Ne zaman yalan söyleyebiliriz?When is it OK to tell lies?
Yola çıktığımız zaman yanımızda yalnızca 200 dolarımız vardı.When we started out, we had only 200 dollars between us.
Çocuklar ebeveynlerine niçin yalan söylerler?Why do children lie to their parents?
Niçin insanlar yalan söylerler.Why do people tell lies?
Niçin beni yalnız bırakmıyorsun?Why don't you leave me alone?
O, yalnız başına yürüyüşe çıkmayı sever.She likes to go for solitary walks.
Senin bunu bilmemen, bunun bir yalan olmadığı anlamına gelmez.Just because you didn't know about it doesn't mean it is a lie.
Eve yalnızca kahve içer.Eve drinks only coffee.
Yalnızca kütüphanede çalışırım.I only study in the library.
Lütfen sadece beni yalnız bırakın.Please just leave me alone.
O bir yalancı.He's just a liar.
Kendine yalan söylemekten vazgeçmelisin.You need to stop lying to yourself.
Sadece ölüm kaldığında, son çare yiyecek için yalvarmaktır.When only death remains, the last resort is to beg for food.
Herkes yalan söyler.Everybody lies.
Ben yalnızca taze sebzeleri yerim.I eat only fresh vegetables.
Yalnız olmak istememenin sebebi bu.That's because you don't want to be alone.
Tom çoğu zaman yalnızdı.Tom was alone most of the time.
Tom yaşı hakkında sık sık yalan söyler.Tom often lies about his age.
Tom söylentileri ne doğruladı ne de yalanladı.Tom neither confirmed nor denied the rumors.
Tom o konuda muhtemelen yalan söylüyor olabilir.Tom may possibly be lying about that.
Tom yalnız görünüyordu.Tom looked lonely.
Tom yalnız olmaktan hoşlanıyor.Tom likes being alone.
Tom şimdi yalnız değil.Tom isn't lonely now.
Tom yalınayak yürümeye alışkın değildir.Tom isn't accustomed to walking barefooted.
Tom yalnız yaşamaya alışkındır.Tom is used to living alone.
Tom yalnız seyahat etmek için çok genç.Tom is too young to travel alone.
Tom konuşacak kimsesi olmayan tamamen yalnız biri.Tom is all alone with no one to talk to.
Tom gece yalnız çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out alone at night.
Karısı öldüğünden beri Tom yalnız yaşadı.Tom has lived alone ever since his wife died.
Tom oraya yalnız gitmek zorunda kaldı.Tom had to go there alone.
Tom yalnız hissetti.Tom felt lonely.
Tom yalnız olmayı sevmez.Tom doesn't like to be alone.
Tom yalnız gitmek niyetinde değil.Tom doesn't intend to go by himself.
Tom, yalan söyleyen insanları küçümsüyor.Tom despises people who lie.
Tom bir şey çaldığını yalanladı.Tom denied that he had stolen anything.
Tom rüşveti kabul ettiğini yalanladı.Tom denied that he had accepted the bribe.
Tom böyle bir şey söylediğini yalanladı.Tom denied having said such a thing.
Tom yiyecek bir şeyler için yalvardı.Tom begged for something to eat.
Tom onu yalnız başına yapsın.Let Tom do that by himself.
Tom'u yalnız bırak.Leave Tom alone.
Tom'un ne kadar yalnız olduğumu fark edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how lonely I am.
Tom'un olanlar hakkında yüzüme karşı yalan söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom lied to my face about what happened.
Tom Mary'siz yalnızdı.Tom was lonely without Mary.
Tom Mary hakkında yalanları yaymakla suçluydu.Tom was guilty of spreading lies about Mary.
Tom Mary'ye yalnız yüzmemesini söyledi.Tom told Mary not to swim alone.
Tom Mary'ye oraya yalnız gitmemesini söyledi.Tom told Mary not to go there alone.
Tom, Mary'nin yalnız gitmesinin tehlikeli olabileceğini düşündü.Tom thought it would be dangerous for Mary to go alone.
Tom Mary'ye yalan söyledi.Tom lied to Mary.
Tom, Mary'nin sınıfında en güzel kız olduğunu düşünmede yalnız değil.Tom isn't alone in thinking that Mary is the most beautiful girl in his class.
Tom Mary'nin yalan söylediğini asla duymadı.Tom has never heard Mary tell a lie.
Tom Mary öldüğünden beri yalnız yaşıyor.Tom has been living by himself since Mary died.
Tom Mary'nin orada yalnız yaşamasından hoşlanmıyor.Tom doesn't like Mary's living there alone.
Tom Mary'ye inanmıyor. Onun yalan söylediğini düşünüyor.Tom doesn't believe Mary. He thinks she's lying.
Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.Tom couldn't get Mary to leave him alone.
Tom Mary'ye yalancı diye bağırdı.Tom called Mary a liar.
Tom Mary'nin kalması için yalvardı.Tom begged Mary to stay.
Tom Mary'den onu yalnız bırakmamasını rica etti.Tom asked Mary not to leave him alone.
Tom ve Mary birbirlerine asla yalan söylemediler.Tom and Mary claim that they never lie to each other.
Tom Mary'yi açık açık yalan söylemekle suçladı.Tom accused Mary of lying through her teeth.
Mary yalnız bir anne.Mary is a single mom.