yalı ile cümle
yalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çatısı çelik ve camla yalıtılmış,Uszczelniony dachem ze stali i szkła i stalową podstawą.
Çatısı çelik ve camla yalıtılmış,Von oben war sie durch Stahl und Glas versiegelt.
Çatısı çelik ve camla yalıtılmış,Отгоре беше запечатана със стомана и стъкло.
Çatısı çelik ve camla yalıtılmış,מלמעלה היא היתה מבודדת בעזרת מתכת וזכוכית
Çatısı çelik ve camla yalıtılmış,السقف كان من الفولاذ والزجاج.
Çatısı çelik ve camla yalıtılmış,下は鉄の底で遮断されていました
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Ajustámo-las no local para estabelecer relações contextuais literais.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.실제 부지에 넣고 이들을 밀고 당겨서 실제 주변 환경에 맞아 들어가도록 했습니다.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Le-am împins în jurul site-ului pentru a crea relaţii contextuale.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Li abbiamo spinti nel sito per creare relazioni contestuali davvero letterali.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Los impusimos en el sitio para establecer relaciones contextuales muy literales.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Nous les avons déplacés par-ci par-là sur le site afin de créer des rapports conceptuels très littéraux.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Rozstawiliśmy je wokół strony, by sprawić wrażenie bardzo zależnych od kontekstów powiązań.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.We duwden ze rond op de site om heel letterlijke en contextuele relaties te leggen.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Ми пересунули коробки так, щоб налагодити між ними тісний взаємозв'язок.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Мы так и эдак размещали коробки на площадке, чтобы создать очень тесные контекстуальные связи.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.Тласкахме ги наоколо по мястото, за да правим много буквални контекстуални връзки.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.דחפנו אותן מהצד כדי ליצור יחסים קונסטקטואליים מאוד.
Çok yalın bağlamsal ilişkiler kurmak için arazideki yerlerini değiştirdik.دفعنا بهم حول الموقع لصنع العلاقات السياقية الحرفية للغاية
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Bo przed mieczami uciekać będą, przed mieczem dobytym, przed łukiem napiętym, przed ciężkością bitwy.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Car ils fuient devant les épées, Devant l`épée nue, devant l`arc tendu, Devant un combat acharné.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Denn sie fliehen vor dem Schwert, ja, vor dem bloßen Schwert, vor dem gespannten Bogen, vor dem großen Streit.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.for de flykter for sverdet, for det dragne sverd og den spente bue og for krigens trykk.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Kajti beže zaradi mečev, pred potegnjenim mečem in pred napetim lokom in pred nadlogami vojne.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.그들이 칼날을 피하며 뺀 칼과 당긴 활과 전쟁의 어려움에서 도망하였음이니라
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Lebo budú utekať pred mečami, pred vytaseným mečom, pred natiahnutým lučišťom, pred tiažou boja.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Nebo před mečem utíkati budou, před mečem vytaženým, před lučištěm nataženým, před těžkostí boje.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Sillä he ovat miekkoja paossa, paljastettua miekkaa, jännitettyä jousta ja sodan tuimuutta paossa.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Ty de fly undan svärd, undan draget svärd, och undan spänd båge och undan krigets tunga.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Vì họ trốn gươm , trốn sự chiến_tranh kinh khiếp .
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Vì họ trốn gươm, trốn sự chiến tranh kinh khiếp.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Zij zijn gevlucht voor getrokken zwaarden, scherpe pijlen en de verschrikkingen van de oorlog!
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.Защото побягнаха от сабите, От оголената сабя, от запънатия лък, И от лютостта на войната.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.ибо они от мечей бегут, от меча обнаженного и от лука натянутого, и от лютости войны.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.כי מפני חרבות נדדו מפני חרב נטושה ומפני קשת דרוכה ומפני כבד מלחמה׃
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.فانهم من امام السيوف قد هربوا. من امام السيف المسلول ومن امام القوس المشدودة ومن امام شدة الحرب.
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.因 為 他 們 逃 避 刀 劍 、 和 出 了 鞘 的 刀 、 並 上 了 弦 的 弓 、 與 刀 兵 的 重 災
Çünkü onlar kılıçtan, yalın kılıçtan, Gerilmiş yaydan, çetin çarpışmalardan kaçtılar.因為 他 們 逃避 刀劍 、 和 出了鞘 的 刀 、 並 上 了 弦的弓 、 與刀兵 的 重災
Çünkü zaten binaların su yalıtımı oldukça zordur, ancak eğer binaya 66,000 adet delik açacağınızı söylerseniz왜냐하면, 어떤 건물이든 방수작업을 꽤나 힘이드는데요, 건물에 6만6천개의 구멍을 뚤어야 한다고 말한다면
Çünkü zaten binaların su yalıtımı oldukça zordur, ancak eğer binaya 66,000 adet delik açacağınızı söylerseniz6万6千ヶ所に穴をあけるわけですから かなりの時間を要しました
Çünkü zaten binaların su yalıtımı oldukça zordur, ancak eğer binaya 66,000 adet delik açacağınızı söylersenizPorque es muy difícil impermeabilizar edificios de todos modos pero si le haces 66 mil hoyos
Çünkü zaten binaların su yalıtımı oldukça zordur, ancak eğer binaya 66,000 adet delik açacağınızı söylersenizמפני שגם ככה זה די קשה למגן בניינים מפני מים, אך אם אתה אומר שאתה הולך לקדוח 66,000 חורים בבניין--
Çünkü zaten binaların su yalıtımı oldukça zordur, ancak eğer binaya 66,000 adet delik açacağınızı söylersenizلأنه من الصعب جدا على أي حال حماية المباني من الماء، لكن اذا قلتم انكم ستحفرون 66000 ثقب في ذلك --
Daha önemlisi, tüm bu bilgilerden ortaya çıkan en yalın ve sade ürününüz nedir?A co najważniejsze, jaki jest najprostszy produkt gotowy do użycia, który powstał dzięki pozyskanej wiedzy?
Daha önemlisi, tüm bu bilgilerden ortaya çıkan en yalın ve sade ürününüz nedir?이 모든 사항을 통해 어떤 최소요건 제품을 도출할 것인가요
Daha önemlisi, tüm bu bilgilerden ortaya çıkan en yalın ve sade ürününüz nedir?І що більш важливо, який мінімально життєздатний продукт є результатом усіх цих знань?
Daha önemlisi, tüm bu bilgilerden ortaya çıkan en yalın ve sade ürününüz nedir?والأهم، ما هو المنتج ذو الصيغة الأبسط الناتج من كل هذه المعرفة؟
Daha önemlisi, tüm bu bilgilerden ortaya çıkan en yalın ve sade ürününüz nedir?ビジネスモデル・キャバスにはもう慣れたと思います
Darwinciliğin mükemmelliği din için sarsıcıdır; çünkü son derece kusursuz, yalın, etkili ve ekonomiktir.다윈주의의 우아함이 종교를 약화시킬 수밖에 없는 건 바로 진화론이 너무나 우아하고 극도로 간결하며 강력하고 경제적으로도 효과적인 질서이기 때문입니다.
Darwinciliğin mükemmelliği din için sarsıcıdır; çünkü son derece kusursuz, yalın, etkili ve ekonomiktir.جمال نظرية دارون يتمثل في تحديه للدين.. وذلك لإنها تماما بديعة ، دقيقة، قوية.. وتتسم بمنتهى الوفرة.
Darwinciliğin mükemmelliği din için sarsıcıdır; çünkü son derece kusursuz, yalın, etkili ve ekonomiktir.無駄がなく 生物過程の経済の法則に照らして 強力であるがゆえに 宗教を蝕むものだという点なのです
Değer önerisinde amaç, en yalın ve sade ürünün tanımlanmasıdır.가치제안에서는 최소요건 제품을 알아내는 게 목표이며
Değer önerisinde amaç, en yalın ve sade ürünün tanımlanmasıdır.W propozycjach wartości celem jest odkrycie najprostszego produktu gotowego do użycia.
Değer önerisinde amaç, en yalın ve sade ürünün tanımlanmasıdır.Y en la propuesta de valor, la meta es encontrar el producto mínimo viable.
Değer önerisinde amaç, en yalın ve sade ürünün tanımlanmasıdır.І в ціннісній пропозиції, мета якої є з'ясувати мінімальний життєдіяний продукт.
Değer önerisinde amaç, en yalın ve sade ürünün tanımlanmasıdır.وفي مقترح القيمة، الهدف هو معرفة المنتج ذو الصيغة الأبسط.
Değer önerisinde amaç, en yalın ve sade ürünün tanımlanmasıdır.顧客セグメントの目的は顧客のアーキタイプやペルソナを
Değer önerisini tanımlamanın gerçek amacı... ...en yalın ve sade ürün dediğimiz şeyi anlamaktır.따라서 가치제안의 진정한 목표는 이른바 '최소요건 제품'이 무엇인지 파악하는 겁니다
Değer önerisini tanımlamanın gerçek amacı... ...en yalın ve sade ürün dediğimiz şeyi anlamaktır.فالهدف الحقيقي من معرفة مقترح القيمة هو معرفة ما يسمى المنتج ذو الصيغة الأبسط.
Değer önerisini tanımlamanın gerçek amacı... ...en yalın ve sade ürün dediğimiz şeyi anlamaktır.最低限の機能を備えた商品つまりMVPを理解すること "自分の商品やサービスについては理解できた"