yalın ile cümle
yalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Wyciągnął ręce swoje na tych, którzy z nim mieli pokój, wzruszył przymierze swoje.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.חלקו מחמאת פיו וקרב לבו רכו דבריו משמן והמה פתחות׃
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.أنعم من الزبدة فمه وقلبه قتال. ألين من الزيت كلماته وهي سيوف مسلولة
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口 如 奶 油 光 滑 、 他 的 心 卻 懷 著 爭 戰 。 他 的 話 比 油 柔 和 、 其 實 是 拔 出 來 的 刀
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口如 奶油 光滑 、 他 的 心卻懷 著 爭戰 。 他 的 話比油 柔和 、 其實 是 拔出來 的 刀
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Allo stesso modo, dietro ad ogni singolo pensiero vi è la nuda coscienza, la pura consapevolezza.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Begitu pula dibalik setiap pemikiran ada sebuah kesadaran yang alami.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Da mesma forma, por detrás de cada pensamento há uma consciência nua e crua, um conhecimento puro.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.De asemenea, în spatele fiecărui gând este conștiința pură.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.De la même manière, derrière chaque pensée il y la conscience nue, la pure conscience.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.De la misma forma, detrás de cada pensamiento existe la conciencia desnuda, pura.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Genauso gibt es hinter jedem einzelnen Gedanken das blosse Bewusstsein, das blosse Erkennen.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Joka ainoan ajatuksen takana on pelkkä puhdas tietoisuus.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.마찬가지로, 모든 생각에는 그저 의식, 순수한 의식이 있을 따름입니다.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Likväl, bakom varje tanke finns det en naken medveten, ren medvetenhet.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Op dezelfde manier is er achter iedere gedachte het naakte, pure bewustzijn.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Podobně je i za každou jednotlivou myšlenkou holé vědomí, čirá bdělost. To je podstata.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Podobnie z myślami: za każdą kryje się czysta, naga świadomość.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Taktiež, za každou jednou myšlienkou sa nachádza prosté vedomie, rýdze uvedomenie si.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Tương tự như vậy, đằng sau mỗi suy nghĩ có một ý thức, một sự nhận biết thuần khiết
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Ugyanígy, minden egyes gondolat mögött ott rejlik maga a tudat, a tiszta tudatosság.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Παρομοίως, πίσω από κάθε σκέψη υπάρχει η γυμνή καθαρή συνείδηση.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Аналогично этому, за каждой мыслью скрыто чистое, обнажённое самосознание, осознание себя.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Подібно до цього, за кожною думкою існує гола свідомість, чисте розуміння. Дуже часто ми шукаємо ззовні.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.Подобно на това, зад всяка една мисъл има чиста съзнателност, чисто усещане.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.באותו אופן, מאחורי כל מחשבה בודדת ישנה ההכרה החשופה, מודעות טהורה.
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.بالمثل , خلف كل فكرة هناك ضمير مجرد , معرفة نقيه .
Aynı şekilde, her düşüncenin arkasında yalın bilinçlilik, saf farkındalık vardır.そういう性質なのです 意識は憎悪や嫉妬によって損なわれるようなことはありません
Ayrıca en yalın ve sade ürün, MVP veya her neyi geliştireceklerse... ...onu belirtmeyi unuttular.여기에서 빠져 있는 또 한 가지는 이들이 만들 MVP, 즉 최소요건 제품이 무엇이냐는 겁니다
Ayrıca en yalın ve sade ürün, MVP veya her neyi geliştireceklerse... ...onu belirtmeyi unuttular.MVPです この場合はサイトを立ち上げ まずニューヨークで人気のチームのユニホームを
Ayrıca en yalın ve sade ürün, MVP veya her neyi geliştireceklerse... ...onu belirtmeyi unuttular.І що ще вони пропустили - це те, яким є продукт з мінімальною життєздатністю, який вони збираються створити.
Ayrıca en yalın ve sade ürün, MVP veya her neyi geliştireceklerse... ...onu belirtmeyi unuttular.وما غفلوا عنه أيضًا كان المنتج ذو الصيغة المبسطة لما كانوا سينشأونه. وفي حالتهم كان المنتج المبسط
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.150人のお婆さんが訓練を受けました
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Alors il a construit pour moi le premier centre de formation pour va-nu-pieds en Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.A on postavil první Bosé školicí centrum v Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Aşa că mi-a construit primul centru de formare Barefoot în Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Así construyó el primer centro "descalzo" de formación de Sierra Leona.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu. Burada 150 büyükanne eğitim aldı.On zbudował pierwszy ośrodek Barefoot w Sierra Leone, w którym wyszkolono 150 babć.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Do đó, ông ấy đã xây dựng trung tâm đào tạo Barefoot đầu tiên ở Sierre Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Dopo di che ha costruito il primo centro di istruzione Barefoot in Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.E ele construiu o primeiro centro de treino Pés-Descalços na Serra Leoa.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Felépítette hát az első Sierra Leone-beli Mezítlábas tréning-központot.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Hij bouwde voor mij het eerste Barefoot trainingcentrum in Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Joten hän rakennutti Barefoot-opetuskeskuksen Sierra Leoneen.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Kemudian beliau membangun pusat pelatihan Barefoot yang pertama di Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.그래서 그가 제게 처음으로 시에라 리온의 맨발의 교육 센터를 지어주었습니다.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Så han byggede mig det første Barfodstræningscenter i Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Und so baute er für mich das erste Barefoot Trainingszentrum in Sierra Leone.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Έτσι μου έχτισε το πρώτο Ξυπόλητο κέντρο εκπαίδευσης στη Σιέρα Λεόνε.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.И така той ми построи първия тренировъчен център на Босоногите в Сиера Леоне.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Тогда он построил мне первый Босоногий учебный центр в Сьерра-Леоне.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.Тож він збудував для мене перший Босоногий центр підготовки в Cьєрра-Леоне.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.אז הוא בנה לי את מרכז האימונים היחף הראשון בסיירה לאון.
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.فبنى لي أول مركز بيرفوت للتدريب في سيراليون
Başkan Sierra Leon'daki ilk Yalınayak eğitim merkezini kurdu.總統為我哋喺塞拉利昂 興建咗第一間赤腳培訓中心
Bir dosya veya standart veriyi Base32 formatında şifrele veya yalın veri çıktısı olarak deşifre et.파일 또는 표준 입력을 Base32와 표준 출력으로 인코딩하거나 디코딩함.
Bir dosya veya standart veriyi Base32 formatında şifrele veya yalın veri çıktısı olarak deşifre et.Codifica o decodifica file o standard input in Base32 su standard output.
Bir dosya veya standart veriyi Base32 formatında şifrele veya yalın veri çıktısı olarak deşifre et.Enkoduj lub dekoduj plik lub standardowe wejście do/z Base32, na standardowe wyjście.
Bir dosya veya standart veriyi Base32 formatında şifrele veya yalın veri çıktısı olarak deşifre et.将文件或标准输入编码到 Base32 或从 Base32 解码为标准输出。
Bir dosya veya standart veriyi Base64 formatında şifrele veya yalın veri çıktısı olarak deşifre et.파일 또는 표준 입력을 Base64와 표준 출력으로 인코딩하거나 디코딩함.