Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben Tom'la yalnız başına biraz zaman geçirmek isterim.I'd like to have some time alone with Tom.
Tom ile birkaç dakika yalnız geçirmek istiyorum.I'd like to have a few minutes alone with Tom.
Yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone.
Şimdi yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone now.
Sakıncası yoksa yalnız olmak istiyorum.I'd like to be alone if you don't mind.
Her zaman yalnız olacağımı düşündüm.I thought I'd always be alone.
O yalnız seyahat etmekten korkuyordu.She was afraid of travelling alone.
Yalan söylemek zorunda kaldığını itiraf etti.He confessed he had to lie.
Sen pis bir yalancısın.You're a filthy liar!
O pis bir yalancı.He's a filthy liar.
O bir pis yalancı.She's a filthy liar.
O, erkek arkadaşı hakkında ailesine yalan söylemek zorunda.She has to lie to her family about her boyfriend.
Tom'un yalan söylemesini isteyemem.I can't ask Tom to lie.
Tom yalnız bırakılamaz.Tom can't be left alone.
Bunu yalnız yapamazsın. Birinin sana yardım etmesini iste.You can't do it alone. Ask someone to help you.
Tom bunu yalnız yapamaz. Ona yardım eder misiniz?Tom can't do it alone. Could you please help him?
Bu işi yalnız yapamam.I can't do this job alone.
Ben oraya yalnız dönemem.I can't go back there alone.
Ben bu yalanla yaşamaya devam edemem.I can't go on living this lie.
Bizi burada yiyecek ve su olmadan yalnız bırakamazsın.You can't just leave us here with no food and water.
Sen sadece Tom'a yalan söyleyemezsin.You can't just lie to Tom.
Bir bebeği yalnız bırakamazsın.You can't leave a baby alone.
Beni burada Tom ile yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone with Tom.
Beni burada yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone.
Tom'u yalnız bırakamayız.We can't leave Tom alone.
Tom'un yalnız gitmesine izin veremem.I can't let Tom go alone.
Yalnız içmene izin veremem.I can't let you drink by yourself. Let me join you.
Oraya yalnız gitmene izin veremem.I can't let you go in there alone.
Artık böyle yalan söyleyemem.I can't lie like this anymore.
Tom'a tekrar yalan söyleyemem.I can't lie to Tom again.
Tom'a yalan söyleyemeyiz.We can't lie to Tom.
Onu yalnız yapamam.I can't make it alone.
Yalancılara katlanamam.I can't stand liars.
Seni sırlarımı açığa vurmaktan vazgeçiremem. Ancak, yapmaman için yalvarıyorum.I can't stop you from revealing my secrets. However, I beg you not to.
Tom yalnız yaşayamaz.Tom can't survive alone.
Yalnızca iki bardak şarabım vardı.I only had two glasses of wine.
Yalnızca iki bardak şarap içtim.I only had two glasses of wine.
Sana yalnızca bir sorum daha var.I only have one more question for you.
Ben yalnızca Tom'un konuşmanın sonunu duydum.I only heard the end of Tom's speech.
Yalnızca gitarda bir şarkıyı nasıl çalacağımı biliyorum.I only know how to play one song on the guitar.
Yalnızca bu ikisine ihtiyacımız var.I only need two of these.
Yalnızca sana yardım etmek istiyorum.I only want to help you.
Size yalnızca yardım etmek istiyorum.I only want to help you.
Sana yalan söylemek için hiçbir nedenim yok.I have no reason to lie to you.
Onun bir yalan olduğunu biliyorum.I know it's a lie.
Yalan söylüyorsun!You're lying!
Tom'un yalan söylediğini kanıtlayamıyoruz ama söylediğinden oldukça eminiz.We can't prove Tom is lying, but we're pretty sure he is.
Tom yalan söylüyor. Yaptığımı söylediği şeyi yapmadım.Tom is lying. I didn't do what he says I did.
Belli ki biri yalan söylüyor.Obviously, someone is lying.
Hanginizin yalan söylediğini merak ediyorum.I wonder which one of you is lying.
Burada yalnız olduğumu düşündüm.I thought I was alone here.
Yalnız olduğumu düşündüm.I thought I was alone.
Tom'un da yalan söylediğini sanıyordum.I thought Tom was lying, too.
Yalnız olmayı sevdiğini düşünüyordum.I thought you liked being alone.
Yalnız olabileceğini düşündüm, bu yüzden bir şişe şarapla uğradım.I thought you might be lonely, so I came over with a bottle of wine.
Yalnız olduğunu söylediğini sanıyordum.I thought you said you were alone.
Hepinizin gidip beni yalnız bıraktığınızı sandım.I thought you'd all gone and left me.
Ben senin yalnız olacağını düşündüm.I thought you'd be alone.
Mary'ye yalnızca arkadaş olmak istediğimi söyledim.I told Mary I just want to be friends.
Gerçekten Tom'a yalan söylemedin, değil mi?You didn't actually lie to Tom, did you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod