Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O yalan söylüyor, ben her zaman söyleyebilirim.He's lying, I can always tell.
O, daha önce gelenleri gizlemek için için yeni bir yalan söylüyor.He tells a new lie to cover up those that came before.
Ormanda yalnız başına yaşadı.He lived alone in the forest.
Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.The puppy's single good eye begs me for adoption.
Neden yalan söylüyorsun?Why do you lie?
O tam bir yalan.That's a total lie.
Onu kızdırmaktansa yalan söylemeyi tercih ederim.Would you rather lie than make him angry?
O bana yalan söyledi. Artık ona güvenemem.He lied to me. I cannot trust him any longer.
Kesinlikle zemini yalamamalısın.You must absolutely not lick the floor.
Sadece yalnız bırakılmak istediler.They just wanted to be left alone.
Sadece yalnız kalmak istediklerini söylediler.They said they only wanted to be left alone.
Onu kimin görebileceğine yalnız karar verdi.She alone decided who could see him.
Yale Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı.He studied law at Yale University.
O onu başı ellerinin arasında yalnız otururken buldu.She found him sitting alone, his head in his hands.
Bunun bir yalan olduğu çok açık!It's so obvious that it's a lie!
Santa Ana merhamet için yalvardı.Santa Ana begged for mercy.
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.Defense lawyers appealed for mercy.
Shepard yalnızca 15 dakika kadar uzayda kaldı.Shepard remained in space only about 15 minutes.
Asla yalan söylemem.I never lie.
Avukatların hepsi yalancıdır.Lawyers are all liars.
O, artık yalnız değildir.He isn't alone anymore.
Küçük sırlar büyük yalanlar yapar.Small secrets make big lies.
Yalancılar iyi bir hafızaya sahip olmalıdırlar.Liars must have a good memory.
Vicdan olmadan bilim yalnızca ruhun mahvolmasıdır.Science without conscience is only the ruin of the soul.
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.I didn't want to go; I preferred to stay home, enjoying my solitude.
Yalvarırım bana biraz su verin.I beg you to give me a little water.
Kötü bir ortaklıktansa yalnız olmak daha iyidir.Better to be alone than in bad company.
Çizgi film veya bilgisayar olmadan, evde yalnız olmaktan sıkılıyorum.I'm bored, home alone, without cartoons or a computer.
İnsan yalnız ekmekle yaşamaz.Man does not live by bread alone.
Bu, bir yalandan başka bir şey değil.That's nothing but a lie!
Yalnız kalmayı sever misin?Do you like to stay alone?
"Juma pazara Hasani'yle mi gidecek?" "Hayır o yalnız gidecek.""Will Juma go to the market with Hasani?" "No, he will go alone."
O yaşlı kadın yalnız başına yaşıyor.That old woman lives by herself.
İnsan yalnız yaşamak için yaratılmadı.Man was not made to live alone.
Herkes senin yalancı olduğunu biliyor.Everybody knows that you are a liar.
Herkes sizin yalancı olduğunuzu biliyor.Everybody knows that you are a liar.
Başyapıtlar yalnızca başarılı denemelerdir.Masterpieces are only successful attempts.
O ona oraya yalnız gitmesini tavsiye etti.She advised him to go there alone.
Ona kalması için yalvardı.She begged him to stay.
Ona bir yalancı dedi.She called him a liar.
O, ona gitmemesi için yalvardı.She pleaded with him to not leave.
O, biraz daha uzun kalması için ona yalvardı.She pleaded with him to stay a little bit longer.
O, yalnız hissettiğinde onu düşünür.She thinks about him when she's feeling lonely.
O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.She warned him not to go out at night alone.
Her şey yalnızca bir rüyadan ibaret.Everything is but a dream.
Bunun olduğuna inanamıyorum. Birisi bana bunun bir yalan olduğunu söyleyebilir mi?I can't believe that this is happening. Can someone please tell me that it's a lie?
Asla yalnız olmayacaksın.You will never be alone.
Yabancı bir arazi yok; yalnızca yabancı olan seyyah budur.There is no foreign land; it is the traveller only that is foreign.
Yalnız olmak istediğinde gitmek için en sevdiğin yer neresi?Where's your favorite place to go when you want to be alone?
O, yalan söylüyor.He's lying.
Tatoeba'daki her cümle yalandır, özellikle de bu.Every sentence present in Tatoeba is a lie, especially this one.
Görünüşe göre, Tom'un aklında çok şey vardı, bu yüzden onu yalnız bıraktım.Apparently, Tom had a lot on his mind, so I just left him alone.
Marcel çok sıkı çalışsa da yılda yalnızca 30.000 Kanada doları kazanıyor.Even though Marcel works hard, he only earns 30 000 Canadian dollars per year.
Yalnızca dört kartla bir hile yapacağım.I'm going to do a trick with only four cards.
Kalan yalnızca iki gün var.There's only two days left.
Yaşlı bir adam karanlık bir yolda yalnız oturuyordu.An elderly man was sitting alone on a dark path.
O, nefes alışı kadar çok kolay yalan söyler.He is lying through his teeth.
Çok yalan söylememesi gerektiğini kendine söylemeye devam etti.He kept saying to himself that he must not tell so many lies.
O benim yüzüme yalan söyledi.He lied to my face.
Birisi yalan söylüyor.Someone is lying.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod