Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kocasının ölümünden beri yalnız yaşıyor.Since her husband's death, she has been living alone.
Beni burada yalnız bırakma.Don't leave me here alone.
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.Tom isn't used to walking barefooted.
Özgürlük yalnızca gücün olduğu yerdedir.Freedom is only where power is.
Yalan söylemek istemiyorum.I don't want to lie.
O senin yalan söylediğini söylüyor.He says you're lying.
O senin yalan söylüyor olduğunu söylüyor.She says you're lying.
O yalnızca filmlerde olur.That only happens in the movies.
Biz yalnızca arkadaş mıyız?We're only friends?
Oğlan yeni bir bisiklet için yalvardı.The boy begged for a new bike.
Yalan söylemenin yanlış olduğunu düşünüyorum.I think it's wrong to lie.
Tom Mary'ye yalan söylemenin yanlış olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was wrong to lie.
Tom o vakitte nerede olduğu hakkında polise yalan söyledi.Tom lied to the police about where he was at that time.
Tom Mary'yi tanımadığını söylediğinde yalan söylüyordu.Tom was lying when he said he didn't know Mary.
Tom Mary ile yalnız olmak istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to be alone with Mary.
Ben yalnızca bütün olasılıkları dikkate almaya çalışıyorum.I'm just trying to consider all possibilities.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Tom bize ne kadar para kazandığına dair yalan söyledi.Tom lied to us about how much money he made.
Tom Mary'ye ona bir şans daha vermesi için yalvardı.Tom begged Mary to give him one more chance.
Tom'un bunu yalnız başına yapmasına izin vermiyorum.I'm not letting Tom do this by himself.
Keşke sadece beni yalnız bırakmasaydın.I wish you would've just left me alone.
Yalnızca üç haftadır burada bulunuyorum.You've only been here for three weeks.
Lütfen beni burada yalnız başıma bırakma.Please don't leave me here by myself.
Kavgayı durdurmaya çalışıyordum yalnızca.I was just trying to stop the fight.
Neden oraya yalnız gitmek isterim?Why would I want to go there alone?
Tom yaptığı şey hakkında Mary'ye yalan söyledi.Tom lied to Mary about what he did.
Tom Mary'ye yalan söyledi ve o bunu biliyor.Tom lied to Mary and she knows it.
Tom iş deneyimi konusunda yalan söyledi.Tom lied about his job experience.
Tom'un evinin yalnızca tek yatak odası var.Tom's house has only one bedroom.
Yalan söylenilen kişi benim.I'm the one who's been lied to.
Ben daha önce size yalan söylediğim için üzgünüm.I'm sorry I lied to you before.
Yalnızca işimi yapmaya çalışıyordum.I was just trying to do my job.
Tom kaç yaşında olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about how old he was.
Tom bana bu işi almam için yalvardı.Tom begged me to take the job.
Tom onu incitmemem için yalvardı.Tom begged me not to hurt him.
Üzgünüm, sana yalan söylemek zorundaydım.I'm sorry I had to lie to you.
Sana yalancı dediğim için üzgünüm.I'm sorry I called you a liar.
Sen her şey hakkında yalan söyledin.You've lied about everything.
Tom her zaman sana yalan söylüyor.Tom lies to you all the time.
Ben yalnızca şaka yapıyor olduğumu Tom'a söyledim.I told Tom I was just joking.
Çok iyi bir yalancı değilsin.You're not a very good liar.
Yalnızca sana yardım etmeye çalışıyorum.I'm only trying to help you.
Tom yalan söylemekten rahatsız olmazdı.Tom wouldn't bother to lie.
Tom onun hakkında sana yalan söyledi.Tom lied to you about that.
Tom hastalık düzeyinde bir yalancıdır.Tom is a pathological liar.
Yalan söylüyor olsan bilirim.I'd know if you were lying.
O bir yalandı, değil mi?That was a lie, wasn't it?
Ben yalnızca bir gün için buradayım.I'm only here for one day.
Yalan söylemeni istemiyorum.I'm not asking you to lie.
Tom Mary'ye yalan söylememesini söyledi.Tom told Mary not to lie.
Neden Tom Mary'ye yalan söyledi?Why did Tom lie to Mary?
Sana yalan söylediğim için üzgünüm.I'm sorry I lied to you.
Tom bana yalan söylemedi.Tom wouldn't lie to me.
Tom yalan söylemezdi.Tom wouldn't have lied.
Tom yalan söylemememi söyledi.Tom told me not to lie.
Tom Mary'ye sık sık yalan söyledi.Tom often lied to Mary.
Tom polislere yalan söyledi.Tom lied to the police.
Tom yaşı hakkında yalan söyledi.Tom lied about his age.
Tom iyi bir yalancı değil.Tom's not a good liar.
Asla sana yalan söylemeyeceğim.I'll never lie to you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod