Sanırım yalan söylüyorsun.I think you're lying.
Sanırım o yalan söylüyor.I think he's lying.
Onun yalan söylediğini düşünüyorum.I think she's lying.
Benim adım Zezo değil. O yalnızca takma bir ad.Zezo is not my name. It's only a nickname.
Tom'un söylediği her şeyin bir yalan olduğunu fark etmiyor musun?Don't you realize everything Tom said was a lie?
Senin için yalan söylememi bekliyor musun?Do you expect me to lie for you?
Tom yalnız mıydı?Was Tom alone?
Tom'a yalan söylemeye devam edemem.I can't keep lying to Tom.
Sana yalan söyleyemedim.I couldn't lie to you.
Tom'a yalan söylemekten hoşlanmıyorum.I don't like lying to Tom.
Bunu yalnız yapmalıyım.I have to do this alone.
Yalnızca üzgün olduğumu söylemeye geldim.I only came to say I'm sorry.
Sanırım Tom yalan söylüyor.I think Tom is lying.
Tom'un Mary'ye yalan söylediğini düşünüyorum.I think Tom lied to Mary.
Tom'un bize yalan söylediğini düşünüyorum.I think Tom lied to us.
Tom'a yalan söylendiğini düşünüyorum.I think Tom was lied to.
Bence Tom'u yalnız bırakmalıyız.I think we should leave Tom alone.
Sana oraya asla yalnız gitmemeni söylediğimi düşündüm.I thought I told you never to go there alone.
Bana yalan söyledin.You lied to me.
O bana yalan söyledi.She lied to me.
Şimdi tamamen yalnızım.I'm all alone now.
Ben yalnızca bir taksi şoförüyüm.I'm just a taxi driver.
Ben bir tür yalnızlığı seven kişiyim.I'm kind of a loner.
Hepimiz yalnızız.We're all alone.
Biz yalnız değiliz.We aren't alone.
Sen tam bir yalancısın.You're quite the liar.
Sen oldukça yalancısın.You're quite a liar.
Yalnız değilsin.You're not alone.
Sen bir yalancısın.You're a liar.
Yalnız gelmemeliydin.You shouldn't have come alone.
Benim bir yalancı olduğumu söyledin.You said I was a liar.
Bütün bunu yalnız yapmak zorunda kalabilirsiniz.You might have to do this all by yourself.
Bana yine yalan söyledin.You lied to me again.
Birinin sana yalan söylemesini durduramazsın.You can't stop someone from lying to you.
Seni gidi yalancı.You are such a liar.
Yalancı olduğumu mu söylüyorsun?Are you saying that I'm a liar?
Beni bir yalancı olmakla mı suçluyorsun?Are you accusing me of being a liar?
Onlar beni bir yalancı olmakla suçladı.They accused me of being a liar.
Onlar yalan söylüyorlar.They're lying.
Bunun nasıl yapılacağını öğrenmek için yalnız bir çare var. Bunu Tom'a sor.There's only one way to find out how to do that. Ask Tom.
Tom'un gerçekten bütün istediği yalnız bırakılmaktı.All Tom really needed was to be left alone.
Sen bana yalnızca bir şey için söz vermek zorundasın.You just have to promise me one thing.
O yalan söylemekten utanıyor.He is ashamed of telling lies.
O benden yalnızca iki yaş büyük.He's only a couple of years older than me.
Tom, oraya yalnız gitmenin çok riskli olacağını söyledi.Tom said it was too risky to go there alone.
O çok yalnız.He's very lonely.
O bir dolandırıcı ve bir yalancı.He's a cheat and a liar.
Onunla yalnız konuşacağım.I will speak to her alone.
Yalnız olmak istiyorum!I want to be alone!
Tom yalnız bırakılmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to be left alone.
Tom yalnız olmak istediğini söyledi ve sonra üst kata odasına gitti.Tom said that he wanted to be alone and then he went upstairs to his bedroom.
Tom Mary ile yalnız biraz zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time alone with Mary.
Sen çok yalancısın.You're such a liar.
Kabul ediyorum ama yalnızca tek şartla.I accept, but only on one condition.
Sadece yalnız bırakılmak istiyorum.I just want to be left alone.
O sadece yalnız bırakılmak istiyor.He just wants to be left alone.
O sadece yalnız kalmak istiyor.She just wants to be left alone.
Tom'la yalnız konuşmak isterim.I'd like to talk to Tom alone.
Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom alone.
Bir an için Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone for a moment.