılışçılık yalancı bilimdir.Creationism is pseudoscience.
En büyük sorunumuz bunu bitirmek için yalnızca üç günümüz olması.Our biggest problem is we only have three days to finish this.
Tom bizi birlikte gördüğünü söylüyorsa bir yalancıdır.Tom is a liar if he says he saw us together.
Panda yalnızca Çin'de yaşar.Panda bears live only in China.
Bana yalancı mı diyorsun?Are you calling me a liar?
Sen bana yalancı mı diyorsun?Are you calling me a liar?
Yalnızca senin gibi birini arıyordum.I was simply looking for someone like you.
Yalnızca iki olasılık var.There are only two possibilities.
Kendimi çok yalnız hissettim.I felt very lonely.
Ben sıkılmış ve yalnızdım.I was bored and lonely.
Neden yalnızca yabancıları durdurdunuz?Why did you stop only the foreigners?
Git buradan. Yalnız kalmak istiyorum.Go away. I want to be alone.
Başka bir yere git. Yalnız kalmak istiyorum.Go somewhere else. I want to be alone.
Ben yalnız uyumayı sevmiyorum.I don't like sleeping alone.
Hasta çocuğun annesi hemen gelmesi için doktora yalvardı.The sick child's mother implored the doctor to come immediately.
Bana göz göre göre yalan söylemeyi sürdürürken benden doğru sözlü olmamı bekleme.Don't expect me to be truthful when you keep lying to me so blatantly.
Ona, yalnız gitmesinin daha iyi olacağını söyledim.I told her it'd be better if she went alone.
Yalnız devam edin!Go ahead alone!
Gerçekten de kötü bir yalancısın.You're a really bad liar.
Biz yalanlarından bıktık.We're sick of your lies.
Kötü bir yalancısın.You're such a bad liar.
Tom'a yalan söyleyemem.I can't lie to Tom.
"Tom? Bir şey mi oldu?" "Hayır, yalnızca senin sesini duymak istedim.""Tom? Did something happen?" "No. I just wanted to hear your voice."
O, dürüst, bu yüzden yalan söyleyemez.He's honest, so he doesn't tell lies.
Biz yalnızca arkadaşız.We are just friends.
O, alkolik olduğunu yalanladı.He denied being an alcoholic.
Bu ikinci yalanda, onun burnu birkaç inç daha büyüdü.At this second lie, his nose grew a few more inches.
O eğildi ve "Ben yalan söylemiyorum" dedi.He bent over and said "I'm not lying".
Parayı alma hakkında yalan söyledim.I lied about taking the money.
Parayı alma hakkında yalan söyledin, değil mi?You lied about taking the money, didn't you?
Parayı almak hakkında yalan söyledi.He lied about taking the money.
Parayı aldığı hakkında yalan söyledi.She lied about taking the money.
Mary aldığı para konusunda yalan söyledi.Mary lied about taking the money.